Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Katarın dilenme diplomasisi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Yaklaşık 9 aydır Katar’ın Dışişleri Bakanı, tüm işini gücünü bırakıp bir şeye odaklandı; ambargoyu uygulayan 4 ülkeye karşı ülkesine çözüm bulmak için dünya ülkelerini tavaf etmek!

En sonunda Savunma Bakanını da yanına alarak Washington’a gitti ve ikisi de “dilenme diplomasisi”ni yenileyerek çözüm dilendiler.

İkisi de o kadar ileriye gittiler ki, Katar Savunma Bakanı, ABD Başkanı Trump’ın tüm sorunu bir telefon konuşmasıyla çözebileceğini iddia etti!

Katar’ın diplomasisi her Batılı başkentte değişmiyor, ambargoyu uygulayan ülkelere baskı uygulama karşılığında Katar’ın kapasitesini aşacak miktarlarda silah alım anlaşmalarına imza atmak.

Bu durum karşısında Albert Einstein’ın bir vecizesi aklıma geliyor: “Bir şeyi defalarca tekrarlamak ve her seferinde başka bir sonuç beklemek aptallıktır.”

İki Katarlı bakanın ziyaretlerinin sonucu her defasında aynı sonuçla bitti; bir çok sempatik cümle ve biraz da ‘kaygı duyma’, ama daha önemlisi her defasında aynı mesajı almak: Üzgünüz, ‘krizinize’ müdahale edemeyiz, kendi aranızda halledin ve bazen de diplomasinin damıtılmış diliyle Katarlılara Kuveyt’in arabuluculuğunu hatırlatmak…

4 ülkenin Katar’a karşı icraatlarını ilan ettikleri tarih olan 5 Haziran’dan beri Katar diplomasisi kendisine uygulanan ambargoyu kaldırma işlevinden başka bir işle uğraşmaz ve bu uğurda bir milim dahi ilerleme sağlayamazken, 4 ülke duruşlarında kesinlikle değişiklik göstermedi.

Batı başkentleri de krizin uluslararası boyuta ulaşma isteklerine kulak asmadı, krizin biteceğine dair her hangi bir emare belirmedi. Katar’ın yanında duran sadece iki ülke var, o da Türkiye ve İran, ikisi de dünya başkentleri tarafından nefretle bakılan ülkelerden.

En sonunda Katar, ABD Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre Ağustos ayı itibariyle ayda 50 bin dolar karşılığında, Texas Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz’un eski bir yardımcısı olan Nick Muzin de dahil olmak üzere Washington’daki 21 lobici gruba büyük meblağlar ödeyerek Washington’da bazı pazarlık yapanları kiraladı.

Bazıları Katar’la olan krizin zamanla geçeceğini düşünürken hoş olmayan bir sürprizle uyandı ve krizin aylar değil, yıllar alacağını anladı.

9 ay geçtiği gibi, 1 yıl da geçecek, 2 yıl da hatta 5 yıl!

Batı’dan gelen herhangi bir sempati ve birliktelik duruşunun ufukta belirmemesi Katar’ın problemini teşkil ediyor. Buna rağmen, Katar, silah anlaşmaları yapmaktan ve Batı’ya, duruşlarını değiştirmek ümidiyle, milyarları ödemekten geri durmuyor.

Kimse Katar’ın ne zaman silah alımını durduracağını kestiremiyor, Katar için ise önemli olan bu silahların depolarda yığılmasıdır, pratikte kullanması mümkün olmasa bile.

Tahminimce, Katar kendisinden isteneni iki ana nedenden dolayı yapamıyor; Birincisi, aşırılık yanlısı gruplarla olan şüpheli ilişkileri ve bu ilişkileri sona erdirmenin kolay olmaması.

İkinci neden ise, teslim olduğu anda bölgedeki diğer en küçük emirlik gibi küçük bir ülkeye dönüşmenin ve yıllarca inşa ettiği kartondan yapılmış büyük ülke imajının yıkılmasının getirdiği korkudur.

Katar, teslim olduğu anda coğrafik ve politik imkanlarının ölçüsüyle normal hacmine geri dönecek, zira; Para, ülkeleri büyük yapmaz. Katar rejiminin kabul edebileceği en son şey de budur. Bölgedeki büyük güçlere karşı komplo kurmak için tüm yasadışı yöntemleri deneyen Doha rejimi bu gerçeği kabul etmek istemiyor ve bu nedenle yıkıcı projesinden dönmesi mümkün gözükmüyor.

Katar rejimi, krizin uluslararası arenaya taşıma ve silahlı müdahale iddialarını ortaya atma diplomasilerinin sahteliği ortaya çıktıktan sonra, yeni bir diplomasi yarattı; ya tutarsa mantığını güderek dilenme diplomasisini uygulamaya soktu.

Katarlı yetkililerin anlamadığı gerçek şu ki, bu yöntemler krizi daha da derinleştiriyor ve yanlıştan dönme faturasını daha da kabartıyor.

Pervasız rejimler hile ve kaçınma stratejisinin krizlerin tek çıkış yolu olabileceğini düşünür ama her defasında, bunun işe yaramadığı görülür, belli ki Katarlı yöneticiler bunu görememiş!