Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Kerrubi’nin ailesi Ruhani’yi seçim vaatlerini yerine getirmemekle suçluyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Cumhurbaşkanlığını ikinci kez kazanmasının üzerinden bir yıl geçen Ruhani’nin elinde kazançlı bir koz olan Reformistlerin lideri Mehdi Kerrubi, Mir Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd’in ev hapislerinin kaldırılması meselesi, Reformistlerin kendisine baskı yaptıkları bir noktaya dönüştü. Dün Fatıma Kerrubi’nin eşi Mehdi Kerrubi son günlerde Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilerini yenileyerek seçim vaatlerini yerine getirmemekle itham etti ve şeffaflığın bulunmayışını eleştirdi. Buna karşılık Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi sözcüsü Hüseyin Nakvi Hüseyni, tutuklu bulunan Reformist liderler için bir mahkeme kurulması çağrısında bulundu. BunlarıN içinde Devrim Muhafızlarının tutukladığı eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin danışmanı Muhammed Celaye Bur’da var.

Eski milletvekillerinden Fatıma Kerrubi, Ruhani’nin 2013 seçimlerinde yaptığı yemine uygun hareket etmediğini söyledi ayrıca ikinci dönem cumhurbaşkanlığının bitmesine üç yıl kalmasına rağmen kültür, ekonomi ve siyaset alanında verdiği sözleri yerine getirmekte geciktiği için eleştirdi.

Fatıma Kerrubi şöyle dedi: “ İran yetkilileri sürelerinin üç yıl kaldığını biliyor olmalarına rağmen siyasi, iktisadi ve kültürel alanda verilen pek çok söz yerine getirilmedi ve kanun kaçakçılarıyla herhangi bir yüzleşme yok. Sözlerin yerine getirilmemesi insanların hayal kırıklığının sebebidir.”

Kerrubi, Ruhani’nin ofisinin son altı aydır parlamento başkanı ve yargı başkanına yönelik ev hapsinin kaldırılması için komisyon üyelerine kapılarını açmadığını söyledi.

Bir yıl önce, bu günlerde Ruhani, cumhurbaşkanlığı kampanyasında reformcuların desteğini kazanmış ve 2013 cumhurbaşkanlığı kampanyasında Kerrubi, Musavi ve Hatemi hakkındaki ev hapsi ve kısıtlamaları kaldırmaya yönelik kampanyalarını yenilemişti. Sekiz yıl önce İran güvenlik güçleri Musevi ve Kerrubi’yi ev hapsine almışlardı. Bu tutuklama birçok ülkede gerçekleşen Arap Baharı ayaklanmalarını destekleme çağrılarının ardından gelmişti. Geçtiğimiz yıllarda ev hapsi meselesinin arkasında kim ya da hangi kurumun olduğu yoğun şekilde tartışılmıştı. Musavi ve Kerrubi yargılanmadı ancak haber kaynakları ev hapsi kararının arkasında İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nin olduğuna işaret ediyorlar.

Ruhani hükümeti ise Ulusal Güvenlik Konseyi’nin böyle bir karar aldığını reddediyor. Ruhani İran anayasasına göre konseye başkanlık ediyor ve dini liderin önerisinden sonra Konseyin Genel Sekreterliği’ne atandı.

Bu konu hakkında Kerrubi’nin eşi Fatma, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin kararlarının yasa dışı olduğunu söyledi ve Ruhani’nin konseyin kararıyla ilgili şartları ortaya koymadığı için halkın ve tutuklu yakınlarının taleplerini yerine getirmediğini vurguladı.

Bu konuşma geçen hafta haberlerde yer alan Hatemi ile Ruhani arasındaki ilişkilerin karanlık bir devreye girdiği açıklamalarından sonra geldi. Bu bilgilere göre Hatemi, Ruhani ile ilişkilerini kesti. Oysa aylar önce ikisi arasında ihtilaf olduğu reddedilmiş ve Ruhani’ye güvenin devam ettiği açıklanmıştı.

“Saham news” ve “Kelime” Haber Ajanslarının verdiği bilgiye göre Fatma Kerrubi’nin Ruhani’ye yönelttiği bu ithamları eski parlamento üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda dile getirdi ve ev hapsinin anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek bu konudaki ısrarın yasağı delmekte ısrar anlamına geldiğini belirtti.

Kerrubi milletvekillerini, devam eden bu ev hapsi nedeniyle İranlılar ile rejim arasında giderek artan sürtüşme konusunda uyardı.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Mutahhari Şubat ayında yaptığı açıklamada, Mart ayı bitmeden ev hapsinin kaldırılacağını duyurmuştu. Eş zamanlı olarak ziyaret kısıtlamaları da hafifletilmişti. O zaman Yargı Erki sözcüsü Muhsin Acai, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin kararında bir değişiklik olduğunu reddetti. Yargı ev hapsi kararı kaldırıldığında Musevi ve Kerrubi’nin yargılanacağını duyurmuştu.

Ocak ayının sonunda Mehdi Kerrubi Hameney’e eleştirilerini yazdığı açık bir mektupla dile getirmiş, başkalarını eleştirmek ve muhalif bir pozisyon almak yerine 30 yıldır alınan kararların sorumluluğunu yerine getirmesini talep etmişti. Yine İran’daki protestoları yolsuzluk, zulüm ve ayrımcılığa karşı bir uyarı olduğunun altını çizmiş ve İranlıların kaygılarının dikkate alınmasını istemişti.

21 Mart’ta Meclis Başkanlığı sözcülerinden Behruz Nemati, Kerrubi’nin Hamaney’e gönderdiği mektupla ev hapsinin kaldırılmasını engellediğini söyledi. Buna karşılık Kerrubi’nin oğlu Hüseyin Kerrubi ise, reformist İsaf Haber ile üç hafta önce yaptığı bir röportajda, “ev hapsinin kaldırılmasından sonra bile babasının sessiz kalmayacağını” söyledi. Babasının, Humeyni’nin tarzı üzerine olan İslam Cumhuriyetine hala inandığını da sözlerine ekledi.

Birkaç gün önce, Hüseyin Kerrubi, Arman gazetesine, ev hapsini sona erdirmek için herhangi bir adım atmadığını söyleyerek, Ruhani’ye yönelik eleştirisini yeniledi. Ruhani’nin tutumlarının son seçimlerde kendisine oy verenlerin beklentileriyle orantılı olmadığını vurgulayarak onu “işini ciddiye almamakla” suçladı.

Buna karşılık, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) sözcüsü Tesnim Haber Ajansı’na, Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyon sözcüsünün şu sözlerini aktardı: “Halk fitne liderlerine yönelik rejim aleyhtarlığından dolayı yargılanmalarını bekliyor. Belki de yargılandıklarında ev hapsinden daha kötü bir cezaya çarptırılacaklar. İdam cezası gibi.”

Nakvi reformist Emel hareketinin faaliyetleriyle ilgili yaptığı yorumda şunları söyledi: “Ulusal Güvenlik Meclisi yetkilerini kullanarak ev hapsini gerçekleştirmektedir. Bu konseye Ruhani başkanlık etmektedir ve o Yüksek Güvenlik Meclisi’nde karar almak merciinde. Ev hapsini kaldırmak isteyen bu komisyona gitsin. Niye bu konuda sanal alemde terör yaratıyorlar?”

Bu arada Reformcuların basın yayın organları Devrim Muhafızları Teşkilatı’nın dün İranlı reformist ve sosyolog Muhammed Celaye Bur’un tutuklandığını yazdı.
Celaye Bur’un babası Hamid Bur, oğlunun önceki gün eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin bürosunda tutuklanarak Evin hapishanesine götürüldüğünü söyledi ve tutuklanmadan birkaç saat önce oğlunun evinin Devrim Muhafızları tarafından arandığını söyledi. Hamid Celaye Bur, Tahran Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümünde hoca ve Reformist Halk Birliği Partisi’nin üyelerinden biri.

Emniyet güçleri Celaye Bur’a herhangi bir suçlamada bulunmadı ancak babası onun ayrıntılarına değinmeden yeni bir kitap yazdığını açıkladı.

Celaye 2009 olaylarından beri dört kez tutuklandı. Daha önce beş ay tutuklanmıştı.