Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, İngiltere’nin kimyasal gaz bulgularını doğruladı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İngiltere, 12 Nisan’da Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) rapor sonuçlarını ele almak üzere önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) özel bir oturum düzenleme çağrısı yaptı. Raporda, test örneklerinin Sergey Skripal ve kızı Yulia’ya düzenlenen saldırıda kullanılmış “zehirli kimyasal konusunda İngiltere’nin ulaştığı bulguları” onayladığı ifade edildi. Lahey merkezli örgüt, dün yayınladığı raporda, söz konusu kimyasalın “yüksek saflığa” sahip olduğunu vurguladı. Raporda ayrıca, bulguların 4 Mart’ta İngiltere’nin güneybatısındaki Salisbury kentindeki saldırıda kullanılan gazın mahiyetine dair Londra’nın elde ettiği sonuçları doğruladığı belirtildi. İngiltere Dışişleri Bakanının, Moskova’nın söz konusu saldırının sorumlusu olduğu, ajan ve kızını öldürmeye teşebbüs ettiği suçlamalarını yinelemesinin ardından Moskova da örgütün kendi görüşlerini belirtmeksizin raporunu incelemesi gerektiğine dikkati çekti.

Londra, saldırıda Sovyetler Birliği’nde üretilen Noviçok türü sinir gazının kullanıldığını ifade etmişti. OPCW ise kimyasal maddenin ismini belirtmezken, bilgilerin devlet üyeleri tarafından erişilebilecek gizli bir raporda tamamen mevcut olacağını belirtmişti. Ancak örgüt, saldırıyı kimin gerçekleştirdiği konusunda herhangi bir değerlendirmede bulunmadı. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, KSYÖ’nün Rusya’nın sinir gazı kullanıldığı yönündeki analiz sonuçlarının ardından ise Skripal ve kızına yönelik saldırıdan kesinlikle Rusya’nın sorumlu olduğunu açıkladı. Johnson, Rusya’nın “cevap vermesi” gerektiğini söylerken, “Kullanılan şey hakkında artık herhangi bir şüphe yok ve artık saldırının sorumlusu için de alternatif bir açıklamaya yer yok” dedi. İngiliz Bakan, Rusya’nın sadece böylesine bir saldırıyı düzenleyecek araca, motivasyona ve kayıtlara sahip olduğunu iddia etti.

TASS haber ajansının aktardığına göre, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün ülkesinin, örgütün raporunu incelemesi gerektiğini söyledi. Lavrov, Rusya’nın raporu incelemeden önce herhangi bir açıklamada bulunmayacağını belirtti.

Öte yandan İngiltere dün, BMGK’ya raporu görüşmek üzere özel bir oturum düzenleme çağrısı yaptı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı da oturumun önümüzdeki hafta düzenleneceğini belirtirken, saldırıya dair OPCW uzmanları tarafından yürütülen inceleme sonuçlarının ele alınacağını ifade etti. İngiltere ve ABD gibi müttefikleri, Moskova’yı her iki tarafın da diplomatlarının sınır dışı edilmesine neden olan uluslararası tartışmaları kıvılcımlayan saldırıyı başlatmakla suçluyor. İngiltere hükümeti, saldırının sorumlusunun Rusya olduğunun bilindiğini söylerken, Moskova da tüm kimyasal silahlarının imha edildiğini savunuyor. Sergey Skripal, 2010 yılında casus değişimi anlaşması imzalanması sonrasında İngiltere’ye taşınmıştı. Kızı Rusya’dan onu ziyaret etmek üzere gelmişti. Aynı şekilde belirtilene göre, 33 yaşındaki Yulia Skripal hastaneden bu hafta başında taburcu edilerek güvenli bir yere götürüldü. İlgili taraflar, Sergey Skripal’ın da sağlık durumunun hızlı bir şekilde iyiye gittiğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, İngiltere’nin eski Rus ajan Skripal ve kızı Yulia’yı rehin tutup tutmadığını kanıtlaması gerektiğini ifade etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı resmi sözcüsü Maria Zakharova, İngiltere makamlarının Skripal ve kızını alıkoyduğunu iddia etti.

Öte yandan Yulia Skripal, Londra’daki Moskova Büyükelçiliği tarafından teklif edilen yardımı kabul etmek istemediğini açıkladı.

İngiltere polisi tarafından geçtiğimiz Çarşamba günü yayınlanan bir bildiride Yulia Skripal, babasının sağlık durumunun ciddiyetini hala koruduğunu ve hala saldırıda kullanılan sinir gazının etkisi altında olduğunu belirtmişti. Yulia, “Arkadaşlarımız ve ailemizle iletişim kurabiliyorum. Rus Büyükelçiliği’nde, kendileriyle iletişim kurabildiğim ve her türlü şekilde bana yardım sağlayan belirli kişiler var” dedi. Onların hizmetlerinden yararlanmak istemediğini söyleyen Yulia ayrıca, “Fikrimi değiştirirsem, onlara nasıl ulaşacağımı biliyorum” şeklinde konuştu.

Rusya Büyükelçiliği ise yayınladığı bir bildiride, “Metin, İngiliz makamlarının resmi ifadelerini destekleyecek ve aynı zamanda Yulia’nın dış dünya, diplomatlar, gazeteciler ve hatta akrabalarıyla iletişim kurma olasılığını ortadan kaldıracak şekilde hazırlanmış. Kısacası söz konusu metin, bir Rusya vatandaşının zorla alıkonulduğu şüphelerimizi güçlendiriyor” ifadelerine yer verdi.