Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Koalisyon Sözcüsü: Suudi Arabistan’ın saldırıya karşılık verme hakkı saklı bulunmakta | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu güçleri dün yaptığı açıklamada, Husi milislerin Suudi Arabistan’a karşı düşmanca saldırısında kullandığı balistik füzelerin ve teknolojik askeri araçların İran tarafından verildiğine ilişkin deliller sundu.

Koalisyon Sözcüsü Türki el-Maliki, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve halkını savunma noktasında Uluslararası hukuk çerçevesinde saldırıya karşılık verme hakkının saklı olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistanlı büyükelçilerin ve askeri çevrelerin katıldığı salonda konuşan Maliki, Husi milislere silah ve teknolojik askeri araçların taşındığı sevkiyatta ele geçirdikleri İran hava savunmasına ait “Sayyad2” füzesini sergiledi. Maliki, İran’ın Yemen ve bölgede sergilediği sorumsuzca eylemlerle BM 2216 sayılı kararı açıkça ihlali ettiğini söyledi.

Maliki dün akşam Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da düzenlenen basın toplantısındaki konuşmasına, İran destekli Husi milislerin Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerine gönderdiği 7 balistik füzeye dikkati çekerek başlamış, Suudi Arabistan’ın acımasız bir terör saldırısına maruz kaldığını belirtmişti.

Sözcü, Husi milislerin durumunda olduğu gibi terör örgütlerinin balistik füze edinmesini bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit eden tehlikeli bir gelişme olduğunu vurguladı. Bu tehlikeli gerginliğe karşı Uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı.
Maliki açıklamasını şöyle sürdürdü, “Dünya bugün birçok bölgede tehlike ve krizle karşı karşıya gelmiş durumda. Ortadoğu, krizle boğuşan bu bölgelerin ve Jeopolitik çıkarların kesişim noktasında yer alıyor. Aşırılık yanlısı ideolojiler ve terörü destekleyen devletlerin, devrimci fikirlerden kaynaklanan yayılmacı veya nefret politikaları izlemeleri, bölgedeki çatışmanın daha fazla derinleşmesine sebep oluyor. Yemen, İran destekli Husi milislerin yaptığı şiddet eylemlerinden çok zarar görmekte. İran rejiminin, Husi milislere sağladığı balistik füze, İHA, bomba yüklü sürat tekneleri ve buna ek olarak; karadan havaya füze, zırh delici füze, deniz mayınları ve bombalar, örgütün düşmanca saldırılarında kullanılıyor. Yemen, İran’ın içişlerine müdahale etmesinden dolayı acı çekmekte” ifadelerini kullandı.

Koalisyon sözcüsü konuşmasına şöyle devam etti, “Koalisyon, Uluslararası toplum yerine Babu’l Mendeb ve Kızıldeniz çevresinde dünya ticaretinin güvenliğini ve sürekliliğini sağlamak için üstlendiği temel görevi yerine getirmeye devam edecek” dedi.

BM’nin 51’inci maddesi uyarınca, Kolisyon’a üye ülkelerin meşru müdafaa hakkının olduğuna işaret eden Maliki, “Aynı zamanda Suudi Arabistan, uluslararası teamüller doğrultusunda topraklarını ve halkını savunmak adına İran’a ne zaman ve ne şekilde cevap vereceği hakkını muhafaza etmektedir” şeklinde konuştu.

Koalisyon sözcüsü “İran destekli Husiler, balistik füze sahibi ilk terör örgütü olarak tarihe geçtiler. Yemen’den fırlatılan füzeler Suudi Arabistan’ın sınır köylerine düşmekte. Böylesi bir suç örgütünün balistik füzelere sahip olması tehdit oluşturmakta” ifadesini kullandı.

İran’ın Husi milislere sağladığı balistik füze desteğiyle ilgili kanıtlara değinen Maliki, “Yemen’deki Koalisyon güçleri, İran tarafından Husi milislere gönderilmek üzere yola çıkarılan ve çok sayıda “Sayyad2” füzesini taşıyan silah sevkiyatını, yapılan dikkatli takiplerden sonra ele geçirmeyi başardı” dedi.

Maliki, Sana’da bulunan Uluslararası havaalanının adeta bir askeri kışla olarak kullanıldığını aktardı. Burada kaçak silah ve balistik füze sevkiyatlarının gerçekleştiğine işaret eden Maliki, “Uluslararası İnsan Haklarına aykırılık taşıyan bu durum, BM ve insani yardım kuruluşlarına bağlı uçaklar için açık bir tehdittir” ifadesini kullandı.

Sözcü, “Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad, ulusal gün kutlamalarını yaptığı şu sıralarda İran yapımı balistik füze tarafından hedef alındı. Pekiyi şunu sormak istiyoruz: Şayet bu saldırı 4 Temmuz’da Amerikan şehirlerinden birine, 14 Temmuz’da Paris’e, 3 Ekim’de Berlin’e, 11 Şubat tarihinde Tokyo’ya yapılmış olsaydı bu devletlerin tepkisi ne olurdu?

Sözcü, bütün delillerin İran’ın Husi milislerini silahlandırdığını ve balistik füze verdiğini kanıtladığını söyledi. Ayrıca ele geçirilen “Zilzal2” füzesinin üzerinde Farsça ibarelerin olduğunu açıkladı.

Maliki, gerçekleşen füze saldırılarının yüzde seksen yedisinin Suudi Arabistan’ı hedef aldığını ve bu saldırılarda kullanılan füze sayısının 104 olduğu bilgisini verdi “Koalisyon, Suudi Arabistan Ulusal Güvenliğini ve Körfez ülkelerin güvenliğini korumak için gerekli tüm tedbirleri alacak. Ayrıca Uluslararası toplumun Husi milislerine destek veren ve artık kendisine çeki düzen vermesi gereken İran’ı hesaba çekmesi gerekir”

Gözlemciler, yaklaşık 8 milyon nüfusun yaşadığı Riyad’a yapılan saldırının Müslüman dünyasında ciddi rahatsızlık yarattığını ifade ediyor. Zira ilk vahyin indiği, Mekke ve Medine’nin yer aldığı topraklarla Müslümanlar arasında güçlü bir gönül bağı bulunuyor.