Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Komşu ülkeler, Venezuelalı göçmenler dolayısıyla baskı altında | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre, Latin Amerika ülkeleri modern tarihlerindeki en büyük göç dalgalarından birine maruz kalıyor. Zira bu göç dalgası, dünyadaki en büyük petrol rezervine sahip olan, ancak bu yıl yüzde 1 milyonu aşacak enflasyon oranından mustarip bir ülkeden yaşanıyor.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, vatandaşlarına komşu ülkelerdeki “tuvaletleri yıkamaya son verme” ve “ülkelerine dönme” çağrısı yaparken, binlerce Venezuelalı da iyi yaşam koşulları arayışları kapsamında sınır boyunca yolculuk yapmaya devam ediyor. Maduro, geçtiğimiz Salı günü yaptığı açıklamada, üzgün olduğunu belirtirken, Venezuelalıların ekonomik bir köleye dönüştükleri için ülkeyi terk ettiğini söyledi.

Nicolas Maduro, “Ekonomik kölelikten kurtulmak isteyen Venezuelalılara söylüyorum; Dışarıda tuvaletleri yıkamayı bırakın ve ülkenizde yaşamaya geri dönün” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre, Venezuela’dan 2014 yılından bu yana 2 milyondan fazla kişi Peru, Brezilya, Kolombiya, Ekvador ve diğer bölgelere göç etti. BM Göç İdaresi ise Venezuela krizinin daha da kötüleşmesi konusunda uyarıda bulunurken, krizin 2015 yılındaki “Akdeniz göçüne” benzer bir hale dönüştüğünü vurguladı. Ülkelerinde kalmayı tercih eden veya ülkelerini terk etmeyi başaramayan Venezuelalıların da ilaç ve yiyecek azlığı, su ve elektrik kesintilerinden mustarip olduğu kaydedildi. Reuters tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre ailelerin yüzde 87’si yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Bir yazılım mühendisi olan 40 yaşındaki Harry Flores, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Gıda fiyatları, günde 3 öğün yemek yememize izin vermiyor” dedi. Flores, 9 günlüğüne Peru’ya gitmek için otobüs sırası beklediğini de belirtti.

The Economist dergisine göre, 2013’ten bu yana yaşadığı düşüşün ardından Venezuela, GSYİH’de dünya genelinde savaş halinde bulunmayan ülkeler arasında en kötü ekonomiye sahip ülke konumunda. Günlük ham petrol üretimi, on yıl önce 3,2 milyon varil iken Temmuz ayında 1,4 milyon varile düştü.

Öte yandan Maduro, ABD’nin ülkesine uyguladığı “ekonomik savaşı” bir yaptırım paketi ile kınadı.

Bu krizin başlıca nedenlerinin de Hugo Chavez tarafından benimsenen ve Maduro tarafından tamamlanan ekonomik politikaların etkilerini ikiye katlayan petrol fiyatlarındaki düşüşe dayalı olduğu belirtildi.

Diğer taraftan Latin Amerika Çalışmaları Merkezi’nden Peter Hakim’in BBC News’e yaptığı açıklamaya göre, Venezuela’nın Küba’ya her yıl göndermiş olduğu milyarlar ve Rusya ile silah ticareti de ekonomisinin bozulmasına katkıda bulundu.

Karakas hükümeti, şu anda petrol rezervlerine başvuruyor ve bu konuda uluslararası alacaklarına teminat sunuyor. Latin Amerika Diyalog Araştırmaları Enstitüsü’nden araştırmacı Nate Graham ve Lisa Vesidi’ye göre Venezuela, 25 Temmuz’da 29 milyar varil petrol tedarik etti. Çin ve Rusya’dan yeni krediler için teminat olarak merkez bankasına da 1,9 trilyon ABD doları teminat verdi.

Ülkenin ekonomisi yeniden canlandırma girişimleri çerçevesinde Maduro, 1 hafta önce “devrimci çözüme” değinerek, para biriminden 5 sıfır atılacağını duyurdu. Bu çerçevede yeni para “egemen Bolivar” olarak adlandırılırken Nicalos Maduro, katma değer vergisini artırmanın yanı sıra benzin için devlet sübvansiyonlarını azaltma kararı verdi. Venezuela Başkanı, 29 Ağustos’ta bankalara sanal para olan Petro’yu da hesaplama birimi olarak benimsemesini emretti.

Maduro, geçtiğimiz Salı günü uluslararası petrol şirketleri ile yapılan yedi anlaşma ile ham petrol üretimini günde bir milyon varil artırmayı hedeflediğini açıkladı. Anlaşmaların imza töreninde Maduro, devlete ait Ulusal Petrol Şirketi’nin kamu, özel, ulusal ve uluslararası yatırımlarla yeniden bir milyon varil üretmeyi hedeflediğini belirtti.

Hükümetin, “ekonomik reformlar” paketine ve göçmenlere yönelik keskin eleştirilere rağmen Venezuelalılar, hala yaşamak için en yakın kara sınırına gitmeye çalışıyor. Boş mağaza rafları ülkenin ekonomik durumunu yansıtıyor. Normal vatandaşlar et, kümes hayvanları, un, mısır ve yumurta gibi en basit gıdalara bir erişim sağlayamazken, ülke temel hizmetlerin maliyetinin karşılanması için banka likiditesinden dahi mustarip.

Öte yandan Brezilya ve Peru, göç konusuna dair son günlerde güvenlik ve sağlık önlemleri almaya başladı. Aynı şekilde söz konusu krizi görüşmek üzere bölgedeki birçok ülkenin katılımıyla önümüzdeki günlerde bir zirve yapılması planlanıyor.

Bu çerçevede Brezilya Cumhurbaşkanı Michel Temer, geçtiğimiz Salı günü Venezuela sınırının güvenliğini sağlamak için bölgeye silahlı kuvvetlerin konuşlandırılmasını emretti. Peru, Ekvador sınırında sağlık kapsamlı olağanüstü hal ilan ederken, tüm bölgeyi sarsan mülteci krizine dikkati çekti.

Temer, Brezilya halkının ve ülkelerini terk eden Venezuelalı göçmenlerin güvenliğinin sağlanması için silahlı kuvvetlere iki hafta boyunca Roraima eyaletinde yasa ve düzeni sağlamlaştırma emri verdi. Sınırlara konuşlandırılan kuvvetlerin sayısına dair ise herhangi bir bilgi verilmedi.

Brezilya hükümeti, yaklaşık 10 gün önce halk ve göçmenler arasında yaşanan anlaşmazlık dolayısıyla Venezuela sınırına 120 asker konuşlandırdı. Sınır bölgelerindeki onlarca Brezilyalı, geçtiğimiz haftalarda mülteci çadırlarını yakıp yıkmışlardı. Bölgede silah sesleri duyulurken, dükkanlar kepenk kapatmış ve sokaklar enkaz yığınlarıyla dolmuştu.

Öte yandan Peru, yılbaşından bu yana 300 binden fazla Venezuelalıyı kabul etti. Toplam rakamların ise Kasım ayına ulaşmadan yarım milyona çıkabileceği belirtildi. Göçmen akınına uğrayan başkent Lima, ülkeye gelenlere pasaport bulundurma zorunluluğu getirdi. Ancak 70 yaş üstü ve hamile kadınlara, ailelerinin yanına gelen çocuklara sığınma talebiyle ülkeye giriş izni veriliyor.
Bu çerçevede resmi gazetede yayınlanan bir kararnameye göre Venezuela hükümeti, Ekvador sınırı üzerindeki Tumbes’te yer alan 3 bölgede sağlık kapsamlı olağanüstü hal ilan etti.

Kararname, bölgedeki Aguas Verdes, Zarumilla ve Tumbes’i kapsıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre karar, kuzeyden gelen uluslararası göç dalgasının artışından kaynaklanan sağlık sıkıntıları nedeniyle alındı.

Öte yandan Kolombiya ve Peru, yüzbinlerce Venezuelalı göçmen hakkında ortak bir bölgesel politikaya dair bilgi alışverişinde bulunulacağını açıkladı. Söz konusu iki ülke geçtiğimiz Salı günü Kolombiya’nın başkenti Bogota’da Brezilya ve ABD’den de gözlemcilerin katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda konuya dair uzlaşı sağlamıştı.

Kolombiya Göçmenlik Dairesi Direktörü Christian Kruger, göçmenlerin birden fazla ülkeden yardım sağlamasının önüne geçilmesi amacıyla veri aktarımı yapılacağını, zira yetkililerin çoğu göçmenin her iki ülkede de geçici ikamet izni aldığını belirlediklerini ifade etti.

Söz konusu krize karşı bölgesel çabaların bir parçası olarak Bogota’da düzenlenen toplantıya katılmayan Ekvador, 3 ve 4 Eylül’de de 13 ülkenin bir araya geleceği toplantıda bulunabileceğini açıkladı.

Aynı şekilde Kolombiya, Brezilya ve Şili toplantıya katılanlar arasında Arjantin, Bolivya, Kosta Rika, Meksika, Panama, Paraguay, Peru, Dominik Cumhuriyeti, Uruguay ve Venezuela’nın yer aldığını duyurdu.