Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Kremlin: 2017 yılı ABD – Rusya ilişkileri bakımından büyük bir hayal kırıklığıydı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD ve Rusya ilişkilerindeki mevcut durumun 2017’de büyük bir hayal kırıklığına sahne olduğunu açıkladı.

Peskov, dün gazetecilere yaptığı açıklamada Vladimir Putin’in Rusya’nın ABD ve Avrupa devletleri de dâhil tüm ülkelerle saygı ve güven temelinde, karşılıklı çıkarlara hizmet eden ilişkiler kurma isteğini defalarca yinelediğini söyledi. Peskov bu isteğe karşı taraftan yanıt verilmediğini vurgulayarak “Tango iki kişilik bir danstır” ifadesini kullandı.

Peskov, Rusya makamları ve bazı ABD’li yetkililer arasındaki ‘komplo’ iddialarına dair soruşturmaların iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verdiğini belirtti. Kremlin Sözcüsü Rusya karşıtlığı hususundaki görüşlerini defalarca aktardıklarını söyledi. Açıklamasında “ABD’de daimi bir ‘alev’ durumu var. Orada Rusya’ya yönelik devam eden soruşturmalara karşı halen şaşkınlık içerisindeyiz. Bu tabii ki ABD’nin iç meselesidir. Ancak soruşturmalar aynı zamanda doğal olarak ikili ilişkilere de zarar veriyor. Bu sebeple üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Peskov’un açıklamaları ABD Başkanı Donald Trump’ın perşembe günü New York Times’ta yayınlanan röportajına cevaben geldi. Röportajda Trump, özel savcı Robert Mueller’in yürüttüğü soruşturma hakkında, “Bu durum ülkeye dair çok kötü bir portre ortaya koyuyor ve kötü bir pozisyona sokuyor. En iyisi ABD’nin meselenin sonlanmasına dair çalışmalarını hızlandırmasıdır” açıklamasında bulunmuştu. Devam eden soruşturmalara dair herhangi bir endişe duymadığını söyleyen Trump “Herkes biliyor” diyerek Rusya ile herhangi bir anlaşma yapılmadığını söyleyerek “Mueller’in bu konuda adaletli olacağına inanıyorum” ifadesini kullanmıştı.

Washington Moskova’yı 2016’daki ABD Başkanlık Seçimi’ne müdahalede bulunmakla suçluyor. Rus istihbaratı, Hillary Clinton’un seçim kampanyasında e-postaları ihlal ettiklerini doğruladı. Diğer taraftan sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla Demokrat kanadı zora sokacak bilgilerin yayınlanmasına izin verildiği ve Rus istihbaratının seçimler sırasında kamuoyunu etkilemek için bu siteleri kullandıkları iddia edildi.

Trump’ın Rusya politikası

Bütün bu suçlamalara rağmen Donald Trump, seçim kampanyası sırasında Rusya ile ilişkilerini iyileştirme sözü verdi. Moskova ise bu söze umut bağladı. Fakat ABD politikası Moskova konusunda değişmedi. Hatta Kongre, Rusya’ya karşı uygulanan ABD yaptırımlarının kaldırılmasını oldukça karışık hale getiren bir yasa geçirdi. Yasa neticesinde Rusya’ya karşı ek yaptırımlar gündeme geldi.

Moskova ise 2017’de Trump’la ilişkilerin olumlu yürütüleceğine dair açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki gerginliğin tırmanmasından sorumlu tutulan “Rusya karşıtı iç güçler” tarafından başlatılan kampanyaya rağmen Moskova, Trump’a eleştiride bulunmakta kaçındı. Ayrıca Rusya, iki ülke arasındaki işbirliği imkânlarını ve bu işbirliğinin önemini vurgulamaya devam etti. Bu bağlamda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, dün Komsomolskaya Pravda gazetesi tarafından yayınlanan bir röportajında “Rus-Amerikan diyalogu büyük zorluklarla gelişiyor. Ortak noktaları nasıl bulacağımız konusunda örnekler var” ifadesini kullandı. İşbirliği konusunda ilerleme olduğunu düşündüğü bir örneğe dikkat çeken Zaharova, ABD istihbarat servislerinin Rusya’yı St. Petersburg kentinde hazırlanan büyük terör eylemi konusunda uyardığını hatırlattı. İki ülke arasındaki işbirliğinin önünde halen karmaşık durumların bulunduğunu söyleyerek “Washington’daki belirli siyasi grupların isteklerinin ne olduğu, bu karışıklıkların derinleşmesiyle açıkça anlaşılıyor” dedi.

ABD- Rusya ilişkileri, Suriye, Ukrayna ve Kuzey Kore başta olmak üzere stratejik silah anlaşmaları gibi başlıklardaki farklılıklardan etkileniyor. Bu durum, gerginliğin sonlanmasını engelliyor. Ancak Rusya’nın ABD Başkanlık Seçimleri’ne müdahale etmekle suçlanması krizi daha da derinleştiriyor. İki ülkedeki siyasi elitle, tarafların etkileşimi ya da kamuoyunun şekillendirilmesi konusunda bu dosya üzerinden etkin rol oynuyorlar. Bu durumun Rusya- ABD ilişkileri üzerindeki etkisi artarken, Moskova’ya yöneltilen ülkelerin iç işlerine karıştığı suçlamaları birçok Batı ülkesine de sıçradı.

Kriz Avrupa’ya da sıçradı

ABD ile Rusya arasında gerilim artarken bu defa da İngiliz makamları 2017 yılında Rusya’nın Brexit müzakerelerine müdahalede bulunduğuna dair bazı şüpheler taşıdığını duyurdu. Öyle ki Londra, bu şüphelerin soruşturulması için özel bir komite kurulacağını açıkladı. İspanya’da ise hükümet, Katalonya’nın geleceği konusunda yapılan referandumda Rusya istihbaratının ayrılıkçılar lehine müdahalede bulunduğu görüşünde. Fransa makamları da Moskova’nın Emmanuel Macron’un seçimleri kazanmasını engellemek için müdahalede bulunmaya çalıştığını kaydetti. Aynı şekilde Hollanda, Rusya’yı iç işlerine müdahale etmekle suçlarken Moskova’nın ülkedeki iç istikrarı bozmak amacıyla haberler yapılmasına destek verdiğini iddia etti.

AB’nin en küçük üyesi Malta’da ise Başbakan Joseph Muscat geçen kasım ayında yaptığı açıklamada kendilerine yönelik “Rus komplosu” düzenlendiğini savundu. Rusya, tüm bu suçlamaları reddetti. Moskova müdahalesine ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığına dikkat çekti.