Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Kutlu Irak Hareketi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Bugünlerde Irak’tan gelen aydınlatıcı haberler ve doğru yola götürecek işaretler var.

Yüksek İslam Konseyi Başkanı, Irak tarihinin kaynağı Muhsin el-Hakim’in torunu, Muhammed Bakır el-Hakim’in kardeşinin oğlu Ammar el-Hakim, konseyden ayrıldığını ve Ulusal Hikmet Akımı adı altında yeni bir siyasi oluşum teşkil ettiğini deklare etti.

Suudi Arabistan’a ziyareti sonrası Sadr hareketinin lideri Muhteda es-Sadr’ın, ilk şehit Muhammed Bakır Sadr’ın damadı ve ikinci Muhammed Sadık El Sadr’ın oğlu olarak Irak halkı nezdinde açıkca bir ağırlığı olduğunu görebiliriz.

Bu gelişmeler, dini ve siyasi gerekçe sahipleri Şii liderler tarafından İran’ın tekelciliğine alternatif olarak Iraklı birisinin araştırıldığını ortaya çıkartıyor.

Suudi Arabistan, Mukteda el Sadr’ı ilk defa karşılamıyor. Bu kutlu bir hareket. Dini eğilime sahip diğer Şii güçlerden bağımsız olan bu adam, birçok kez kendisini ispat etti. Bağdat meydanlarında hükümet yolsuzluğuna karşı protesto hareketini yönetmesi buna bir örnek teşkil etmektedir. Ayrıca, Irak’ta mezhep parçalanmasına karşı parlak yorumları var. Bu şekilde ‘Asaib el-Hak’, ‘el-Nüceba’ ve ‘Feylek Bedr’ gibi İranlı milislere, Humeyni kültürüne ve mezhepsel bağrışlara dalmış insanlara, el Mühendis, el Amiri ve el Haffaci gibi Kasım Süleyman’a bağlılığa karşı büyük bir mesafede kendisini ve taraftarlarını muhafaza etmiştir.

Ammar el Hakim, İran diasporasında ortaya çıkan ve liderlerinin Humeyni Devrim Muhafızları’nın bir üyesi olduğu mezkur konseyden ayrılmayı başaracak mı?
Konseyin ilk lideri Bakir el Hakim, Irak’a döndüğü zaman Ammar’ın babası Abdulazîz el Hakim’e konseyin siyasi ve sahadaki işlerini yürütmeyi ona bırakmaya karar verdi. Bazı takipçilere göre, o kendisini bağımsız Iraklı bir merci olmaya hazırlıyordu. Fakat daha sonra 2003 yılı ağustos ayında Şii vicdanında kutsal bir yere sahip olan Necef’te suikasta uğradı.

Merhum Bakir el Hakim’in, o zamanlar ruhi ve siyasi bağımsızlığa gücü yetecek miydi? Meşhur dindar ailenin evladı Ammar, bu yolculuğa yeniden mi başlayacak? Yoksa Ammar’ın yaptığı şey, hükümetin faturasından dolayı aralarında Şii İslamcılar tabakasının da olduğu Irak’taki siyasi tabakanın uğradığı ağır zayiattan sonra, resmi yeniden çizmek için siyasi ve medya manevrasından mı ibaret?

Zaman bunun böyle olup olmadığını gösterecektir. Bu muzdarip doğu bölgesinde büyük ülke olan, geçmişte tarih ve kimliğin zengin kaynağı günümüzde ise barış ve kalkınmanın yapı taşı olan Irak’tan kesinlikle vazgeçmek yok.

Şairler, fotoğraflar, güzel kokulu şehir, zamanın altını Bağdat..