Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Libyalılar İhvan’a oy vermeyecek | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Libyalılar, kötü niyetli Müslüman Kardeşler’in (İhvan) Libya halkının ve diğer Arapların iyiliğini istemediğini, örgütün, vatanlarını yıkıcı bir kültüre rehin bırakmak istediğini bilmeleri gerekiyor. Bu örgütün gerçekleri çarpıtmak ve terörü beslemek gibi 7 yıldır Libya halkına verdiği zararlar, Müslüman Kardeşlere oylarını vermeyecekleri konusunda tüm Libyalıları yeterince bilinçlendirecektir.

Bunun için el-Benna ve Kutup Örgütü, Libyalı seçmenlerin oylarını elde etme konusunda ümitsiz. Zira İhvan’ın dış projesi ve liderlerinin Ensar el-Şeria, Bingazi Şura Konseyi ve el-Kaide Tugayları gibi terör gruplarını açıktan destekledikleri ortaya çıktı. Müslüman Kardeşler, takip ettiği ve profesyonelleştiği rol değişim politikası çerçevesinde DEAŞ’ın varlığını inkâr ederek suçlarını örtbas etti. Öyle ki kendi adamlarından bazıları, örgütün cihat olarak belirttiği bazı eylemler yapar ve başka bir taraf da bu eylemleri inkâr eder. Bu, Müslüman Kardeşler Örgütü’nün ustalaştığı Bâtıni bir yöntemdir.

Libya’da örgütün kökeni, 1950’lere dayanmasına rağmen Libyalıların bu örgütü kabul etmemesinden dolayı örgütün varlığı sınırlı ve zayıf kaldı. Örgüt, 1969’dan sonra sürgünde Libya muhalefet kanadının altına girdi. Ki muhalefet, sırf sayıyı tamamlamak için örgütü kabul etti. Fakat örgüt, çok geçmeden muhalefete darbe yapıp 2006 yılında “Yarının Libyası” projesinde oğul Kaddafi’yle ittifak yaptı ve Seyfülislam Kaddafi’yi mirasçı kılmaya çalıştı. Şiddetli muhalefete rağmen örgüt, Kaddafi’nin ve çadır erkânın himayesine girdi. Ancak örgüt, çok geçmeden oğul Kaddafi’nin reform projesini inkâr ederek 2011 yılında Seyfülislam Kaddafi’ye de darbe yaptı.

Müslüman Kardeşler, bukalemun gibi renk değiştirme, takiye ve pragmatik davranış konusunda uzun bir geçmişe sahip. Sloganı ise, şöyle, “Takiye, benim ve atalarımın yöntemidir.”

Örgüt ve örgütün adayları, 2012 yılında Ulusal Kongre (Geçici Konsey’in süresinin dolmasının ardından kurulan parlamento) seçimlerinde elde ettiği rakam dışında Libya’da herhangi bir seçim zaferi kazanamadı. 2012 yılında elde ettiği sayı da örgüte çoğunluğu sağlamadı. Ki örgüt, sözde bağımsız adaylar üzerinden yanıltma ve hile yoluyla çoğunluk elde etti. Öyle ki çok geçmeden bağımsız adayların bazıları Müslüman Kardeşler Örgütü’nün gemisine atladı. Hatta bunlardan birisi, örgüt bloğunun başkanı oldu. Bu da kendi seçmenleri için açık bir hile sayılmaktadır. Hâlbuki o kişi, seçmenlerine bağımsız bir aday olduğunu söylemişti. Semenler ise, o adayı meclis çatısı altında kıtalararası örgüte bağlı bir grubun başkanı olarak buldular. O kişi, muhaliflerini beşeri bir hurda şeklinde nitelendirerek “Müslüman Kardeşler Örgütü, başımın tacıdır.” diyordu.

Libyalılar, daha önce 2014 seçimlerinde örgütü başarısızlığa uğrattılar. Şöyle ki örgüt, kalabalığa ve çarpıtmalara rağmen oy oranında yüzde 5’in altında kaldı. Bu da o dönemde örgüt unsurlarını sırf seçimi kaybettiklerinden dolayı demokratik süreci baltalamak için askeri bir operasyon başlatmaya sevk etti. Böylece onlar, sandıktan çıkan sonuçları inkâr ettiler.

Libya halkı, önümüzdeki seçimlerde kıtalararası örgütün yürüttüğü hile ve dezenformasyon tuzağına düşmeyecek. Libyalılar, örgütün ateşi ve politikalarıyla dağlandıktan sonra derslerini aldılar. Öyle ki bu politikalar, İhvan’ın ülkeyi DEAŞ’a ve örgüt unsurlarının bıçaklarına teslim etmesine engel değildi. Libya ordusu, Bingazi, Derne, Sirte, Sabratha ve Brak şehirlerini örgütün pençesinden kurtarmadan önce DEAŞ, bu bıçakları söz konusu şehirlerde yaşayan Libya halkının üzerinde kullandı.

Müslüman Kardeşler Örgütü, inandığı gibi konuşmuyor ve gizlediği şeyin aksini ortaya çıkarıyor. Örgütün projesi, milli bir proje değil. Tam tersine onlar, seçimleri kazanmaları halinde Libya’yı tahrip etmeye çalışacaklar, Libyalıların yaşamlarını ve ılımlı yöntemlerini bozacaklar. Bu durum, uzak bir ihtimal. Çünkü örgüt, dini açıdan bidatçı ve siyasi açıdan bitik bir durumda. Örgüt, ülkenin ulusal sınırlarını kabul etmiyor, Libya’nın Arap kimliğini inkâr ediyor ve Arap milliyetçiliğine karşı çıkıyor. Müslüman Kardeşler, yönetime tekrar gelmeleri halinde Libya halkına hayır getirmeyecek. Kaosu diğer Arap ülkelerine yaymak için Libya’yı merkez haline getirecekler.

Örgütün önceki kayıplarını bilmesi, onu gelecek herhangi bir seçimi engellemeye sevk etti. Çünkü örgüt, kendisine siyasi bir başarı getirebilecek herhangi bir seçimde oy alamayacağını biliyor.