Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Lübnanlı siyasiler Twitter’da söz düellosu yapıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Lübnanlı Milletvekili ve eski Genel Güvenlik Genel Müdürü Cemil el-Seyyid, Twitter aracılığıyla yaptığı açıklamada, 2 Eylül 2018 tarihinde bir televizyon röportajına dikkati çekerken, “hesabının 330 bin takipçiye ulaşmasını beklemediğini” söyledi.

Baalbek-Hermel Bölgesi Milletvekili Seyyid, “Yorumlarımı iletmek için televizyon ve gazetelerle çok defa iletişim kurdum. Eğer ortada bir problem varsa beni karalarsınız. Ancak Twitter aracılığıyla evde bir radyo, televizyon ve gazete var” ifadelerini kullandı.

Seyyid, davranış ve ahlakları açısından Twitter’ın siyasetçilerin kendilerini ifade etmeleri, bir konuya yorum yapabilmeleri, destekte, dayanışmada bulunabilmeleri ve tebrik ve başsağlığı dileyebilmeleri için iyi bir araç olduğunu” belirtti.

Öte yandan Seyyid, Başbakan Saad Hariri’nin Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a sunduğu hükümet taslağına da değindi. Bu çerçevede Cemil Seyyid, “Bugün Saad Hariri’nin Cumhurbaşkanı Avn’a hükümet taslağını sunmasına tanık olduk. Akşam vaktinde ise ekranlar, Caca ve Canbolat ile siyasetin gayri meşru çocukları olarak gülüştüğünü gösterdi. Daha sonra profesyonel sahtekarlardan anayasayı yorumlamalarını istedi! Suriye işgali zamanında bile Cumhurbaşkanının yetkileri Avn’a karşı iki yıllık politik bir savaştan etkilenmedi” ifadelerini kullandı.

Seyyid, son yorumlarında da “köpeğinin devletten daha onurlu olduğunu” ifade etti.

Aynı şekilde Lübnan Adalet Bakanı Selim Cerissati, yaptığı açıklamada, “Eski Başbakan Fuad Sinyora’nın Taif’e dair döktüğü timsah gözyaşları, ona fayda sağlamayacak. Anayasaya yönelik darbesine cevap vermek için elinden tutacağız. İyi bir anayasa grubu, sizi evinizden vurur, efendisine sadakat yemini ettiği Baabda Sarayı’ndan değil. Aradığınız şey (anayasal hiyeroglifler), içeriğiyle çelişen tek bir anayasa çalışmasıyla ortaya çıkmadı” ifadelerini kullandı.

Çevre Bakanı Tarık el-Hatib ise Özgür Yurtsever Hareketi liderlerinden, aynı zamanda Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Cibran Basil hakkında, Twitter hesabı aracılığıyla, “Adamlığın, kibrin ve ululuğunla sınanıyor. Yani sen ey Cibran, yüce dağlara uzanıyor ve mütevazilikle kolayca kucaklaşıyorsun. Gençlerin, sana kinlerini püskürtmesi şaşırtıcı değil. Onlar tembelliklerini, cehaletlerini, günahlarını ve aptallıklarını ortaya koyuyor. Seninle, önünde, arkanda ve yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Gazeteci Charles Eyub’a da Twitter aracılığıyla seslenen el-Hatib “Büyük dava adamlarına küstahça saldırın, makamını yükseltmeyecek. Cibran Basil, sana cevap değil, mertebesine yükselme şerefi verecek. Akıl hastanesine ihtiyacın var. Havla Charles Eyub, havlamaya devam edeceksin. Sana kemik fırlatmayacağız” dedi.

Şarku’l Avsat da Rola Tabsh Jaroudi’yle Twitter’a hakim olan bu üslup hakkında konuştu. Bu çerçevede Jaroudi, “İfadelerin önyargısız olduğu söylenebilir. Yayınlanan tweetler, kabul olunmamış politikacılar veya siyasi taraflar hakkında… Başkalarına karşı düşük kelimeler ve kötü ifadeler içeriyor. Bu araca başvuranlar, konumlarını aşağılıyor. Mesajlar, saygılı bir çerçevede iletilebilir. Bu tür tweetler, zayıflığı yansıtır. Güç, pozisyonunu tanımak veya eleştirmek için bu yöntemlere başvurmaz” şeklinde konuştu.

Tabsh Jaroudi ayrıca, “Hakkında kötü ifadeler sarf edilen herkes, adalete başvurma hakkına sahiptir. Milletvekillerinin dokunulmazlığı olduğu doğru, ancak aşağılama ve yergiye başvuran milletvekillerinden bu dokunulmazlığın kaldırılması için harekete geçmek ve daha sonra haklarında dava açmak mümkün” dedi.

Diğer taraftan Sosyoloji Profesörü Dr. Talal Atrissi, “Lübnanlı politikacılar bu siteyi keşfettiklerinde, uluslararası bir siyasal dünyaya girmişler gibi, özel bir ilgi duydular. Pozisyonlarını da Twitter aracılığıyla ilan ettiler, tıpkı bu dünyaya ait olduklarını ilan ettikleri gibi” ifadelerini kullandı.

Lübnan’da sadece Twitter aracılığıyla değil, genel olarak politikacılar üzerinde kontrol sağlanmasının zor olduğunu kabul eden Atrissi, “Konu, ahlaki seviyeyle ilgili. Bazı politikacılar, kendilerini kontrol ederek saygınlıklarını koruyor. Diğerleri ise tweetlerinde ahlaki bir standart takip etmiyor” dedi. Profesör, “Ortalama bir vatandaş, muhasebeye tabi tutulurken, aynı politikadan rahatsız olan, kontrollere uymayan ve aşağı doğru bir dilde konuşanlara yönelik soruşturma talep ediliyor. Bu, Lübnan’da ironik bir durum. Çünkü hak, sıradan vatandaşların sahip olduğu bir şey değil” şeklinde konuştu.

Profesör Dr. Talal Atrissi açıklamasının devamında ise, “Politikacılar, söylemek istediklerini söylüyor. Kimse onları, bir medya diyaloğunda olduğu gibi rahatsız etmiyor ya da onlarla tartışmıyor. Twitter, onların açısından aynı zamanda ciddi ve sanal bir dünya. Kimin kontrol ettiğini düşünmüyorlar, onlara kimin cevap verdiğini umursamıyorlar çünkü onu tanımıyorlar. Ona cevap vermek için de kendilerini yormuyorlar. Ancak politikacıların insanlar için lider ve rol modelleri olduğunu varsayarsak, bu liderin küfürlerini duyduğumuzda bu durum, başkalarının da aynı şeyi yapmasının yolunu açıyor. Bir politikacı, ifadelerinden sorumludur. Yaratılışını açığa vurma ve bundan sorumlu değilmiş gibi sırtını dönme hakkı yok. Genellikle, sıradan insanlar böyle yapar” ifadelerini kullandı.

Profesör Atrissi ayrıca, “Bir bakanın başka bir bakanı övdüğü sorumluluk bilinci nerede kaldı? Lübnan’daki sorun, Batılı ülkelerde görmediğimiz buharlaşma kültüründedir. Ortada, başka amaçlar için kullanılan bir Twitter siyaseti var” dedi.

Tabsh Jaroudi ise, tweetlerdeki saldırganlık hakkında, “Bu tür tweetler Lübnan’ı isyana, tahrik ve yıkıma sürükler. Bu durum, insanların Lübnan’da ne kadar umursamaz olduklarını ve iddia edildiği gibi bunu nasıl teşvik edildiğini gözler önüne seriyor. Ekonomik gelişmeyi teşvik edecek bir hükümete ulaşmak için üç başkanlık tarzına bakmamız, bundan daha iyi olurdu” şeklinde konuştu.

Talal Atrissi ise, “Lübnanlıların davranışlarındaki problem, sanki birbirleriyle Twitter üzerinden agresif bir şekilde karşı karşıyalarmış veya benden olmayan herkese karşı bir saldırganlık varmış gibi” dedi. Atrissi ayrıca, “Bu kültürü değiştirmek için çok zamana ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.