Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Macron, Cezayirli savaşçılara ‘onur nişanesi’ verdi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Cezayir/Bu’lam Gimrase

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Cezayir’in Fransız sömürgesi altında olduğu dönemde (1954-1962) orduya katılmış Harkilere onur nişanesi vermesi tartışmalara neden oldu.

Cezayir’in bağımsızlık mücadelesi verdiği sekiz yıllık dönemde, Fransız ordusuna katılan ve “hareket” kelimesinden gelen “Harki” ismiyle anılan yaklaşık 140 bin Cezayirli, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından Fransa tarafından kaderlerine terk edilmişti.

Geçtiğimiz hafta Macron, Fransız güvenlik güçlerinin Cezayir Savaşı sırasında işkence yaptığını kabul etmiş, işkencede ölen bağımsızlık yanlısı matematik öğretmeni Maurice Audin’in 87 yaşındaki eşinden özür dilemişti.

Onur nişanelerinin bu özrün ardından ve Cezayir’in kuruluş tarihi olan 25 Eylül’den (1962) kısa süre önce verilmesi dikkat çekti.

Bu karar Cezayir hükümeti tarafından Harkiler’in Cezayir’e dönüşünü sağlama talepleri bakımından olumlu bir adım olarak değerlendirilmişti.

Ancak ister halk, ister üst düzey yetkililer olsun Cezayirlilerin çoğunluğu, Fransız sömürgeciliğine yardım eden hiç kimsenin ülkelerini ziyaret etmesini istemiyor. Bunlar, Fransa’da doğan Harki evlatlarından da olsa. Bu dosya Fransa’nın eski sömürgeciliği ile olan ilişkide en hassa konulardan bir olarak kabul ediliyor. Bu tartışma geçtiğimiz yılın sonlarında Macron’un Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında yeniden ortaya çıkmıştı. Macron, söz konusu ziyaret esnasında hükümet yetkilileri tarafından soğuk bir şekilde karşılanmıştı.

“Resmi yanıt vermedik”

Mücahitler Bakanı Tayyib Zeytuni, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hükümetin 2012 yılının sonlarında eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından sunulan bu konuyu ele almayı prensip olarak reddettiğini ifade etti. Söz konusu dosya 2007 yılı sonlarında eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin gerçekleştirdiği ziyaret sırasında da ele alınmıştı. Emmanuel Macron ise 2017 yılının Şubat ayında henüz Cumhurbaşkanı adayı iken gerçekleştirdiği ziyarette bu konuya değinmişti. Zeytuni, “Bizler, Macron’un talebiyle ilgili herhangi bir resmi yanıt vermedik. Ancak kesinlikle bu konudan rahatsız olduğumuzu hissetti. Bunun devrimimiz, şehitlerimiz ve yaşayan mücahitlerimize bir saldırı olduğunu anladı” dedi.

Zeytuni ayrıca hükümet radyosuna verdiği bir röportajda, Cezayirli taraflarla istişarelerde bulunmaktan bahseden Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’a cevap olarak hükümetinin Harkiler ve çocuklarının Cezayir’i ziyaret etmesiyle ilgili Fransa ile müzakerede bulunmak istemediğini belirtti.

Zeytuni, Fransız işgaline yardım edenlerin Fransız ideolojisine sahip olmayı tercih ettiklerini söyleyerek, onların Fransız olduğunu, Cezayirli olarak nitelendirilemeyeceklerini belirtti. Cezayirli Bakan, “Onlarla bizim bir ilgimiz yok. Ne onlar bizden ne de biz onlardanız. İhanet hakkında müzakerede bulunmayı asla kabul etmeyeceğiz. Açıkça söylüyorum ki bunlar, Fransız milletinden şehitlerimizin anısına asla ihanet etmeyeceğiz. İlgili bazı dosyalarda düzenlemelere gidilmedikçe Fransa ile aramızdaki ilişkiler normalleşmeyecek” şeklinde konuştu. Söz konusu dosyalardan biri de Paris’in elinde bulunana devrim arşivinin Cezayir’e teslim edilmesi olduğuna işaret etti. Söz konusu arşivde sömürge suçları videolar ve fotoğraflarla belgelenmiş durumda. Bir başka dosyada ise Fransa’nın bağımsızlıktan hemen sonra Cezayir çöllerinde gerçekleştirdiği nükleer patlamaların kurbanları yer alıyor.

Fransız gazeteci Pierre Daum, Harki dosyasını çalışmak üzere 3 yılını Cezayir’de geçirdi. Çalışmalarının 2015 yılında çıkardığı ‘Les harkis, le dernier tabou’ kitabında topladı.

“25 bin kişi Fransa’ya göç etti”

Daum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Cezayir’in resmi tarihi 50 yıldır, tüm halk 1954 yılında başlayan sömürgeciliğe karşı çıktı. Sayıca azınlıkta olan Harkiler, 1962 yılında Fransa’ya gittiler. Bir kısmı ise halk tarafından intikam amaçlı öldürüldü. Kitabımda iki konuya açıklık getiriyorum: Birincisi Harkiler sayıca bilindiğinden fazlaydılar yaklaşık 400 bin kişiydiler. Belki de mücahitlerin sayısından da fazla. İkinci konu ise bunlarda çok azı, yaklaşık 25 bin kişi Fransa’ya göç etti. 1962’de binlercesi öldürüldü. Ancak çoğunluğu hayatta kaldı” ifadelerini kullandı.

Kitabının Fransa’daki önemli tarihçiler tarafından beğenildiğini söyleyen Daum, “Herkes, Cezayir halkının bağımsızlığını kazanması gerektiği konusunda ikna oldu. Harkiler ise onlara göre hain olarak nitelenmemeli. Bu insanlar gerçeğin karmaşık olduğunun farkında işin sonunda Harkiler de sömürgecilik zulmünün kurbanları idiler” şeklinde konuştu.