Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Macron, Fransa’da demokrasi tartışması başlattı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yurtiçi ve yurtdışında yoğun bir mesai yürütüyor. Fransa’da reformlara imza atmak isteyen genç Cumhurbaşkanı, ABD ve müttefiklerinin Suriye’ye yönelik operasyonlarına da katılıyor. Macron, önümüzdeki hafta gerçekleştireceği ABD ziyareti öncesi Avustralya ve Yeni Zelanda’yı ziyaret edecek.

Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında, Fransa Cumhurbaşkanlığına seçilen Macron, Avrupa’daki bağımsız yandaşı halk hareketleri, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkış süreci (Brexit) ve Avrupa ülkelerinin vatandaşlarını terörden koruyamadığı tartışmaları içinde Avrupa’nın birliği için bir umut olarak görülmüştü. Fransız Cumhurbaşkanı bu imajını her şeyden önemli görüyor.

Merkel, 4 ay boyunca hükümet kuramadı

Almanya’da Angela Merkel’in seçimlerde aldığı yara sonrası 4 ay boyunca hükümeti kuramadığı, İngiltere’nin AB’den ayrılması, İtalya’nın yaşadığı zorluklar, Avusturya, Polonya ve Macaristan’daki ekonomik krizler, Macron’u AB projesinin kurtarıcısı ve bu projeye yeni bir dinamizm getirecek bir lider konumuna oturtuyor.

Macron, geçtiğimiz Eylül ayında, Sorbonne Üniversitesi’nde yaptığı açıklamadan sonra Fransa’da uygulamak istediği projelere dair ikinci açıklamasını dün, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) gerçekleştirdi.

“Tehlikeli ve kaos içinde geçecek bir yıl”

Konuşması boyunca AB’yi savunan ve AB’nin kaoslar ve savaşlarla sarsılan dünyadaki önemine ısrarla vurgu yapan Macron, bu yılı da tehlikeli ve kaos içinde geçecek bir yıl olarak niteleyerek, Avrupa’nın bu tehlikeden uzak olmadığına dikkat çekti. Polonya ve Avusturya gibi ülkelerde yaşananlara değinen Macron, “Liberal olmayan demokratlığın yükseldiği” uyarısını yaptı.

Macron, AP’de gerçekleştirdiği konuşmada, “Otoriterleşme karşısında verilecek cevap otoriter demokrasi değil, demokrasinin otoritesi olmalı” cümlelerini kullandı.

AB’nin korunması ve reform çağrısı yaparak, Avrupa’nın kalkınmasının ve aidiyet duygusunun artırılmasının gerektiğine işaret eden Macron, sözlerini şöyle sürdürdü;
“70 yıldır içinde yaşadığımız AB modelini korumalıyız. Ancak bu model çağın gerekliliklerine göre güncellenmelidir. AB modeli, esas itibariyle Avrupa içindeki azınlıklara ve farklılıklara saygıya dayanmaktadır. Bu ortak yaşamın da temelini oluşturur.”

Önerilerinin ancak eşitlik ve farklı görüşlere saygı ilkeleriyle hayata geçirilebileceğini savunan Macron, AB’ye daha fazla katılım olmasını, kıta birliğine doğru bir yönelim olmasını talep ediyor. Ancak, Avrupa’daki mevcut durum Macron’un aksi yönünde görülüyor. Milliyetçilik yükselirken, AB’nin vatandaşlarını koruyamadığı gerekçesiyle ulusal egemenlik talepleri giderek artıyor. Bu da AB içindeki iç savaş riskini ortaya çıkarıyor.

“Dünya Avrupa’nın ilkelerine muhtaç”

AB’nin egemenliğinin artırılması gerektiğini ifade eden Macron, “Dünya Avrupa’nın ilkelerine muhtaç” dedi. Başta Suriyeliler olmak üzere 2016 yılında birçok ülkeden Avrupa’ya doğru görülen mülteci akımının AB ülkelerinde aşırı sağın ve milliyetçiliğin yükselmesine ve AB ilkelerinin reddedilmesine sebep olduğunu dile getirerek, bundan kaygı duyduğunu ifade etti.

Avrupa’da mülteci sorunu

Macaristan ve Romanya gibi Avrupa ülkeleri, mültecilerin AB ülkelerine dağıtılmasını ön gören anlaşmayı reddetmeye devam ediyor. Bu durum, Avrupa içindeki bölünmeleri yansıtıyor. Sonuçta da gerek iç meseleler, gerekse dünyayı sarsan olaylar karşısında, bölünmüş halde olduğu açıkça görülen Avrupa güçsüzleşiyor.

Macron, “Dıştan gelen Jeopolitik riskler, Avrupa’ya kendi siyasetini uygulama konusunda güç veriyor” derken, önceki gün, AB’nin İran’a yönelik siyasetine dair bölünmeler yeniden ortaya çıktı. AB ülkelerinin yaşadığı bir diğer sorun ise üye ülkelerden Fransa ve İngiltere’nin (Brexit henüz bitmedi) Suriye rejimine yönelik bombardımanlara katılması oldu.

Demokrasinin AB’nin en önemli ilkesi olduğu düşünüldüğünde, Macron, demokrasiyi korumayı önceliklerinin önceliği olarak nitelendiriyor. Ancak, Macron’un savunduğu liberal demokrasi, bazı AB ülkelerinde görülen demokrasinin otoriterleşme eğilimiyle çelişiyor.

“Avrupa, kimliğini demokrasiyle koruyor”

Macron, AP’deki konuşmasında, bu soruna şöyle değindi; “Vizyonumuzu ve geleceğimizi şekillendiren şey Avrupalı kimliğimizdir. Kimliğimiz vatanı korumaya dayanan demokrasiyle temellenir. Sadece vatan. Burada, liberal ve özgür demokrasiden bahsediyorum. Avrupa, kimliğini demokrasiyle koruyor. Burada demokratik otorite vardır. Demokratik otorite anlayışını ölümüne savunmalıyız.”