Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Macron, Trump’ın Avrupa’daki ‘ilk dostu’ konumunu kaybediyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris’te gerçekleştirilen Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 100’üncü yıldönümü anma törenlerinden hemen sonra Twitter’dan yayınladığı 5 mesaj arasında Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un gerçek Avrupa ordusu oluşturulması teklifini kınadığı tweeti Fransız vatandaşların hoşnutsuzluğuna sebep oldu. Trump cuma gecesi Orly Havaalanı’na inmeden kısa süre önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Macron’un “ABD, Çin ve Rusya’dan korunmak için Avrupa’nın kendi ordusunu oluşturması gerektiğini” söylediğini belirterek bunu “Çok aşağılayıcı” olarak nitelendirmişti.

Elysee Sarayı’nın cumartesi, pazar ve pazartesi günkü girişimleri, Beyaz Saray ile olan gerginliği ortadan kaldırmadı. Elysee Sarayı tarafından yapılan açıklamada Macron’un asla ABD karşıtı bir çağrıda bulunmadığı ve sözleriyle ABD’nin Avrupa ülkelerinin güvenliği için tehdit oluşturmayı kastetmediği kaydedildi. Açıklamanın devamında, Macron’un bu çağrısının yeni olmadığı ve Fransa’nın Avrupalı ortaklarının, Avrupa çıkarlarını savunmak için bir Avrupa ordusunun kurulmasının gerektiğine dair teşviklerde bulundukları kaydedildi. Fransız kaynaklar her halükarda böyle bir projenin yakın gelecekte görülmeyeceğini ve AB içindeki pek çok üye ülkenin ortak Avrupa savunması hususunda ABD-Atlantik şemsiyesini tercih ettiğini dile getirdiler. Özellikle daha önce Sovyetler Birliği’nin yörüngesinde olan ve ardından hızlı bir şekilde ayrılarak NATO’ya katılmak isteyen ülkeler bu hususta ısrarcı oldu.

Yapılan yorumlar bu konuların politika çerçevesinde kaldığı ve haklarında kabul, cevap, tartışma, onay veya ret gibi birçok karar alınmasının muhtemel olduğu yönünde. Ancak ABD Başkanı, Twitter’dan yayınladığı şu mesajı ile Fransız vatandaşlarının ulusal duygularına hakaret etmeyi hedeflediği öne sürüldü:

“Emmanuel Macron, Avrupa’nın ABD, Çin ve Rusya’dan korunmak için kendi ordusunu kurması gerektiğini savunuyor. Ama iki dünya savaşında da Avrupa’ya saldıran Almanya olmuştu. Fransa o zaman ne yapmıştı? ABD kurtarıcı olarak çıkagelmeden önce Paris’te Almanca öğrenmeye başlamışlardı. Bedelini ya NATO’ya ödersiniz ya da ödemezsiniz!”

Trump bu ifadeleriyle sadece Hitler ile el sıkışan ve onun emirlerini yerine getiren Mareşal Philippe Pétain’in temsil ettiği hükümetin değil, aynı zamanda halk tabanında da birçok Fransızın Alman işgalciyle işbirliği yaptığına işaret etmek istediği kaydedildi.

Ülkesinin asla bir Fransa düşmanı olmadığını belirten Trump, Birinci Dünya Savaşı’nda kısmen ve İkinci Dünya Savaşı’nda ise ülkeyi tamamen işgal eden devletin Almanya olduğunu hatırlattı. Ancak Trump bununla yetinmedi ve öfkesini dışarı vurarak Fransa Cumhurbaşkanı’na kişisel olarak da saldırıda bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı’nın popülerliğinin yüzde 26’ya düştüğünü hatırlatarak, yüzde 10’lara yükselen işsizlik oranının düşürmedeki başarısızlığını dile getirdi.

İşin aslı Macron’un, Avrupa’nın mali yükünü üstlenmesi gerektiği konusunda ısrar eden Amerikalı misafirinin davetini kabul etmesine rağmen Trump ile yaptığı kapalı görüşmelerde gerginliğin ortadan kaldırılması hususunda başarılı olamadığıdır. Ayrıca her seferinde ikili ilişkiler hakkında konuşurken “zorunlu istasyon” olan geleneksel dostluğun hatırlatılması yeterli görülmüyor. Bir yandan Fransızlar, 1777’de Amerikalıların Britanya’dan bağımsızlık kazanmalarına destek olmak için Paris tarafından gönderilen asker Gilbert du Motier de La Fayette’in imajını ön plana çıkarırken diğer yandan ise Amerikalılar iki dünya savaşı sırasında da Fransa’yı kurtarmaya geldiklerini hatırlatıyor.

Fransa’da hayal kırıklığına uğramış olan biri varsa onun da başkanlığının ilk gününden itibaren Trump ile yakınlaşmak isteyen Macron olduğu belirtiliyor. Macron, Trump’ı geçen sene Fransız Milli Günü kutlamalarına şeref konuğu olarak davet etti ve daha sonra da geçen baharda Washington’a ziyarette bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı’nın amacı kişisel ilişkilerin Trump’ın politikalarına etki etmesiydi. Ancak Macron hayal kırıklığına uğradı. Trump’ın tweetleri onun kişisel ilişkilerini çiğnemekten çekinmediğini, uysallaştırmanın ve baştan çıkarmanın kolay olmadığını gösterdi.

Amerikan-Fransız siyasi kaynaklar, iki taraf arasında son dört gündür yaşanan anlaşmazlıkları buzdağının sadece görünen kısmı olarak değerlendiriyor. Söz konusu anlaşmazlıklar, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2015 sonunda Fransa’da imzalanan Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi ile başladı. Ancak Trump’ın hamleleri bu kadarla sınırlı kalmadı. ABD Başkanı’nın kısa süre içinde hayata geçirdiği diğer uygulamalar şunlar oldu:

– Avrupa Birliği (AB) ve NATO’yu kınayarak Avrupalı ortaklarını mali sorumluluklarını yerine getirmemekle itham etti

– Tek taraflı bir politika izleyerek Avrupalı müttefiklerine danışılması gereğini hesaba katmadı

– İran’la olan nükleer anlaşmayı yerle bir edip yaptırımları yeniden uyguladı

– Üç Avrupa ülkesinin şirketlerinin yaptırımlardan muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalanması taleplerine cevap vermeyi reddetti

– Uluslararası kurumları kınayarak onlardan ayrıldı

– Ticaret savaşı başlatarak Avrupa’nın alüminyum ve çelik ihracatına vergiler koydu

– ABD Büyükelçiliği’ni İsrail’in başkenti olarak tanıdığı Kudüs’e taşıdı

Paris ve Washington yönetimleri tüm bu başlıklarda karşıt taraflarda yer aldı.

Macron’un yüzüncü yıl kutlamaları münasebetiyle yapmış olduğu konuşma ve son çağrısı, dünyanın işlerinin idaresinde ve fanatik milliyetçilikten uzaklaşma hususlarında “çoğulculuğun” gerekliliğine odaklandı.

Bugünkü soru ise şu: İki taraf arasındaki ilişkiler nereye gidiyor?

Paris, farklılıklara ve anlaşmazlıklara rağmen Washington ile ilişkilerini kesmek istemiyor. Bu nedenle Elysee kaynakları iki liderin sürekli temas halinde olduğunu ve iki başkent arasındaki ilişkilerin kesinlikle devam edeceğini vurgulayarak gerginliği hafifletmeye çalışıyor. Ancak yapılan yorumlar Trump’ın önümüzdeki birkaç gün içinde en sevdiği etkinlik olan ve ne dostun ne de düşmanın istisna edilmediği “sabah tweeti sporuna” dönmesinin muhtemel olduğu yönünde.