Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Menbiç planı, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri test edecek | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Türkiye ile ABD arasında yaşanan gergin bir dönemin ardından, Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç kentine yönelik karmaşık yol haritasının uygulanması, iki ülke arasındaki güvenin yeniden kazanılması konusunda bir test olma niteliğini taşıyor.

Aynı şekilde, Menbiç’e yönelik yol haritası üzerinde ilerlemek, Türk ordusunun Rusya’nın onayı ile Afrin’e girdiği dönemde olduğu gibi YPG birimlerinin ABD tarafından yeni bir ‘ihanete’ maruz kalabileceğine de işaret edebilir.

Bölge halkı geri dönecek

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Washington ve Ankara arasındaki yol haritası, Menbiç eteklerinde ABD-Türk devriyelerinin oluşumunu, YPG unsurlarının Fırat nehrinin doğusuna çekilmesini, Menbiç Askeri Konseyi’nin rolünü arttırmayı, Kent Sivil Meclisi’nin oluşumunu ve göç etmek zorunda kalmış Arap ve Kürtlerden oluşan bölge halkının topraklarına geri dönmesini öngörüyor.

Bu yol haritası, eski ABD Dışişleri Rex Tillerson, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral Herbert Raymond McMaster’ın, ABD’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ndeki (NATO) bir müttefiki olan Türkiye ile ortak kurallar elde edebilme yönündeki isteklerinin bir özeti oldu. Ancak, iki ülke arasında bazı anlaşmazlıklara ek olarak, ABD yönetimindeki bu isimlerin görevlerinden ayrılması, yol haritasının uygulanması anlamında yavaşlamaya neden oldu.

3 aşamalı yol haritası

Yoğun müzakerelerin ardından, iki ülkeden üst düzey askeri yetkililer ve diplomatlar, Washington’da bir araya gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo tarafından onaylanan Menbiç’e yönelik 3 aşamalı yol haritasını çizdi. Ancak, yol haritası açıklandığı anda ABD ve Türkiye arasındaki okuma farkları da yüzeye çıktı.

Ankara, YPG birimlerinin şehirden çıkışı, silahlarını Menbiç Askeri Konseyi’ne teslim etmesi ve Kent Sivil Meclisi’nin kurulmasını içeren planın uygulamasını on gün içinde başlatmak isterken, Washington, zaman çizelgesinin sadece bir ‘gösterge’ olduğunu, her yeni aşamanın uygulanmasının ABD-Türk arasındaki güvenin geri gelmesiyle bir önceki aşamanın başarısına bağlı olduğunu düşünüyor.

YPG anlaşmayı ABD’den öğrendi

Şarku’l Avsat’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen YPG liderlerinden biri, YPG birimlerinin 2016 yılında DEAŞ’ı bölgeden çıkardıklarından beri amaçlarının Menbiç’i kontrol altına almak olmadığını dile getirerek, ABD tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Menbiç Askeri Konseyi ve Kent Sivil Meclisi’nin kurulmasını desteklediğini vurguladı.

Geçtiğimiz saatlerde koalisyon ile Menbiç Askeri Konseyi arasında bir toplantı yapıldı. YPG ise, Ankara’da ABD-Türkiye arasında gerçekleşen müzakerelerinin sonuçlarını ve bir anlaşma taslağı hazırlandığını geçen hafta ABD’lilerden öğrendi.

YPG lideri, geçmişte bölgede yaklaşık 300 kişilik birimleri olduğunu, ancak bu rakamın kademeli olarak azaltıldığını, sayıları 5 bin-6 bin civarında olan Menbiç Askeri Konseyi’ne eğitim veren 30 danışmandan da geriye sadece 2 danışman kaldığını belirtti.

Yol haritasının ilk aşamasında şehir kırsalındaki Menbiç Askeri Konseyi ve Türk ordusu tarafından desteklenen Fırat Kalkanı grupları arasındaki hatlarda ABD-Türkiye devrilerinin oluşturulacağını tahmin eden YPG lideri, “Planın ikinci aşamasının uygulanmasına devam etmek için sakin olmak, dengeyi ve aradaki güveni geri kazanmak gerekir” yorumunda bulundu.

Şehrin yönetimi Kent Sivil Meclisi’ne verilecek

Bundan sonra odak noktasının Menbiç Askeri Konseyi’ne kaydırılacağını kaydeden lider, idarenin şehir halkını da içeren Kent Sivil Meclisi’ne verileceğini ve göç etmek zorunda kalan şehir halkının geri dönmesi konusuna geçileceğini söyledi.

“Herhangi bir alanı kontrol etmek istemiyoruz. Aksine, programımız DEAŞ’i oradan kaldırmak ve liderliğin kendilerine teslim edilmesi için yerel halka yardım etmekti” diyen lider, Menbiç’te de aynı şeyin olacağına dikkat çekti.

Ankara için, Washington’un bu anlaşmayı yerine getirmesi, Ankara’da darbe girişimi konusundaki tutumu ve Suriye’nin kuzeyindeki YPG birimlerini destekleyip silahlandırmaya devam etmesi nedeniyle kendisine karşı kaybolan güveni yeniden tesis etmesi konusunda bir başlangıç olacak.

Şarku’l Avsat’a konuşanTürk kaynaklar konu hakkında şu ifadeleri kullandı; “Washington, geçtiğimiz yıllarda verdiği sözleri pek tutmadı. DEAŞ’tan kurtulmanın ardından Rakka’yı şehir halkına vereceğine söz verdi, fakat yapmadı. DEAŞ’ın yenilgisinden sonra YPG birimleriden ağır silahları geri çekeceğini dair söz verdi, fakat bunu da yapmadı. Aksine, bölgede 20 askeri üs kurdu.”

Türkiye-Rusya ilişkileri

Diplomatik kaynaklara göre, Menbiç planının uygulanması, NATO müttefikleri arasında güvenin geri dönüşünün yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yüksek askeri teknoloji için Washington ile temas halinde olan Türk ordusuna S-400 füze savunma sistemini satmaya devam eden Rus lider Vladimir Putin’den ayrılma olasılığını gösterme konusunda da bir test olacak.