Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Mezopotamya ‘İran su savaşı’ ile karşı karşıya kalacak mı? | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Riyad: İbrahim Ebu Zeyd/Şarku’l Avsat

Irak (Mezopotamya- Dicle ve Fırat) son yıllarda, içme suyu veya tarımsal kullanım anlamında ciddi su kaynakları sıkıntısı yaşıyor. Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyeleri, Türkiye ve İran’ın su politikaları nedeniyle önemli ölçüde azaldı.

Özellikle Türkiye’nin Ilısu Barajı’nın sebep olduğu zararlar ile birlikte Tahran’ın Irak topraklarına doğru akan sudan 7 milyar metreküpten fazla bir miktar kesmesi, yaşanan durumun en başat sebepleri arasında yer alıyor. Ilısu Barajı, Irak’ın Dicle suyundaki payını yüzde 50’den daha fazla düşürdü. Irak’ın Dicle’den elde ettiği yıllık su miktarı 21 milyar metreküp iken 9 milyar metreküpe düştü ve 695 bin hektardan fazla tarım arazisi sulama suyundan mahrum kaldı.

Bağdat ve Musul kentlerindeki Dicle nehrinin su seviyesi, nehri yürüyerek geçmeye imkan verecek derecede benzeri görülmemiş bir şekilde azaldı. Bu, Türkiye topraklarında nehrin kaynağı üzerinde kurulmuş olan Ilısu Barajı’nın doldurulması işleminin başlamasından sonra gerçekleşti. Irak tarafındaki nehre doğrudan etkileri olan bu durum, su seviyesinin düşmesine sebep oldu.

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Baraj Müdürlüğü tarafından açıklanan açıklamaya göre, İran hükümetinin, Süleymaniye vilayetinden geçip Kerkük ve daha sonra Irak’ın iç kesimlerine doğru akan Küçük Zap suyunu yeniden kesmesi, Süleymaniye’ye bağlı Kaladıze kasabasındaki su projesi için ciddi bir krize neden oldu.

İran tarafından salı günü yapılan açıklamada, Irak topraklarına akan sudan 7 milyar metreküplük kesinti yapılacağı belirtildi. Bu durum, Basra başta olmak üzere bazı Irak şehirlerin bilfiil muzdarip olduğu su sıkıntısı ve kirlilik sorununu daha da kötüleştiriyor.

İran Tarım Bakanı Yardımcısı Ali Murad Ekberi yaptığı açıklamada, ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in talimatıyla batı ve kuzeybatı sınırlarında 7 milyar metreküplük su kesintisi uygulanacağını söyledi. Kesilecek su miktarının İran’daki 3 proje için kullanılacağını belirten Ekberi, Huzistan’da 550 hektar, İlam’da ise 220 hektarlık tarım arazisinin sulanacağını ifade etti.

Ekberi, bu projelerin ülkedeki tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini artırmaya olan etkisine dikkat çekerek, “Suyun azalması en büyük tehlikelerden biri. Bu yüzden durumu kontrol altında tutmaya çalışıyoruz” dedi.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından daha önce yapılan açıklamada, İran’ın Karun Nehri’nin yönünü tamamen değiştirdiği ve Karkheh Nehri üzerinde üç büyük baraj kurduğu kaydedilmişti. Bu iki nehir, bölgede ve Irak’ta bulunan büyük su kaynaklarının başında geliyor.

Temmuz ayından beri su sıkıntısı, kirlilik ve hizmetlerin bozulması nedeniyle yaşanan büyük gösterilere sahne olan Basra başta olmak üzere, şehirlere ve çevre bölgelere doğru akan suyun yönünün İran tarafından değiştirilmesi, Irak’ı gerçek bir sorun ile karşı karşıya bıraktı.

Türkiye’nin bu yıl ocak ayında tamamlanan Ilısu Barajı’nı işletmeye başlamasının ardından, Türkiye ve İran’dan gelen su düzeyindeki düşüş, Irak’ta Dicle Nehri’nin miktarının yarı yarıya azalması endişesine sebep oldu.

Şattu’l-Arab, Basra’nın kuzeyindeki Dicle ve Fırat nehirlerinin birleşmesinden oluşuyor. Türkiye ve İran’ın kararları neticesinde nehrin su seviyesi düştü. Bu durum, Arap Körfezi’nden alınan tuzlu su miktarında artışa yol açtı.

Söz konusu sebeplerin Irak’ta kuraklık korkusunu arttırması ve Irak hükümetinin su kıtlığı nedeniyle ziraat mahsulünün yarısından vazgeçmeye karar vermesinin ardından, tehlike çanları çalmaya başladı.

Su kıtlığı, çok sayıda insanı içme suyundan yoksun bırakacak ve çölleşmeyi artırarak çevresel zararlara yol açacak. Tarım ve otlatmayı ciddi bir şekilde etkileyecek olan bu durum, canlı hayvan sayısının da azalmasına yol açacak. Söz konusu durum ayrıca, su arıtma tesisleri, petrol rafinerileri ve hastaneler gibi endüstriyel faaliyetler ve altyapı üzerindeki etkilerinin yanı sıra, Dicle Nehri boyunca inşa edilen enerji üretim sistemlerini de etkileyecek.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Irak hükümetinin güney illerindeki su krizini çözmek için ciddi önlemler almaması halinde, Irak’ta bir sonraki aşamada tanık olunacak yeni bir göç dalgası hususunda uyarıda bulundu.

Öte yandan, Londra’dan yayın yapan The Independent gazetesinin aktardığına göre, uzmanlar, özellikle kırsal alanlarda yaşanacak kronik su kıtlığı nedeniyle tahrip olan tarım arazilerinin bir güvenlik krizini tetikleyebileceğine dair uyarıda bulundular. Ayrıca, su kıtlığının dört milyon insanı evlerini terk etmeye zorlayabileceğine işaret ettiler.

Gazete tarafından yayınlanan “su savaşları dizisinin” ikinci kısmında, çok fazla tarım arazisine zarar veren su kıtlığından bahsedildi. UNEP’ten aktarıldığına göre, Irak şu anda, çoğunluğu güney kesiminde olmakla birlikte, 250 kilometrekarelik arazi kaybediyor. Ayrıca bu kesimlerdeki çölleşmede ciddi miktar da bir artış var.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan bir raporda, Irak’taki Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyesinde 20 yıl içerisinde yaşanacak yüzde 60’lık bir düşüşün ardından ortaya çıkacak su krizi hususunda uyarıda bulunuldu.

Irak’ta mevcut olan sulardaki en büyük payı Dicle Nehri oluşturuyor. Bunu, Fırat ve Karun’un yanı sıra İran’dan gelen nehirler takip ediyor.

Anadolu’nun güneydoğusundaki Toros dağlarından akan Dicle Nehri, Suriye’nin Kamışlı şehrine 50 km mesafeden geçerek, Fişhabur kasabasından Irak topraklarına giriyor. Nehrin Türkiye, İran ve Irak’ta kolları var. Irak’taki kollarından en önemlileri Habur, Büyük Zap, Küçük Zap, el-Azim ve Diyala. Dicle Nehri, Irak’ın Kurna şehri yakınlarında Fırat Nehri ile birleşerek Basra Körfezi’nden denize dökülmeden önce Şattu’l-Arab’da birleşiyor.