Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Münih konuşması Katar problemini çözmez | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Katar Emiri, ülkesine empoze edilen boykottan sonraki konuşmasını bu sefer Münih’te yaptı. Bu seferki konuşma öncekilerden değişik değildi; zulme uğradığını, yabancı ülkelerin konuya kayıtsız kalmasına rağmen konunun uluslararası boyuta taşıma çağrısı vs. Şeyh Temim konferanstakilerin sempatisini kazanmaya çalıştı, ülkesinin ‘küçük’ olduğundan, ‘işe yaramaz ve kimseye faydası olmayan’ krizin ‘ülkesine el koymak’ isteyen komşular tarafından ortaya çıkarıldığından bahsetti. Ama Şeyh Temim’in dinleyenlere anlatmadığı şeyler var, madem ki bu krizin kimseye faydası yok, ve madem ki, ülkesi ‘eskisine nazaran daha güçlü konumda’, kendisinin her uluslararası toplantıda ortaya çıktığını, art arda konuşmalar yaptığını, Katar’ın pozisyonunu anlattığını, ambargoyu uygulayan ülkelerin liderlerinin hiç birinin bu yola tevessül etmediğini anlatmıyor.

İddia ettiği gibi ülkesi güçlenmiş ve ambargonun yararsız olduğu ortaya çıkmışsa, kendisi de, ambargoyu uygulayan diğer dört ülke lideri gibi, krizi görmezden gelip ve ülkesinin yönetimine odaklanmıyor? Dünyanın bildiği, fakat Katar’ın itiraf etmekten sakındığı acı gerçek şu ki; Doha’nın tüm problemleri anlamsız ve önemsiz olduğudur, ve Katar’ın tek acil ve etkili problemi komşularının kendisine uyguladığı ambargodur.

Dikkatinizi rica ederim, Katar Emiri, konuşmasında, ‘Bölge krizlerini geçmişte bırakacak bölgesel bir güvenlik anlaşmasının yapılmasına’ çağrı yapması kendisinin ne denli İran isteklerine boyun eğdiğinin göstergesidir.

İran’ın, bölge ülkelerine müdahale etmeyi meşrulaştıracak böyle bir anlaşmaya çağrı yapması anlaşılabilir ama Şeyh Temim’in İran adına konuşması dört ülkenin Doha ve Tahran arasında gizli kapaklı ilişkilerin varlığı hakkındaki şüphelerini ispat etmektedir.

Zira; Katar’ın bu tür bir anlaşmadan her hangi bir yararı yoktur, elde edeceği tek yarar İran’ın isteklerini yerine getirmektir. Tüm bunlara rağmen, Şeyh Temim ülkesinin hakimiyetini muhafaza ettiğini söylemesi ilginçtir!

İran’ın, ülke emiri olarak, ajandalarını ve isteklerini kabul ettirmek için otoriteni kullanacak ve hakimiyetten bahsedeceksin!

Emir konuşmasında ‘bazı körfez ülkelerinin gelişi güzel politikalarının bölge güvenliğini tehlikeye sürüklediğini’ söylemiş, ama bunu söylerken asla İran’ı kastetmemiş, ambargoyu uygulayan dört ülkeyi kastetmiştir.

ABD güvenlik müsteşarının dün ‘İran provokatif çatışmaları körüklüyor, Tahran’ın bölge güvenliğini sarsan uygulamalarının durdurulması gerekiyor’ dediği günde, Katar Emirinin İran’ın safına geçip Tahran adına konuşması ve tehlikeli politikalarını görmezden gelmesi tahayyül bile edilmezdi.

Katar Emiri’nin konuşması başladığı gibi bitti, yani sonucu olmaksızın bitti. Diğer konuşmaları gibi rüzgarla uçup gitti. Sekiz aydır ülkesinin diplomatik çabalarının akamete uğradığı gibi, o konuşma da akamete uğradı. Şeyh Temim ABD, Almanya, Malezya, Fransa ve diğer ülkelere gitmek yerine krizin asıl nedenlerine neden eğilmediğini dünya kamuoyuna anlatsaydı daha yararlı olurdu.

Keşke Şeyh Temim, yeni bir kardeşlik dönemi inşası için, ülkesinden istenilenleri uygulamaması halinde Körfez ülkelerine Katar’a yaptırım uygulama hakkını tanıdığı maddeyi kendi eliyle ilave ettiği Riyad 2013-2014 Anlaşmasına uysaydı!

Hatırlatayım, Katar, bu anlaşmada, Müslüman Kardeşler Örgütü’ne verdiği desteği kesmeyi, Katarlı olmayan örgüt mensuplarının kovulmasını, Muhalif Körfez Ülkeleri vatandaşlarının Katar’da kalmamasını, Yemen’de ülke içi ve dışı bozguna yol açan her hangi bir tarafa destek vermemeyi, Körfez Ülkelerinin ittifak ettiği genel dış politikasına uymayı ve Körfez Ülkeleri vatandaşlarına ülkelerinde bozgunculuk yapmayı öğreten kurumların kapatılmasını taahhüt etmişti ama Doha bu anlaşmaya uymamıştı.

Sizce, Katar Emiri, krizin müsebbibi ve aynı anda ilacı olan ve taahhüt ettiği konulara neden uymadığını bir kere dahi anlatabilir mi?