Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Netanyahu, Washington’dan Moskova’yı sakinleştirmesini istiyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tel Aviv/Nezir Mecli

Suriye’de Rus uçağının düşmesinin ardından İsrail’de bu durumun, Moskova ve Tel Aviv arasında büyük bir krize yol açtığı ve stratejik bir boyut kazandığına dair hakim görüşe rağmen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün krizi yatıştırmaya yönelik açıklamalarda bulundu.

Krizi görüşmek için kabinesiyle acil toplantı düzenleyen Başbakan Netanyahu, bakanlara konu hakkında herhangi bir açıklamada bulunmamaları talimatı vererek, konu ile kendisi ilgilenecek. Netanyahu’ya yakın siyasi kaynaklar, Netanyahu’nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği iki görüşme ve İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı ile Rusya Savunma Bakanı arasında yapılan uzun toplantının ardından krizin kötüleştiğini, bu yüzden İsrail’in konuya müdahale etmesi için ABD yönetimine başvurduğunu belirttiler.

Netanyahu’ya yakın bir isim, krizin, bugün New York’taki 73. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu oturum aralarında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılması planlanan görüşmenin öncelikli ve en önemli konularından biri olacağını belirtti.

İsrail, Suriye’deki operasyonlarına devam edecek

İsrail Başbakanı, dün öğleden sonra New York’a gitmek üzere bindiği uçakta gazetecilere bir takım açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalarında Netanyahu, Rusya’nın önümüzdeki iki hafta içersinde Şam’a S-300 hava savunma sistemlerini teslim edeceğini duyurmasıyla ilgili doğrudan bir açıklamada bulunmaktan kaçındı. Ancak Netanyahu, “Güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumak için gerekli olanı yapacağız. İran’ın Suriye’deki askeri varlığını engellemek için gerekli bütün tedbirleri alacağız. Ordumuz Suriye’deki operasyonlarına devam edecek. İsrail ve Rus orduları arasında güvenlik koordinasyonunu sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Rus güçleriyle güvenlik koordinasyonunun devam ettiğini vurgulayan Netanyahu, Putin’in, Rusya ve İsrail ordularından üst düzey subayların yakın bir tarihte bir araya gelmesi teklifini kabul ettiğini açıkladı. Geçtiğimiz üç yıl içerisinde İsrail’in, Suriye’deki İran askeri varlığını ve Hizbullah’ın eylemlerini engellemede büyük bir başarı elde ettiğine işaret eden Netanyahu, “Devam etmemek için hiç bir sebep yok” dedi.

“Putin ile iki kez görüştüm”

Düşen Rus uçağına değinen Netanyahu, “Ruslarla aramızda her zaman büyük ve başarılı bir güvenlik koordinasyonu olmuştur. Fakat bu, istisnai olayların olmayacağı anlamına gelmiyor. Yine de genel olarak, aradaki koordinasyonun sağlanmasında çok büyük bir başarı elde ettik. Suriye’deki trajik olayın ardından, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iki kez görüştüm. Suriye’nin sorumsuzluğu sebebiyle düşen Rus uçağı mürettebatının yaşamını yitirmesinden duyduğum üzüntüyü ifade ettim” şeklinde konuştu.

İsrail Güvenlik İşleri için Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (KABİNET) dün gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının ardından yayınladığı bildiride, KABİNET üyelerinin Suriye’de düşen ‘İl-20’ Rus uçağında hayatını kaybeden Rus askerlerinin ailelerinin acılarını derin bir üzüntüyle paylaştıkları belirtildi. Öte yandan KABİNET, İsrail ordusundan üstü örtülü bir şekilde ‘İran’ın Suriye’ye girme teşebbüslerini engellemeye devam etmesini istedi.

Rusya, S-300 hava savunma sistemini Suriye’ye teslim edecek

Ancak Netanyahu’nun açıklamalarına rağmen, İsrail gazetelerinin askeri analistleri, İsrail ile Rusya arasındaki krizin, özellikle Rusya’nın başta Akdeniz sahilleri olmak üzere Suriye hava sahasını kapatma kararından sonra İsrail’in Rus uçağının düşmesinden sorumlu tutulmasının ardından ‘ciddi ve derin’ bir hal aldığına dair değerlendirmelerde bulundular. Aynı analistler İsrail’in ayrıca Lazkiye yakınlarındaki son baskınlarını gerçekleştirmesiyle birlikte Rusya’nın Suriye’ye S-300 hava savunma sistemini teslim edeceklerini açıkladığını belirttiler.

“ABD herhangi bir adım atmıyor”

Maariv gazetesi askeri analistlerinden Tal Lev Ram kaleme aldığı yazıda, “Ruslarla yaşanan kriz, ‘ciddi ve derin’. S-300 sisteminin kurulmasının, İsrail Hava Kuvvetleri’nin bölgedeki operasyonları ve hava sahası üzerinde büyük bir etkisinin olması bekleniyor. Rusya’nın İsrail’e verdiği Suriye’de operasyon yapma özgürlüğü konusu çok önemli. İsteseniz de istemeseniz de İsrail bu konuda Rusya’ya bağlı. Rusya bir süper güç. Her ne kadar bazen unutsak da İsrail böyle bir süper güç değil. Bu durum, özellikle ABD’nin zayıf olduğu bölgede açıkça ortaya çıkıyor. ABD’nin Filistinlilere karşı İsrail’e yönelik büyük desteğine rağmen, bu durum bariz şekilde hissediliyor. Yine de ABD, diğer süper güçlere karşı İsrail’e her zaman destek oldu. Ancak Amerikalılar şuanda bu olaya ilişkin herhangi bir eylemde bulunmuyorlar” ifadelerini kullandı.

“İsrail, S-300 sistemiyle başa çıkmak için hazırlık yaptı”

İsrail’in Yediot Ahronot gazetesinin askeri analisti Alex Fishman ise, Suriye’de S-300 hava savunma sisteminin kurulmasının, İsrail’in merkezinde, on bin feet yükseklikte uçan herhangi bir uçağı tehdit edebileceği görüşünde. Rusya’nın, İran ve Azerbaycan da dahil olmak üzere bu sistemi diğer bir takım ülkelere de tedarik ettiğine işaret eden Fishman, İsrail güçlerinin, bu sistemi satın alan ülkelerdeki askerlerle birlikte tatbikatlar gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Fishman, İsrail güçlerinin bu yüzden S-300 sistemiyle başa çıkmak için yıllardır hazırlık yaptığını vurguladı. Ancak Fishman, yine de bu sistemin Suriye topraklarında konuşlandırılmasının, İsrail güçlerinin, hedeflerine yönelik eylemlerini daha karmaşık bir hale getireceğinin altını çizdi.

“İsrail sahada en az Rusya kadar iyidir”

İsrail’in, Rusya’nın bu hamlesi karşındaki sorununun askeri değil, siyasi olduğunu belirten Fishman, “Askeri seviyedeki zorluklar teknik ve taktikseldir. İsrail sahada en az Rusya kadar iyidir. Suriye topraklarındaki hedefler uzaktan füzeler ve füze savunma sistemleriyle doğru bir şekilde yok edilebilir. Ancak buna karşılık İsrail’in siyasi arenada Rusların suçlamalarına karşı verebileceği iyi bir cevabı yok. İsrail’in, kendisine şu ana kadar Suriye’de rahatça operasyon yapmasına izin veren Rusya ile ilişkileri bozulabilir. Bu olay üç yılda inşa edilen ve devam eden ilişkiye bir darbe vurdu. Hasarın boyutu bilinmiyor. Ruslar, İsrail ile ilişkilerin geleceği hakkında konuşmak istemiyorlar” şeklinde konuştu.

“Şoygu boşa kürek çekmiyor”

Israel Hayom gazetesinin askeri analisti olan Yoav Limor da yaptığı değerlendirmede, Rus uçağının düşmesi olayının taktiksel bir olay olduğunu ve İsrail’in şimdi kendisini kuzey cephesinin geleceğini etkileyebilecek stratejik bir krizin ortasında bulduğunu söyledi. Rusya tarafından son günlerde yapılan saldırgan açıklamaların, en iyimser uzmanların dahi Suriye’deki durumun değişmek üzere olduğuna dair şüphelenmesine sebep olduğunu belirten Limor, “Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu boşa kürek çekmiyor. Rusya’da sevilen bir isim ve Başkan Putin ile koordineli bir şekilde hareket ediyor” dedi.

Doğrudan çatışma uyarısı

En çok endişelenilen konunun S-300 sisteminin kurulması değil, savaş uçaklarının radyo frekanslarını bloke ederek, Akdeniz bölgesindeki uçuşlarına sınırlaması olduğunu düşünen Limor, “İsrail Hava Kuvvetleri ileri teknolojili silahlarla donatıldı. Bu durum özellikle saldırılarda doğru noktaların hedef alınmasını sağlayan GPS sistemlerini tehdit ediyor. Rusların ne planladıkları ve İsrail-ABD teçhizatlarını ne ölçüde engelleyebilecekleri net değil. Ancak kullanılan cihazları bozarak, İsrailli pilotların hayatlarını tehlikeye sokma ve operasyonlarını engelleme olasılığı içeren bu durum, Rusya ve İsrail’i doğrudan bir çatışmaya sürükleyebileceği için dikkate alınması gereken önemli bir tehdit” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, krizi yönetmekte yetersiz kaldı

Son olarak Haaretz gazetesinin askeri analisti Amos Harel ise, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yönelik sert ifadeler kullanarak, Ruslarla yaşanan bu olay karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Harel, bu durumun Rusya’nın İsrail’e şuana kadar tanıdığı Suriye’de operasyon yapma özgürlüğünde önemli bir kısıtlama yapılmasına sebep olacağı görüşünde.

İsrail savaş uçaklarının Rusya’nın Kıbrıs’a sattığı S-300 hava savunma sistemine karşı eğitildiğini ve aynı sistemin Yunanistan’ın da elinde olduğuna dikkati çeken Harel, “İsrail Hava Kuvvetleri bu sistemin risklerini azaltmanın yollarını bulabilir” şeklinde değerlendirmede bulundu.