Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Netenyahu, B’Tselem Müdürünü “vatana ihanet” ile suçladı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İşgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet yürüten İsrail İnsan Hakları Bilgi Merkezi (B’Tselem) Müdürü Hagai El-Ad, Perşembe günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, İsrail hükümetinden işgali bitirmesi ve Filistin halkına yönelik baskınlara son vermesini istedi.

B’Tselem Müdürü Hagai el-Ad, yaptığı konuşma sonrasında büyük baskı ve linç kampanyalarına maruz kaldı. Kendisine yönelik linç kampanyası yürüten listenin en başında ise İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu geliyor. Netenyahu, yaptığı açıklama nedeniyle Hagai’yi “vatana ihanet ve düşmanlara hizmet etmekle” suçladı.

BM Ortadoğu Temsilcisi Nikolay Mladenov’un başkanlık ettiği BM olağan toplantısında söz alan B’Tselem Müdürü Hagai, “İşgal ve işlediği ağır suçlara karşı çok fazla şey konuşuluyor. Şimdi bunları fiiliyata geçirmenin tam zamanıdır. 50 yıldan fazla bir zaman diliminde hakları gasp edilen ve aşağılanan bir halkın yaşadığı sıkıntı ve öfkeyi tam anlamıyla size aktarmam imkânsız olmasa da çok zordur. Filistin halkının parçalanmış hayatlarını bu salonda anlatmak çok zor. Fakat bunun tarifi her ne kadar zor olsa da asıl zorluk artık tahammül edilemeyen yaşamdır. İnsanlar her gün bir lokma için mücadele etmekte, bu şartlarda ailesinin geçimini sağlamaya çalışmaktadırlar” dedi.

Son bir yılda 317 Filistinli İsrail güçleri tarafından öldürüldü

B’Tselem Müdürü iki yıl önce bu zamanlarda BM kürsüsünden yaptığı konuşmaya işaret ederek, “Son konuşmamdan şimdiye kadar 317 Filistinli İsrail güçleri tarafından öldürülürken, 13 İsrailli Filistinliler tarafından öldürüldü. İsrail 294 evi yıktı. Aralarında çocukların da olduğu yüzlerce kişi tutuklandı. İsrailli yerleşimciler Filistinlilerin tarlalarını tahrip ettiler, binlerce zeytin ve üzüm ağacını yok ettiler. İsrail güçleri gece gündüz Filistinlilerin evlerine baskın yapıyor, çocukları korkutuyor, çocukları yataklarında uyandıran askerler kimlik kontrolü yapıp fotoğraflarını çekiyorlar. Filistinliler bu iki yıl içinde hiçbir gerekçe olmaksızın arama noktalarındaki kuyruklarda binlerce saat zamanlarını heba ettiler. İşgal iki yıl daha herhangi bir engel olmaksızın rutin işlerini yapmaya devam etti” ifadelerini kullandı.

Müdür Hagai, “Bu gerçekler çoğu zaman “reel politik” olarak nitelendirilse de bu gerçeklikte hiçbir şey mevcut ve sabit değildir. Söz konusu gerçeklik, insanları, topraklarını ve hayatlarının parçalanması için hesaplanmış ve kasıtlı bir süreçtir. Bu kapsamda, İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria’yı birbirinden, Batı Şeria’yı da Kudüs’ten koparmak istiyor. Kudüs’ü ise Batı Şeria’dan ayırmak için duvar örüyor” diye konuştu.

B’Tselem Müdürü, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Olup bitenlerin hiçbiri plansız değil. Tamamen siyasi ve sistematiktir. Son zamanlarda en çok göze çarpan örneklerden ikisini zikretmek istiyorum: Birincisi, İsrail’in, son Gazze protestoları ve Filistinli Bedevilerin yaşadığı Han el-Ahmer’e yönelik yaptığı uygulamalara işaret etmem gerekir. İkincisi ise, Yahudi yerleşim birimlerini genişletmek amacıyla, Kudüs’e sadece birkaç kilometre uzaklıktaki İsrail’in Azmet bölgesinde Filistinlilerin varlığını azaltma girişimlerine dikkat çekmek isterim.”

Gazze’yi açık cezaevine benzetti

Gazze’yi açık cezaevine benzeten B’Tselem Müdürü, İsrail’in abluka ile ekonomideki gidişatı olumsuz etkilediğini, işsizliğin artmasına neden olduğunu ve tüm bunların sonucunda Filistinlilerin ümitsizliğe kapıldığını ifade etti.

“Kahramanlar, bu işgale karşı cesaretle ve sabırla duran Filistinlilerdir”

B’Tselem Müdürü İsrail’deki aşırı sağcı hükümetin işgalin uygulamalarına karşı duran insan hakları örgütlerini bastırma girişimlerine değinerek, “İnsan hakları örgütlerine karşı aralıksız süren çabaların olduğu bir süreçte örgütlerin omuz omuza vererek işgali ve ihaneti reddetmesi gerekir. Bugünkü Güvenlik Konseyi toplantısından önce İsrail Hükümeti tarafından yapılan açıklamalar, zamanın ruhuna karşı başka bir talihsiz örnek olarak duruyor karşımızda. Bu yüzden İsrail Başbakanı Netenyahu’ya sesleniyorum: Ne bizi ne de statükoyu reddederek geleceğin eşitlik, özgürlük ve insan hakları temelinde yükselmesinde ısrarcı olan binlerce İsrailli vatandaşı susturamazsın. Ben hain de kahraman da değilim. Kahramanlar, bu işgale karşı cesaretle ve sabırla duran Filistinlilerdir. Onlar buldozerlerin topraklarına gelişinin sadece zaman meselesi olduğunu bilmelerine rağmen topraklarını koruma yönünde kararlı bir duruş sergiliyorlar” diye konuştu.

“Kendinden utan. Sen bir ajansın”

Ardından söz alan İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, B’Tselem Müdürü’ne dönerek “Sayın el- Ad, sen düşmanlarımıza hizmet eden bir İsrail Devleti vatandaşısın. Seni, bize karşı kullanıyorlar. İtham altında bıraktığın İsrail ordusu seni koruyor. Kendinden utan. Sen bir ajansın” diye bağırdı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu da El- Ad’ın konuşmalarına işaret ettiği açıklamasında, “O, askerlerin devletin güvenliğini savunmaya odaklandığı bir zamanda, İsrail düşmanlarına yardım etmek için yalanlarla dolu bir konuşma yaptı. Bu (B’Tselem) örgütün eylemleri utanç verici ve tarihimizin üzerinden geçen buluttan başka bir şey ifade etmiyor” dedi.