Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Pakistan, seçimlere hazırlanıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Pakistan’da 23 Temmuz’da, yarın yapılması planlanan genel seçimlere hazırlık amacıyla propaganda kampanyaları yürütüldü. Şiddet eylemlerinin ve ordunun oylama sürecini etkilediği suçlamalarının gölgesindeki kampanyalardan günler sonra bütün siyasi parti liderleri, kampanya kapsamında destekçilerine hitap etti. Birçok askeri darbeye tanık olan Pakistan’ın 70 yıllık tarihindeki ikinci demokratik geçiş dönemi seçimlerinde 100 milyondan fazla kişinin oy kullanması bekleniyor.

Öte yandan İslam Birliği Partisi tarafından 23 Temmuz’da yapılan açıklamada, yüksek tansiyon hastası olan parti lideri Navaz Şerif’in muayene olmak için doktoruna görünmesine izin verilmediği belirtildi. Eski Başbakan Şerif, yolsuzluk suçlamaları dolayısıyla gıyaben yargılanarak, 13 Temmuz’da Pakistan’a döndüğü sırada tutuklandı.

Bu çerçevede partiden bir aday, ülkede güçlü bir etkisi olan ordunun seçimleri etkilemeye çalıştığını ifade etti. Eski Başbakanın hakkında 10 yıl hapis cezası verilmiş olsa da eski kriket oyuncusu İmran Han liderliğindeki Pakistan Adalet Hareketi’ne karşı partisine destek vermek için ülkeye geri döndüğü düşünülüyor.

İslam Birliği Partisi sözcüsü Meryem Aurangzeb yaptığı açıklamada, “Şerif’in muayenesine izin almak üzere geçici Başbakan ve eski Büyük Yargıç Nasır el-Mülk ve Pencap ili hükümet başkanı Hasan Askeri’ye başvuruda bulunuldu. Ancak tüm başvurular rüzgara kapıldı” ifadelerini kullandı. Aurangzeb ayrıca, “Navaz Şerif, aynı zamanda kalp hastası. Cumartesi gününden bu yana yüksek tansiyon sebebiyle sağlık durumu iyi değil” dedi.

Şerif’in kalp hastalığı dolayısıyla özel bir diyete ve klimaya ihtiyaç duyduğunu, ancak iki durumdan da mahrum bırakıldığını vurgulayan İslam Birliği Partisi sözcüsü, hücresinde kendisine gerekli sağlık şartlarının sağlamadığını ifade etti. Aurangzeb, hükümetin 2017 yılının Temmuz ayında yolsuzluk dolayısıyla Yüksek Mahkeme tarafından görevden alınan Şerif’i muayene etmek için özel bir doktor komitesi kurduğuna da dikkati çekti.

Görevden alınmasından bu yana Şerif, orduya yönelik demokrasiyi boğduğu ve isyancılarla temas kurduğu suçlamasıyla Pakistan güvenlik sistemi ile açık çatışmalara girdi. Muhalefet partileri, seçimlerde güven kaybına yol açılabileceği uyarısında bulunurken, seçimlerde oy merkezlerini denetleyen ordu birimlerine verilmiş geniş yetkiler hakkında da endişeler büyüyor. Ordu, seçim gününde sorunsuz bir şekilde seçimleri yürütebilmek adına ülke geneline 370 binden fazla asker dağıtacak.

Diğer taraftan Pakistan Seçim Komisyonu, askeri subaylara yargı yetkilerinin de verileceğini belirtirken, böylelikle oy merkezlerinde yasadışı eylemlerde bulunan insanların cezalandırılabileceğini duyurdu. Bu bağlamda emekli General ve Güvenlik Analisti Talat Mesut, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada, “Bu yetkilerin daha önce verildiğini düşünmüyorum” dedi.
Öte yandan seçim gözlemcileri de oy merkezlerindeki askeri varlığa dair endişelerin arttığını ifade etti. Seçimleri takip eden Avrupa Birliği Gözlem Başkan Yardımcısı Dimitra Iwanu, “Konuşmalarımızın çoğu, ordunun rolü hakkındaki endişeler etrafında dönüyor” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta muhalif lider Sherry Rehman, söz konusu durumun çatışmalara ve karışıklığa yol açabileceği uyarısında bulundu. Önde gelen Senatör Rıza Rabbani ise Seçim Komisyonu’nu atılan adıma karşı açıklama yapmaya çağırdı. Bu çerçevede komisyon 23 Temmuz’da, askerlerin oy merkezlerine konuşlandırılmasıyla “özgür ve adil seçimlerin” hedeflendiğini söyledi. Ülkenin 70 yıllık tarihinin yarısında yönetimi elinde bulunduran ordu, hala Pakistan’daki en güçlü kurum olmayı sürdürüyor. Ordunun, siyasi ve adli işlere uzun bir müdahale tarihi mevcutken, bu durum ise ordu tarafından reddediliyor.

Öte yandan seçimler, zor güvenlik koşulları altında yürütülmeye çalışılıyor. Öyle ki seçim kampanyası sırasında DEAŞ ve Taliban tarafından yürütülen intihar saldırılarında 3 adayın da aralarında bulunduğu 180 kişi hayatını kaybetti. Terörle Mücadele Ajansı’nın yayınladığı rapora göre yetkililer, siyasi liderlere karşı daha şiddetli saldırılardan endişe ediyor.