Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Pekin, Pyongyang’ı ekonomik safına çekmeye çalışıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Çin, ABD-Kuzey Kore zirvesinin ardından uluslararası alana açılmaya hazırlanan Pyongyan’ı kendi ekonomik sistemini uygulamaya ikna etmeye çalışıyor. Japonya ve Rusya da gelişmeleri yakından takip ediyor.

Pyongyang’ın uluslararası topluma kontrollü bir şekilde açılmasına yönelik bir adım da Çin’den geldi. Çin, Kuzey Kore’yi kendi rejimine benzer bir ekonomik sistemi benimsemeye ikna etmeyi planlıyor. Buna göre ülke herahngi bir pazar ekonomisine girse bile ekonomisi rejimin tekelinden çıkmak zorunda değil.

Fransız Haber Ajansı’na (AFP) göre Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaklaşık üç aylık bir süre zarfında ülkesini üç kez ziyaret eden Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un’a Çin’in bu yıl dünyanın ikinci en büyük ekonomisi haline gelmesini sağlayan reformların 40. yılını kutladığını söyledi. Şinhua Haber Ajansı’nın aktardığına göre Çinlilerin reform ve modernleşme cesaretine sahip olduklarını söyleyen Şi, “Kuzey Kore’nin ekonomisini inşa etmeye odaklanmasını sağlayacak büyük bir karar vermesinden memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kore Lideri Kim, ülkenin başına geldikten sonra başlattığı nükleer silah geliştirme programını tamamlamasının ardından ‘sosyalist bir ekonomik sistem inşa etmeye’ odaklandığını duyurmuştu. Kim, 12 Haziran’da Singapur’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldiği tarihi zirvede, yaptırımların kaldırılması karşılığında Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılacağına dair söz vermişti.

Zirve, Kim Hanedanı’nın mirasçısı için kapitalizmin simgesi Singapur’da bir gece yürüyüşü yapma fırsatı sunarken Kim’in yürüyüş sırasında çektirdiği selfie Kuzey Kore medyasında geniş yer bulmuştu.

Uzmanlardan Deng Şiaoping benzetmesi

Pekin’deki Carnegie-Tsinghua Araştırma Merkezi’nde Kuzey Kore uzmanı olan Tong Zhao yaptığı değerlendirmede Kim’in Çin ziyaretinin 1979’da Çin’in ikinci adamı olan Deng Şiaoping’in ülkenin ekonomik reformlarını başlatmadan önce ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretle oldukça ‘benzer’ olduğunu söyledi.

Tong, Deng’in söz konusu dönemki ziyaretle Batı ülkelerindeki büyümenin başarısını bizzat yerinde gördüğünü ve dünyanın geri kalanına olumlu bir mesaj gönderdiğini söyledi. Tong, Çin’de 40 yıl sonra Kuzey Kore’nin ‘önemli bir stratejik dönüm noktasının’ başlangıcına geldiğini sözlerine ekledi. Çin Devlet Başkanı Şi, çarşamba günü yaptığı açıklamada ülkesinin Pyongyang ile ‘bu konudaki deneyimlerini paylaşmaya istekli’ olduğunu belirtti.

Kuzey Kore Lideri Pekin’den ayrılmadan önce tarım geliştirme bölgesi ve metro kontrol merkezi anlaşması imzaladı.

AFP’nin haberinde açıklamalarına başvurulan Güney Kore’nin başkenti Seul’deki Dongguk Üniversitesi’nde Kuzey Kore Uzmanı olan Kook-Hyun-yu, Kuzey Kore’de ekonomik işlerden sorumlu ana yetkilinin Başbakan Pak Pong-ju olduğunu belirtti. Bununla birlikte Kim’in Pekin ziyaretinin Çin’in nükleer silahsızlanma sonrası ekonomik kalkınma modelinin incelenmesini amaçladığını düşünüyor.
Yapılan yorumlara göre Pekin ekonomide övünebileceği bir başarı elde etseydi, Çin Devlet Başkanı Şi, bunun, eski Sovyetler Birliği’nin kaderini herhangi bir siyasi reform olmaksızın sürdürebilen komünist rejim tarafından sağlanan ‘istikrarın’ sonucu olduğunu her zaman söylerdi.

Hong Kong Üniversitesi’nden Çin işleri uzmanı Jean-Pierre Kapistan ise, Çin’in Kuzey Kore’ye yıllardır dışarıya açılsa bile tek parti sistemini sürdürmesinin mümkün olduğunu söylediğini belirtiyor. 2012’nin sonlarında iktidara gelmesinden bu yana Şi, Komünist Parti’nin sivil toplum üzerindeki otoritesini güçlendirdi. Kapistan’ın Çinlileri izleme teknolojisi ve herhangi muhalif bir yapının olmamasının Kuzey Kore’nin genç diktatörü Kim’i ikna edebilecek olgular olduğunu belirtiyor.

Rusya devrede

Kuzey Kore rejimi şu an her ne kadar özel sektördeki işverenlere göz yumuyor olsa bile Sovyetler Birliği’nin 1990’lı yılların başında çökmesi, diğer ülkelerin Kuzey Kore pazarına girmeye çekinmelerine sebep oldu.

Çin’in doğusundaki Nankin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Dekanı Feng Şu, bu durumun Kuzey Kore’yi Sovyetler Birliği’ne benzer bir çöküşten korkmasına sebep olduğunu ancak şu ana kadar başka bir seçeneği olmadığını belirtti.

Çin işleri uzmanı Jean-Pierre Kapistan’a göre kısmen de olsa Güney Kore’deki refah seviyesi ile Kuzey Kore’nin bazı eşitlikleri söz konusu. Bununla birlikte Kapistan, Kuzey Kore’nin Doğu Almanya’nın kaderini anımsatan şekilde sınırlarını diğer pazarlara açmaya karar vermesi halinde Seul tarafından yutulmaktan korktuğunu ifade etti.

Şu an Pyongyang rejimi, komünist kökene olan bağlılığını sürdürüyor. İktidarın resmi gazetesi cumartesi günü yayınladığı bir haberde ‘kapitalizm yitirilmiş ve yozlaşmış bir toplumdur’ diye yazdı.

Tüm bunlar yaşanırken Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in de Rusya’ya gitti. Resmi temaslarda bulunmak üzere Moskova’yı ziyaret eden Moon Jae-in, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile bugün görüşecek. İki liderin, ekonomik işbirliği ve Kuzey Kore’nin durumunu ele almaları bekleniyor.

Kremlin tarafından yapılan açıklamada iki liderin bir dizi ortak mutabakat imzalamak üzere bir araya gelmelerinin planlandığı belirtildi. Rus haber ajanslarının aktardığı bilgilere göre Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı İgor Morgulov, Güney Kore Devlet Başkanı’nın ziyareti sırasında Kuzey Kore ile ekonomik ilişkilerin yanı sıra üçlü görüşmeler de yapılabileceğini söyledi.

Moon Jae-in’in üç gün sürecek resmi ziyareti sırasında, cumartesi günü, Rusya’nın Rostov şehrinde oynanacak olan Güney Kore – Meksika maçını da izlemesi bekleniyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daha önce yaptığı açıklamada Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Moskova ziyaretindeki görüşmelerinde Kuzey Kore’nin durumuna ilişkin ‘iyimser noktalara’ değinildiğini aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Putin ayrıca geçtiğimiz haftalarda Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’u ülkesinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağını belirterek Kim’i eylül ayında Rusya’nın doğusundaki Vladivostok’ta düzenlenecek ekonomi forumuna katılması ve oturum aralarında bir toplantı gerçekleştirmeleri teklifinde bulundu.

Japonya – Kuzey Kore gerilimi

Dün Japonya medyasında yer alan bilgilere göre Tokyo yönetimi, Kim-Trump zirvesinin ardından Kuzey Kore’nin Japonya topraklarına füze fırlatması durumunda vatandaşlarına uyguladığı ne yapmaları gerektiğine dair eğitimleri askıya aldı. Ancak bu bilgi henüz Tokyo tarafından teyit edilmedi. Ancak AFP’ye açıklamada bulunan bazı yerel yetkililer, Tokyo’nun gelecek hafta yapılması planlanan eğitimleri askıya alınması yönünde talimat verdiğini aktardı.

AFP’nin yerel bir yetkiliden edindiği bilgiye göre Tokyo’nun kuzeyindeki Tochigi eyaletindeki Yaita şehrinde önümüzdeki hafta için 350’si öğrenci olmak üzere toplam 800 kişilik bir eğitim programı uygulanması kararlaştırılmıştı. Ancak hükümet, ABD ve Kuzey Kore arasındaki zirvenin ardından ani bir kararla planlanan tüm eğitimlerin askıya alınması talimatını verdi.

Bir hükümet yetkilisi cuma günü yaptığı açıklamada hükümetin Kuzey Kore tehdidi ile ilgili tahliye çalışmaları hakkındaki politikasını ilerleyen dönemde açıklayacağını belirtti. Ancak yetkili daha fazla ayrıntıya girmek istemediğini de sözlerine ekledi.

Pyongyang, geçen yıl Japonya topraklarına iki füze fırlattı. Fırlattığı bir diğer füze ise denize düştü. Bu yıl başlarında yapılan tatbikatta yüzlerce Tokyolu başkentteki sığınaklara akın etti.

Kuzey Kore 1910 yılından bu yana Kore Yarımadası’nı sömürgeleştiren Japonya’ya düzenli saldırılar gerçekleştirdi. Ta ki Japonya, 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ABD’nin ana müttefiki olarak teslim olana kadar. Pyongyang, Japonya’yı Kore takımadalarını ‘terk etmediği’ takdirde onu ‘küle’ dönüştürmekle tehdit etti. Ancak daha sonra Güney Kore Kış Olimpiyatları ile başlayan diplomasi, Trump-Kim zirvesinin yolunu açan bir dizi girişimle zafer kazandı.