Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Popülistler, Avrupa Parlamentosu’nun kontrolünü ele geçirmeye hazırlanıyorlar | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Avrupa Komisyonu’nun Ekonomi ve Maliyeden sorumlu Komisyoneri Pierre Moscovici’yi Avrupa’nın gerçek düşmanı olmakla itham ederek, onların Avrupalıları yoksulluğa ve işsizliğe ittiğini söyledi. Salvini, “Biz ise yarım milyar Avrupalıya refahını yeniden iade etmeye geldik” dedi.

İtalya İçişleri Bakanı ve aşırı sağcı Kuzey Ligi (Lega Nord) Partisi’nin lideri Matteo Salvini, önümüzdeki yılın baharında yapılacak seçimlerde Avrupa Parlamentosu’nu kontrol altına almak için bir kampanya başlattı.

Salvini, son kamuoyu yoklamasının sonuçlarının açıklanmasından saatler sonra toplantıya geldi. Anket sonuçlarına göre erken seçim durumunda Salvini’nin partisinin Kuzey ve Doğu bölgelerindeki oyların yüzde 48’ini alması bekleniyor. Salvini’nin geçen Mart ayındaki seçimlerde sadece yüzde 17 oy aldığı biliniyor.

Marine Le Pen, “AB’nin amacı halka hizmet etmek ve halkın refahını sağlamak değildi. Bilakis, büyük bir kazanç elde eden küçük bir sınıfın egemenliğini pekiştirmekti. AB, tehditler, şantajlar ve kitlesel göç yoluyla halkların otoritesinin karşısında durmaktadır” ifadelerini kullandı.

Salvini’nin aşırı sağcı Fransız liderin eşliğinde, popülist cephenin kuruluşunu ilan etmek için seçtiği mekan, kimseye gizli kalmayan tarihi ve politik birtakım imaları barındırıyor. Bu mekan, Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılan ve 1978’de suikasta uğrayan eski İtalyan Başbakanı Aldo Moro’nun cesedinin bulunduğu yerden birkaç metre uzakta duruyor. Burası, Batı Avrupa’nın en önemli komünist partisi olmasının ardından siyasi sahnede artık varlığını sürdürmeyen İtalyan Komünist Partisi’nin eski genel merkezi ile Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) genel merkezi arasında bulunuyor.

Avrupa kurumlarına doğrudan saldırmaktan ve hükümetin programına devam edeceğini duyurmaktan geri durmadı. Salvini, Fransa’dan Le Pen ve Macaristan’dan Orban’nın liderliğindeki popülist cephenin önümüzdeki baharda oyunun kurallarını değiştireceğini söyleyerek tehditlerde bulundu.

“İşçi sınıfına ihanet eden solun değerlerini kucaklayan bizleriz”

Salvini gibi ırkçı sağın liderleri, “İşçi sınıfına ihanet eden solun değerlerini kucaklayan bizleriz. Biz bankaların sahipleri ile fabrika çalışanlarından daha fazla iletişim kuran solun vazgeçtiği işçilerin yanındayız. Sol, kontrolsüz göçle daha çok ilgileniyor. Çünkü Avrupa endüstrilerine hizmet edecek yeni kölelere ihtiyacı var” demekte tereddüt etmiyorlar.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, geçtiğimiz ayın ortalarında, Avrupa popülist hareketinin tartışmasız lideri olarak gördüğü Salvini’ye olan bağlılığını göstermek üzere İtalya’ya gitti. Marin Le Pen de, Roma’da Salvini’ye olan mutlak sadakatini açıkladı.

La Pen, Avrupa Parlamentosu’nun önümüzdeki bahar seçimlerinde “Sosyalistlerin iktidardan kovulmasına ve iş, sınır kontrolü ve aile bakımı hususundaki politik tartışmaya yeniden odaklanılmasına tanıklık edeceğini” vurguladı.

Salvini ise “Finans merkezlerinin karlarını artırmaya yardımcı olan ticari anlaşmaların imzalanmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü bu, tüccarlarımıza, üreticilerimize ve balıkçılarımıza zarar veriyor. Çocuklarımızın sosyal hakları pahasına, modası geçmiş kurallara, noktalara ve virgüllere maruz kalmayan Avrupa’ya yöneliyoruz” diyerek Le Pen’e destek verdi.

“Bannon bir Avrupalı değil, o bir Amerikalı”

Le Pen, Stephen K. Bannon tarafından Avrupa’da birleşik bir popülist cephe tesis etmek için kurulan hareket ile olan işbirliği hususundaki bir soruya, “Bannon bir Avrupalı değil, o bir Amerikalı. O, Avrupa milliyetçilerine, araştırmalar ve anketler için bir müessese kurulması teklifinde bulundu. Ama onu temsil eden ve çalışma kurallarını belirleyen politik güç biziz. Herkes bizim özgürlüğümüzden ve egemenliğimizden vazgeçmediğimizi bilmeli” ifadeleriyle yanıt verdi.