Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Reformcular Ruhani hakkında gensoru önergesi verilmesine sıcak bakıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran’da reformistlerin önde gelen isimlerinden Ümid Fraksiyonu Başkanı Muhammed Rıza Arif, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hakkında parlamentoya gensoru önergesi sunulması ihtimalinin uzak olmadığını söyledi. Arif, Ruhani’ye karşı güven oylaması yapılması fikrinin reformcuların gündeminde olmadığını vurguladı.

Muhammed Rıza Arif, dün düzenlediği basın toplantısında, İran siyasetindeki gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Arif, Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı reformist İshak Cihangiri’nin görevden ayrılmasına ilişkin iddiaların yanı sıra, eski Devrim Muhafızları Komutanı ve son seçimlerde Ruhani’nin muhafazakar kanattan rakibi olan eski Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın parlamentoya dahil olması ihtimaline değindi.

Galibaf’ın hükümete dahil olmasına ilişkin iddialar, Cumhurbaşkanı Ruhani’ye ‘siyasi otorite kaybına uğradığı’ suçlamasında bulunan ve Ruhani’ye karşı güven oylaması yapılması konusunda ısrar eden muhafazakarlara, İran Cumhurbaşkanı’nın önemli tavizler vermesi anlamına geliyor.

Öte yandan gensoru önergesi adımı, Ruhani’ye siyasi bir darbe niteliğinde. Eğer bu durum gerçekleşirse, Ruhani diğer taraflara taviz vermek durumunda kalabilir. Ancak tarafların çoğu, hedeflerinin, hükümetin performansını iyileştirmekten başka amaç taşımadığını belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Ruhani son birkaç aydır kabinesinde bir takım değişiklikler yapması konusunda baskı görüyor. Bu baskı seviyesi, geçtiğimiz ay Ruhani’nin veya mevcut hükümetin istifa etmesi talebine kadar ulaştı. Fakat Ruhani, kendisinin veya hükümetinin istifasının söz konusu olmadığını açıkladı.

Buna karşılık, Ruhani’nin Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi, başta İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi ve Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani olmak üzere bazı çevrelerce destek gördü. Bu adım, Ruhani’nin nükleer anlaşmaya ilişkin bir uzlaşıya varamaması ve hükümetin, ekonomik durumun kötüleşmesi nedeniyle başarısızlığa uğramasıyla oluşan tehlikeli bölgeden uzaklaşmasını sağladı. Diğer yandan İran, anlaşmadaki diğer ülkelerle uyum içerisinde kalmayı sürdürdü.

Ümid Fraksiyonu Başkanı Muhammed Rıza Arif, Cumhurbaşkanı Ruhani’ye karşı güven oylaması ihtimaline reformcuların destek verip vermeyeceğine dair bir soruyu yanıtladı. Arif, hükümet destekçisi milletvekilleri ile hükümetin dış siyasetine karşı çıkan muhalif milletvekilleri arasındaki karşılıklı suçlamaları eleştirerek, reformcuların hükümete karşı tutumlarının açık ve şeffaf olduğunu belirtti. Ümid Fraksiyonu Başkanı, hükümete ait Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, “Bu konuda bir açıklama yapmaya ve pozisyon almaya gerek yok” ifadelerini kullandı.

“Reformcuların eleştirileri, hükümeti güçlendirme amacı taşıyor”

Reformcu milletvekilleri ile İran hükümeti arasındaki son görüş ayrılıklarını nasıl yorumladığına dair bir soruya ise Arif, “Bu, eleştiri ile birlikte verilen destektir. Daha fazlası değil. Cumhurbaşkanı hakkında gensoru önergesi verilmesi, çok iyi bir şeydir ve meclisin hakkıdır. Ancak meclisteki partilerin gündeminde böyle bir teklif yok” şeklinde yanıt verdi.

Siyasi partilerin İran hükümetinin ekonomi kurmaylarının değiştirilmesini talep ettiği bir dönemde reformcuların İran’ın karşı karşıya olduğu ekonomik meselelere girmekten kaçındığına dair iddiaları üstü kapalı olarak reddeden Ümid Fraksiyonu Lideri, “Ekonomik konular bizim önceliğimiz. Bu bağlamda, mevcut ekonomik sorunlara yönelik çözümleri tartışmak üzere bir komite oluşturduk” ifadelerini kullandı.

Muhammed Rıza Arif, Ümid Fraksiyonu’nun, Ruhani’nin ekonomi kurmaylarının performansını artırmak için bazı hamlelerde bulunması gerektiğini belirtti. Arif, Ruhani’nin söz konusu adımları atmaması halinde, mecliste bazı bakanlara yönelik gensoru önergesi verilmesi seçeneğine bağlı kalacağını kaydetti.

Arif, reformcuların hükümete yönelik desteğine de değindi. Muhammed Rıza Arif, “Hükümet programları, reformcular tarafından destekleniyor ve bu konuda hemfikiriz. Önceki Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı kabul etmeyen muhafazakarlar gibi değiliz. Hükümetin performansını güçlendirmek adına ciddi eleştirilerimiz bulunuyor. Takipteyiz” şeklinde konuştu.

Arif’ten ‘reformcuları birbirine düşürmeye çalışıyorlar’ iddiası

Diğer taraftan muhafazakar bürokratların İran’daki reformist harekete dahil olduğu iddialarını reddeden Arif, bazı gazeteleri, reformcuları birbirlerine düşürmeye çalışmakla suçladı. Arif, bu yaklaşımın ‘kimse için fayda sağlamayacağını’ vurguladı.

Öte yandan reformculardan Tahran Milletvekili Mahmud Sadıki, bazı milletvekillerini, Tahran Belediyesi’ndeki yolsuzluk vakaları hakkında yürütülen soruşturma sırasında rüşvet almakla suçladı. Hükümete bağlı ISNA Haber Ajansı’na göre, dün İran’da yolsuzluk üzerine düzenlenen bir forumda konuşan Sadıki, bazı milletvekillerinin 5 milyon tümenlik (500 dolar) kağıt paralar aldığını iddia etti.

Sadıki söz konusu suçlamaları, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhafazakarların adayı Muhammed Bakır Galibaf’ın ardından 6 ay boyunca Tahran Belediye Başkanlığı yapan reformist Muhammed Ali Necefi’nin istifasından 2 ay sonra yaptı.

O dönem reformcu gazetelerde yer alan haberlerde, Necefi’nin istifa nedenleri arasında Galibaf döneminde Tahran Belediyesi’nde yaşanan yolsuzluk iddialarının soruşturulmasının engellenmesinin yer aldığı belirtilmişti.

Muhammed Ali Necefi, istifa etmeden önce, Galibaf’ı, cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına mali destek sağlamak için bazı şirketlerle sözleşmeler yapmakla suçlamıştı.

Emlak skandalı

Muhafazakar kanattan Muhammed Bakır Galibaf’ın adı, Hasan Ruhani ile cumhurbaşkanlığı yarışına girmeden aylar önce 2016 yazında, ‘emlak skandalı’ olarak adlandırılan yolsuzluk skandalına karışmıştı. O dönem Memarnews sitesi tarafından yayınlanan belgelere göre, Tahran Belediyesi’nin, bir takım askeri ve üst düzey yetkililere bazı gayrimenkulleri usulsüz şekilde ücretsiz teslim ettiği iddia edildi.

Emlak skandalı öncesinde kimliği belirsiz saldırganlar, Ruhani hükümetini hedef alan ‘astronomik maaşlar’ skandalı olarak bilinen belgeleri sızdırmıştı. Üst düzey yetkililer ve banka yöneticilerine yüklü miktarda ödeme yapıldığını gösteren bu belgeler, Ruhani hükümeti tarafından örtbas edildi.

Öte yandan, Anayasayı Koruma Konseyi Sekreteri Ahmed Cenneti’yi bu konuda bilgilendirdiğini söyleyen Tahran Milletvekili Sadıki, kendilerine güvenlik teminatı verilmesi
durumunda bazı kişilerin, parlamento seçimlerinde adayların uygunluğu belirlenirken yapılan usulsüzlükler hakkında tanıklık yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

Bununla birlikte İran Dini Lideri Ali Hamaney de 7 Temmuz’da yaptığı bir konuşmada, yolsuzluğun İran’da yaygın olduğunu ancak organize olmadığını söylemişti.