Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Riyad: Bölgesel barış için Tahran’ın yayılmacı politikası sonlanmalı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

New York/ Ali Barada

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, dün Ortadoğu’daki son durumun ele alındığı basına kapalı toplantıda, ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, görüşmede İran’ın bölgedeki faaliyetlerine vurgu yaparken, “Tahran’ın yayılmacı politikası sonlanmalı” dedi.

Dışişleri Bakanı Cubeyr, BM Genel Kurulu’nun önceki akşam gerçekleşen üst düzey görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın Yemen’e 13 milyar dolardan fazla insani yardım sağladığını ve Husilerin Yemen topraklarından Suudi Arabistan şehirlerine şu ana kadar 199 İran yapımı balistik füze fırlattığını belirtti. ABD’nin İran rejimi ile yeni mücadele stratejisini desteklediklerini ifade eden Bakan Cubeyr, Ortadoğu’da barış ve istikrarın sağlanması için Tahran’ın yayılmacı ve yıkıcı politikalarından vazgeçirilmesi gerektirdiğini vurguladı.

Filistin vurgusu

Filistin meselesinin Suudi Arabistan ve tüm İslam dünyasının merkezi ve temel meselesi olmaya devam ettiğinin altını çizen Adil Cubeyr, uluslararası hukuk ve Arap Barış Girişimi’ne dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin Devleti kurulması ve bölgede uzun yıllar devam eden çatışmanın son bulması için yapılan çalışmaların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu.

Cubeyr: Füze sayısı 199’a ulaştı

İran’a bağlı terörist Husi milislerinin, Yemen topraklarından Suudi Arabistan şehirlerine İran yapımı balistik füzeler fırlatmaya devam ettiğine işaret eden Bakan Cubeyr, şu ana kadar atılan füze sayısının 199’a ulaştığını açıkladı. Bakan Cubeyr, Husilerin ayrıca Babu’l-Mendeb Boğazı ve Kızıldeniz’deki deniz seferlerinin güvenliğini tehdit eden faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkati çekti.

Yemen’e yapılan yardımlar

Konuşmasında Suudi Arabistan’ın Yemen’de üç temel noktaya dayalı siyasi çözüme bağlılığını yineleyen Dışişleri Bakanı Cubeyr bunların Körfez Girişimi, Yemen Ulusal Diyalogu ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) 2216 sayılı kararı olduğunu ifade etti. Ayrıca, Yemen halkının trajedisini hafifletmek ve Yemen ekonomisini desteklemek için çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Bakan Cubeyr, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in emri ile 2 milyar dolarlık paranın Yemen Merkez Bankası’na gönderildiğini hatırlattı. Adil Cubeyr ayrıca Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz dört yıl içinde Yemen’e, değeri toplam 13 milyar doları aşan insani yardımda bulunduğunun altını çizdi.

Terörle mücadele

Terör ve radikalizmin, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olduğuna dikkati çeken Cubeyr, terörün her çeşidini ortadan kaldırmak, finans kaynaklarını kurutmak ve terörü destekleyenleri cezalandırmak için uluslararası işbirliği çağrısında bulundu. Suudi Arabistan’ın bu konudaki çalışmalarına işaret eden Bakan Cubeyr, ‘Dünya Aşırılıkçı İdeolojiyle Mücadele Merkezi (İtidal)’, 40’tan fazla ülkenin yer aldığı ‘İslam Ülkeleri Terörle Mücadele Koalisyonu’ ve Suudi Arabistan’ın çabalarının yanı sıra 110 milyon dolarlık desteği ile BM çatısı altında kurulan ‘Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi’ gibi, radikalizm ve terörizmle mücadele eden kurumlar kurduklarına dikkati çekti.

ABD’ye destek mesajı

İran’ın terörist faaliyetleri ve saldırgan davranışlarına atıfta bulunan Dışişleri Bakanı Cubeyr, Suudi Arabistan’ın ABD tarafından İran’ın nükleer ve balistik füze programının yanı sıra teröre verdiği desteğe karşı mücadele için oluşturduğu yeni stratejisini desteklediklerini duyurdu. Bakan Cubeyr, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu’da barış ve istikrarın sağlanması için, İran’ın yayılmacı ve yıkıcı politikalarından caydırılması gerektirdiğine inandığını söyledi. İran’ın silahlı milis grupları kurduğunu sözlerine ekleyen Cubeyr, bu gruplara balistik füze temin edildiğini, diplomatlara yönelik suikastlar ve diplomatik misyonlara saldırılar düzenlendiğini belirtti. Cubeyr böylece mezhep çatışmalarının kışkırtılmasının yanı sıra, bölge ülkelerinin iç işlerine müdahale edildiğini ifade etti.

Katar’ın bölgedeki faaliyetleri

Dışişleri Bakanı Cubeyr, bu saldırgan davranışların, uluslararası sözleşmeler ve anlaşmalar ile İran’ın uluslararası yaptırımlar altında kalmasını sağlayan BMGK kararlarının açık bir ihlali anlamına geldiği söyledi. Suudi Arabistan’ın, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır ile birlikte terörle mücadele çabaları kapsamında, Katar’ı boykot ettiğine dikkat çeken Cubeyr, “Terörizmi destekleyen, radikalizm yanlılarını kucaklayan, medya aracılığıyla nefret söylemi yayan, 2013 Riyad Anlaşması ve 2014 Riyad Ek Anlaşması’nda verdiği taahhütlere uymayan bir devlet, bu yaklaşımlarını sürdüremez” ifadelerini kullandı. Bakan Cubeyr, Katar’ın, boykotu kaçınılmaz bir seçenek haline getiren uygulamalarında ısrar ettğini sözlerine ekledi.

Suriye ve Libya’daki gelişmeler

Suudi Arabistan’ın ‘Cenevre 1’ sonuç bildirisi ve BMGK’nın 2254 sayılı kararına uygun olarak, Suriye krizini siyasi bir çözüme ulaştırma konusundaki arzunu yineleyen Dışişleri Bakanı Cubeyr, ayrıca ülkesinin Libya’nın meşruiyetini desteklediğini belirterek, BM ve Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’nin çabalarıyla imzalanan Suheyrat Anlaşması’na bağlı kalınmasının önemini vurguladı.

Suudi Arabistan’daki yenilikçi gelişmeler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğindeki Suudi Arabistan’ın gelişim ekseninin merkezine insanı koyduğunu ve 2030 Vizyonu çerçevesinde, kapılarını vatandaşlarının geleceği için açtığını belirten Dışişleri Bakanı, ülkesinin gençlerin gelişimine katkıda bulunacak modern teknolojileri kullanmaya çalıştığının altını çizdi. Suudi Arabistan’ın dünyanın önde gelen yatırım ortamlarından biri haline gelmesini istediklerini ifade eden Cubeyr, Suudi Arabistanlı kadınların her alanda etkili olmasını ve kalkınmaya katkıda bulunmaları için fırsat verilmesini hedeflediklerini belirtti.

Arakanlı Müslümanların durumu

BM Genel Kurulu oturum aralarında Arakanla ilgili gerçekleştirilen üst düzey toplantıya da katılan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr, ülkesinin Arakanlı Müslüman azınlığın dini görevlerini yerine getirme haklarını desteklemeye devam ettiğini vurguladı. Arakanlı Müslümanların onlarca yıldır insan hakları ihlalleri ve zorla yerlerinden edilmelere maruz kaldığına dikkat çeken Bakan Cubeyr, “Arakanlı Müslümanların güvenliğini ve tüm meşru haklarından yararlanmasını garanti altına almak için yapılması gereken çabalar hala yetersiz” dedi. Arakanlı Müslümanlara yapılan ağır ihlalleri ve işlenen suiistimalleri kınayan Cubeyr, uluslararası toplum ve BM’ye, bu trajedinin sona ermesi için daha fazla çaba harcanması ve acil insani yardımların sağlanması çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Katar’a cevabı

Katar, BM Genel Kurulu’nun dördüncü günü yapılan görüşmelerinin ardından Suudi Arabistan’ın açıklamasına cevap verme hakkı istedi. Katar’ın hakkını kullanmasına karşılık Suudi Arabistan temsilcisi Abir Daniş cevap hakkı talebinde bulundu. Katar’ın açıklamasını reddeden ve kınayan Daniş cevabında, “Katar, 1990’ların ortalarından bu yana köktendincileri desteklemeye ve yirmi yıldır halkları kışkırtmaya devam ediyor. ‘Et-Tekfir ve’l Hicre’, el-Kaide ve ‘Nusra Cephesi’ gibi gruplara liderlik eden Müslüman Kardeşler’in (İhvan) önde gelen isimlerinin ikamet merkezi haline gelen Katar, radikalizm yanlısı dini liderlerin intihar saldırılarını haklı göstermek üzere televizyona çıkmalarına da izin verdi. Terörist gruplar Katar topraklarında barınıyor. El-Kaide liderlerinden biri Suudi Arabistan’a Katar pasaportuyla girmeye çalıştı. Katar, bölgeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla Bahreyn, Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan’daki muhalifleri destekledi” ifadelerini kullandı.

Katar’ın Suudi Arabistan’a yönelik hac ibadetlerini yerine getirmek isteyen Katarlıların ülkeye alınmadığına dair suçlamalarını reddeden Daniş, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın ibadetlerini yerine getirmek isteyen Katarlıların Suudi Arabistan’a gelmeleri için gereken prosedürlerini seve seve takip ettiğinin de altını çizdi.