Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ruhani: Protestolar, halkın sesinin görmezden gelindiğinin kanıtıdır | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün protestolar hakkında açıklamalarda bulundu. Ruhani, son günlerde protestoların yeniden başlamasının sadece ekonomik nedenleri olmadığına işaret etti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İranlılar, siyasi, toplumsal ve dış politika ile ilgili konuları da protesto ediyor. Göstericilerin sokaklara inmesi, halktan gelen taleplerin İran hükümetleri tarafından göz ardı edildiğinin kanıtıdır. Bugün İnternet dünyası dış politikanın şekillenmesinde aktif rol oynuyor. ABD, nükleer anlaşmaya imzalar atıldıktan sonra Washington-Tahran hattındaki ilişkileri düzeltme noktasında altın değerinde bir fırsatı tepti.”

Bu Ruhani’nin yaklaşık bir aydır süren İran’daki protestolarının ardından ikinci kez kameraların karşısına çıkarak soruları yanıtlaması oldu.

İran liderine soruların dış politika, nükleer müzakereler ve Rusya-Türkiye-Suriye işbirliği gibi başlıklarda gelmesi bekleniyordu. Ancak sorular ağırlıklı olarak son zamanlarda yaşanan protestolara ve ekonomideki kötü gidişata yönelik oldu.

Protestolara yönelik yaptığı açıklamada gençlerin taleplerinin kabul edilmesi ve İranlı yetkililerin gençlerle diyalog kanallarını açması gerektiğini söyleyen Ruhani, protestoların sadece ekonomik nedenlerden kaynaklanmadığını aksine siyasi, toplumsal ve dış politika gibi boyutlarının da bulunduğunu belirtti.

Ruhani, dolaylı yoldan İran’ın Dini Lideri Hamaney’e bağlı organların Dış politikaya müdahalede bulunduğunu ima etti. Ayrıca göstericilerin taşıdığı, İran’ın bölgesel müdahalelerini eleştiren pankartlara da değindi. Zira protestolar sırasında taşınan pankartlardaki “Ne Gazze ne Lübnan, canım feda sana İran’’ sloganı tartışmalara neden olmuştu.
Resmi Haber Ajansı İSNA’nın haberine göre kendilerinin protestoları dikkate alan ilk hükümet olduğunu iddia eden Ruhani “Belki bazı dönemlerde protestoların sesini dinlemiyoruz. Fakat ben bugünü çok anlamlı bulduğumu ifade etmek isterim. Çünkü biz insanların seslenişlerini dinliyoruz ve sıkıntılarına çözüm bulabilmek için çabalıyoruz’’ ifadesini kullandı.

Ruhani, iki hafta önce çıktığı bir televizyon programında yaşananlara ilişkin çekincelerini dile getirmiş, ardından da farklı kesimler tarafından eleştiri yağmuruna tutulmuştu. Eleştirilerin odağında Ruhani’nin seçilmeden önce özgürlükleri artıracağı vaadi ve bu beklentinin karşılanmaması vardı.

Ruhani daha önce yaptığı açıklamada İran’ın yeni yılda kaos ve karışıklıklarla karşılaşmasını uzak bir ihtimal olarak nitelemiş “2018 yılında özellikle bölgesel ve güvenlik anlamında bir tehlikeyle karşılaşacağımıza dair bir kanıt yok’’ ifadesini kullanmıştı.

Protestoların sebebi olarak interneti gösteren muhafazakâr kanattan da Ruhani hükümetine ağır eleştiriler vardı. Söz konusu eleştirilere cevap veren Ruhani kendi hükümetinin internete hiçbir kısıtlama getirmediğinin altını çizerek, “İnternet ortamı İran hükümeti için çok hassas bir alan. Zira İnternet iç politikada ve dış politikada aktif bir rol üstlenmiş durumda” ifadelerini kullandı.

İran İletişim ve Teknoloji Bakanlığı’nın verilerini paylaşan Ruhani, internetin geçen yıl yaklaşık 200 bin iş imkânı yarattığını kaydetti.

İran – ABD gerilimi

ABD yönetimine nükleer anlaşma ve ikili ilişkilerle ilgili mesajlar gönderen Ruhani, Tahran’la ilişkileri yeniden tesis etmek adına Washington’ın nükleer anlaşmaya destek vermemesini eleştirdi. “İran-ABD ilişkilerinin anahtarı Washington’ın elinde bulunuyor’’ dedi. Ruhani, ABD eski Başkanı Baracak
Obama ve hâlihazırdaki Donald Trump döneminde Washington’ın kendisine sunulan altın değerinde bir fırsatı kaçırdığını vurguladı. “Şayet Amerika nükleer anlaşmadaki görev ve sorumluluklarını yerine getirirse o zaman diğer konularda da müzakere masasına oturabiliriz’’ dedi.

ABD’nin baskı, tehdit ve ülkesine uygulanan yaptırımlara son vermesini tavsiye eden Ruhani, İran’ın şartları doğrultusunda nükleer anlaşmaya sadık kalacağını vurguladı. Açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Anlaşmaya dair herhangi eksik uygulamada bulunmayacağız. İlk çekilen taraf biz olmayacağız. Tahran, nükleer anlaşmanın diğer konuları kapsadığını düşünmüyor. Nükleer anlaşma 7 ülke tarafından imzalandı ve BMGK bunu onayladı. Bu sadece Amerika’daki Demokrat Parti veya ABD yönetiminin imzaladığı bir anlaşma değil. Anlaşmayı ihlal edecek bir durumdan ABD zarar görecektir.’’

ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi durumunda İran’ın cevabının ne yönde olacağı sorusuna da cevap veren Ruhani, Trump’ın Beyaz Saray’daki koltuğa oturmasının üzerinden bir yıl geçtiğini söyledi. “Seçim döneminde nükleer anlaşmayı yırtıp atacağını söylemesine karşın bu konuda hiçbir adım atamaması beni memnun ediyor” ifadesini kullandı. Ruhani açıklamasının devamında “ABD yönetiminin gelecekte nükleer anlaşmayla ilgili ne yapmak istediğini bilmiyoruz. Hatta Avrupalı dostlarımız da bu konuda herhangi bir fikre sahip değil. Sadece nükleer anlaşmadan değil, AB ile Amerika arasında kurulan tüm ticari anlaşmaları da kastediyorum’’ dedi.

Trump yönetimi geçen ayın ortalarında 4 Avrupa ülkesine İran’la varılan anlaşmadaki boşlukları kapatmaları için süre vermişti. Söz konusu boşluklar İran’ın balistik füze programını ve bölgedeki istikrarı bozucu rolünü kapsıyordu.

Ruhani, kendi yönetiminin konuyla ilgili tüm tedbirleri aldığını ve çıkarlarına hizmet ettiği sürece anlaşmadan çekilmeyeceğini vurguladı.
ABD’nin yürüttüğü faaliyetlerin nükleer anlaşmanın geleceğini etkilemesi durumunda İran-ABD taraflarının anlaşma fırsatının kaybedileceğini söyleyen Ruhani, “Amerikan yönetiminin bu fırsatı kaçırması pek de iyi olmaz. Zira bir daha yeniden anlaşmak ya da müzakere masasına oturmak mümkün değil. BMGK bu anlaşmayı 30 ay süren yorucu çabaların ardından onayladı. Bunun nedenle yeniden bir müzakere masası kurmanın manası yok’’ dedi.

İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in yayınladığı fetvadan dolayı ülkesinin kitle imha silahları üretmediğini belirten Ruhani balistik füze çalışmalarının kitle imha silahlarına yönelik yapılmadığını vurguladı. “Bahsettiğim türden silahlar müzakere açısından elbette kabul edilemez. Ancak İran’ın füzeleri saldırı potansiyeli taşımıyor. Ayrıca diğer ülkelere saldırmak için de üretilmiyor’’ ifadesini kullandı.

Ruhani, ülkesinin nükleer anlaşma konusunda uluslararası alanın önde gelen herhangi bir ülkesinin engellemesiyle karşılaşmadığını kaydetti.

Ülkedeki kötü ekonomik gidişatın ardında yatan nedenin doların yükselmesi olduğu iddialarını da reddeden Ruhani “Bütçede açık yok’’ diyerek vatandaşları döviz piyasasının risklerine karşı uyardı.

Ruhani, son seçimlerde vergi alınan alanın genişletilmesi ve petrol ekonomisinden uzaklaşma yönündeki çağrısını yineleyerek sözlerini noktaladı.