Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ruhani’nin ‘sömürge’ açıklamalarına Lübnan’dan sert tepki | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yaptığı son açıklamalar Lübnan içinde tepkilere neden oldu. Ruhani, pazartesi katıldığı televizyon programında, “İran’ın günümüzde bölgedeki rolü ve etkisi geçmişe göre çok daha güçlüdür. İran’ın pozisyonunu dikkate almadan Irak, Suriye, Lübnan ve Basra Körfezi’nde belirleyici bir karar vermek mümkün değildir” demişti.

14 Mart Hareketi liderleri, Ruhani’nin tutumunun, devlet egemenliğine saldıran ve sınırları ortadan kaldıran bir sömürge projesini yansıttığı açıklamasında bulundu. Bu açıklamaların hükümet tarafından tamamlanan Lübnan cumhurbaşkanlığı anlaşmasının bir yansıması olduğunu ve ülkenin geniş bir İran projesinin ortasına yerleştirildiğini öne sürdüler. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’dan konuyla ilgili net ve açık bir tavır sergilemesi çağrısında bulundular.

Lübnan Başbakanı Saad Hariri de İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Lübnan’la ilgili açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirtti. Hariri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Ruhani’nin konuşması kabul edilemez. Lübnan, vesayet kabul etmeyen ve onurunun ihlal edilmesini reddeden bağımsız bir Arap devletidir” ifadelerini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi milletvekili Antoine Zahra’dan yapılan açıklamalarda ise İran’ın duyurularının her zaman gerçeğini yansıttığı belirtildi. Hizbullah’ın İran projesi olduğunu ancak şu an tam tersi yönde açıklamalar yapıldığını kaydetti.

Zahra, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu itiraf, İran’ın iki numaralı ismi olan cumhurbaşkanı tarafından yapıldı. Bu mantık, tüm Ortadoğu’daki gruplar tarafından da sahada yürütülüyor” dedi. Zahra, İran projesinin sömürge bir projeye dönüştüğünü, devletlerin sınırlarına ve egemenliğine saygısız ve yalnızca devrim dayatma mantığına sahip olduğunu belirterek bunun kabul edilemez bir mantık olduğunu vurguladı. “Tüm siyasi çalışmalarımız, bu projenin Lübnan’a girmesini engellemektir” diye konuştu. Zahra, “Bizim için önemli olan, Arap dünyasının kaderi, dayanışması ve egemenliğidir. Lübnan’ın bağımsızlığını ve egemenliğini koruması Arap dünyasının yararınadır. Lübnan herhangi bir eksene çekilemez” ifadelerini kullandı. Lübnan Kuvvetleri Partisi’nin Suriye rejimi ile normalleşme projesine karşı direndiğini ve bölgenin çatışmalarından uzaklaşma ilkesine uyduklarını söyledi.

Kataeb Partisi milletvekili Fady el-Haber’in Şarku’l-Avsat’a yaptığı açıklamada da Tahran’ın Lübnan’ı İran’ın stratejik alanındaki bir parçası olarak gördüğü belirtildi. Bu durumun Lübnan’daki cumhurbaşkanlığı anlaşmasının tamamlandığı tarihte kanıtlandığını belirten Fady el-Haber, anlaşmanın Lübnan yönetiminde söz sahibi partiler arasında yapıldığını hatırlattı. “İran hegemonyasını ülkeye sokmuş oldular” ifadesini kullandı.

El-Haber, İran’ın mevcut durumunun göz kamaştırdığını, bunun İran Devrim Muhafızları’nın sağ kolu Hizbullah ile Lübnan’a da uygulanmasından korktuklarını belirtti. El-Haber, “Kataeb Partisi olarak, tam bağımsız bir devlet olmak için samimi ülkelerle normal ilişkilere sahip olunması gerektiğine inanıyoruz. Ancak, hegemonya mantığını ve yapılan anlaşmayı reddediyoruz” dedi.

Müstakbel Hareketi milletvekili Muhammed el-Hicar ise yaptığı açıklamada Ruhani’nin açıklamalarının Arap ve İslam dünyasında reddedilen, aşağılanan, emperyalizm ve hegemonyayı yansıttığını belirtti. El-Hicar, İran’ın bölgedeki devletlerin iç işlerine karışmaya ve çıkarlarına yönelik faaliyetlerde bulunmaya çalıştığına dikkat çekti. İran’da Caferi, Ruhani ve Hamaney arasında bir fark olmadığını söyleyen el-Hicar, herkesin onların, Arap ve İslam sermayelerine hükmetmek istediklerini bildiğini söyledi. “Bizlerin, kendi düşüncelerine boyun eğmemizi istiyorlar” ifadesini kullanan Müstakbel Hareketi milletvekili, “Fars imparatorluğunu kurmak için Arap kimliklerimizi elimizden almak istiyorlar” uyarısında bulundu. Lübnan Başbakanı Hariri’nin açıklamalarına dikkat çeken el-Hicar “Müstakbel Hareketi Başkanı, bağımsız bir Arap devleti olarak yaşama, Arap birliğinin onurunu ve kimliğini korumada ısrarcıdır” dedi.

Lübnan’ın eski Adalet Bakanı Eşref Rifi ise Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Ruhani’nin Lübnan’a hakaret etmesi karşısında sessiz kalmasının utanç verici olduğunu söyledi.

Şarku’l-Avsat’a konuşan milletvekili ve eski bakan Muhammed Abdülhamid Beyzun da Ruhani’nin açıklamalarının, İran kibrini yansıttığını, Lübnan ve bölgedeki tüm halklara yönelik bir hakaret olduğunu söyledi.

Lübnanlı yetkililer, Cumhurbaşkanı Avn’a yönelik yayınladıkları mesajda herhangi bir İran ziyareti gerçekleştirmemesi gerektiğini vurguladı. Avn’a İran’ı boykot etmesi çağrısının yapıldığı duyuruda uluslararası topluluktan da İran hegemonyasına son verme talebinde bulundular.