Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Rusya’dan ABD’ye sert uyarı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Moskova’da Valday Forumu’nda dün gerçekleştirilen ‘Ortadoğu Konferansı’nın ilk oturumunda Suriye’deki durum ve siyasi süreç umutları ile ilgili gelişmeler hakkında yoğun tartışmalar yaşandı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’yi şiddetle ve siyasi uzlaşıyı engellemekle suçladı.

Rusya Dışişleri Bakanı konferansın katılımcılarına yaptığı konuşmada, geçtiğimiz yıl gerçekleşen iki önemli gelişmeden birinin gerginliği azaltma bölgeleri anlaşmasının yapılması, diğerinin ise Suriyeliler arasında diyalog oluşturmaya yönelik düzenlenen Soçi Konferansı olduğunu belirtti. Gerginliği azaltma bölgeleri anlaşmasının, tam olarak uygulanmasını engelleyen bazı ihlallerin olmasına rağmen şiddetin azalmasını sağladığına dikkat çeken Lavrov, Soçi Konferansı’nın, 2254 sayılı kararın ilk pratik uygulamasının gerçekleştiği, Suriye’deki siyasi ve toplumsal tarafların en geniş şekilde temsil edildiği bir yer olduğunu belirtti. Soçi Konferansı’nda ortaya çıkan ‘Anayasa Komisyonu’ mekanizmanın çok önemli bir sonuç olduğunu sözlerine ekleyen Rus Dışişleri Bakanı, başarıya ulaştıracak gerekli şartların yaratılması için uluslararası topluma destek çağrısında bulundu. Lavrov ayrıca, Suriye ekonomisini yeniden canlandırma ve siyasi sürecin başlaması için uluslararası toplum ile uyumun önemini vurguladı.

“ABD’nin ateşle oynuyor”

Büyük kaygılara sebep olan ABD hamlelerine dikkat çeken Lavrov, “Moskova, Fırat’ın doğusu ve kuzey sınır bölgelerinde ABD planlarını anlamak için hamlelerini inceliyor” ifadelerini kullandı. Washington’a yönelik suçlamalarını yineleyen Rusya Dışişleri Bakanı, ABD’nin ‘ateşle oynadığını’ söyledi. Lavrov, “Bize amaçlarının DEAŞ örgütünü çökertmek ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak olduğunu söyleyen ABD’li meslektaşlarımızın verdiği güvencelerin tekrar teyit edilmeye ihtiyacı var gibi görünüyor” şeklinde konuştu. ABD’ye ateşle oynamaması çağrısını yineleyerek Lavrov şöyle konuştu, “Suriye’de Kürtler de dahil olmak üzere Suriye halkının uzun vadeli çıkarlarını gözeten adımlar atmaya çağırıyoruz.”

“ABD, Suriye’yi bölmeye yönelik adımlar atıyor”

Washington’un eylemlerinin Suriye’nin bütünlüğünü zayıflattığını söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin YPG’ye yönelik ABD desteğine karşı tutumunun Rusya tarafından anlaşılabilir olduğunu belirtti. Lavrov, ‘Afrin’de neler olup bittiğini çok iyi biliyoruz” dedi. Ancak Lavrov buna karşılık, Suriye, Türkiye ve Irak’taki Kürtler dahil, her iki tarafın da Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma ilkesini bağlı kalmalarının önemine dikkat çekti. Rusya Dışişleri Bakanı, “ABD, PYD’ye bağlı Kürt gruplarını kullanarak Suriye’yi bölmeye yönelik adımlar atıyor. Bu da Afrin’de devam eden olaylarla birlikte Türkiye ile ilişkilerin gerginleşmesine neden oldu. ABD’nin, Suriye’de tek amacının DEAŞ’la mücadele ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne koruma olduğuna yönelik verdiği güvencesini tekrar teyit edecek adımlar atmasına ihtiyaç olduğuna inanıyorum” dedi.

“El-Tanf’taki sözde güvenli bölge kaldırılmalı”

ABD tarafından Suriye’nin Ürdün sınırındaki el-Tanf kasabası yakınlarında ilan edilen sözde güvenli bölgenin kaldırılması yönünde çağrıda bulunan Lavrov, Rikban’daki mülteci kampına insani yardımların ulaştırılmasını sağlamak için gerekli adımların atılmasına işaret etti.

Lavrov, hem İsrail hem İran’ı savundu

Konferans sırasında Lavrov, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in İsrail’e yönelik yaptığı açıklamalara karşılık, hem İsrail hem de İran’ı savunan açıklamalarda bulundu. Lavrov, Moskova’nın İsrail’i yok etmek zorunda kalacağına dair çıkan söylemleri reddetti. Moskova’nın, herhangi bir bölgesel problemi İran’a karşı savaşma perspektifiyle değerlendirmediğini vurgulayan Lavrov, bu durumun, Suriye’de, Yemen’de ve hatta Washington’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı dahil olmak üzere Filistin konusundaki son gelişmelerde de görüldüğü gibi İran’a karşı takınılan tutumlardan kaynaklandığını belirtti. Rus Dışişleri Bakanı, bunun bölgedeki durumu daha da kötüleştirecek bir tehdit olduğuna dikkat çekti.

Zarifi, ABD’yi Suriye’yi ele geçirmekle suçladı

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise, şuan ki durumun özellikle ABD’den gelecek yeni bir işgal ve dış müdahale dalgasını temsil ettiğine işaret ederek, ABD’yi Suriye topraklarını ele geçirmeye çalışmakla suçladı. Zarif, ABD’nin Suriye’nin üzerine kabus gibi çöktüğünü ve bunun kronik sonuçlar doğuracak yeni bir müdahale dalgasına tanıklık ettiğini söyledi. ABD’nin çok tehlikeli ve öngörülemeyen bir politika izlediğini ifade eden İran Dışişleri Bakanı, ABD’nin Suriye’deki varlığının bölge için stratejik bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Zarif, “ABD, bazı Suriyeli azınlık grupları, bölgede daha fazla gerginliğe neden olan amaçlarına ulaşmak için bir araç olarak kullanıyor” şeklinde konuştu. Ülkesinin Suriye’de üsleri olup olmadığı hakkındaki bir soruya yanıt olarak ise Zarif, İran’ın Suriye’de ‘üssü bulunmadığını’ cevabını verdi.

Esed’in Danışmanı soruları cevaplamadı

Öte yandan, Suriye Devlet Başkanı Esed’in Danışmanı Buseyna Şaban’ın konuşmaya başlamasıyla, Rusya ve İran dışişleri bakanlarının salondan çıktığı belirtildi. Her ne kadar ikilinin görüşme tarihi önceden belirlenmiş olsa da duruma sinirlenen Şaban, konuşmasının ardından forum katılımcılarının sorularını cevaplandırmayı reddetti.

Esed’in Danışmanı, ABD ve Türkiye’yi eleştirdi

Konuşmasında ABD ve Türkiye karşıtı güçlü bir saldırı kampanyası yürüten Esed’in Danışmanı, Lavrov ve Zarif’in aksine, BM’nin 2254 nolu karar temelinde Suriye’de bir uzlaşı yapılması konusuna değinmekten kaçındı. Şaban, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki gerçekleştirdiği operasyonu, uluslararası hukukun ihlali ve siyasi çözümün engellenmesi olarak nitelendirdi.

Angajman uayarısı

Diğer yandan, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın yardımcısı Remzi İzzettin Remzi, Suriye’deki angajman alanlarının devam etmesinin, terörist grupları harekete geçirme ve güçlendirme yeteneklerini yeniden tesis etmek için uygun bir platform sağladığı konusunda uyardı. Remzi konuşmasını şöyle sürdürdü, “Suriye’deki gerginliği durdurma konusunda bile şiddetli tartışmaların devam ettiğini gözlemliyoruz. Şubat ayının ilk haftasında 1000 sivil öldü. Teröristler yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. Tüm bunlar Suriye’de yeni sorunlara neden olabilir.”

“Afrin’deki durum herkes için büyük bir endişe kaynağı”

Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de bir anlaşmaya varılmasının, ülkenin toprak bütünlüğünü ve Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını güvence altına alacağını söyleyen Remzi konuşmasını şöyle sürdürdü, “Afrin’deki durum herkes için büyük bir endişe kaynağı. Ancak sorun sadece Afrin’de değil. Suriye-Türkiye arasındaki tüm sınır boyunda… Bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğü koruyarak ve bir yandan Türkiye’nin güvenliğini sağlayarak ortak bir anlaşmaya varmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Eğer Afrin’deki gerginliğin giderilmesi başarılırsa, bu durumun Suriye’nin diğer bölgelerine olumlu bir şekilde yansıyacak. Böylece Suriye daha sağlıklı bir yönde, yeni bir sürecin başlangıcına doğru ilerleyebilir.”