Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Salih’in partisinden yararlanmak mümkün mü? | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tahmin edildiği üzere Husilerin, esas ortağı olan Ali Abdullah Salih’in başkanlığındaki Genel Halk Kongresi (GHK) partisine saldırması, darbe yönetiminin inşa edilmesi konusunda derin bir çatlak meydana getirdi.

Ali Abdullah Salih, ister sevilsin ister sevilmesin Yemen’deki diğer insanlar gibi değildir. Farklı yıllarda Yemen yönetiminde başarılı oldu. Kendisine bağlı çıkar şebekesi oluşturmak için bazen şiddetli bazen de yumuşak bir siyaset yürüttü. Salih, çoğu kongrelinin gözünde bir lidere dönüştü.

Salih’in içgüdüsel ve açık bir ritüel şeklinde Husi yaratıkları tarafından öldürülmesi, hayatının son 10 gününde başlattığı öfke, intikam ve devrim ateşinin yakıtı olmaya devam ediyor. Zira Husi şeyhi Abdulmelik, Salih’in öldürülmesiyle ilgili bu barbar şölenden dolayı gurur duymuştu.

Salih’in Yemen’deki meşru hükümetle ilgili son ana kadar olan çekinceleri özellikle de Cumhurbaşkanı Hadi’nin şahsiyetine karşı duyduğu nefret sona erdi. Samimi ve dürüst kongre üyelerinden meşru hükümet bloğuna katıldıklarını açık bir şekilde ilan eden kimseleri görmeye başladık. Bu, meşru hükümet topraklarının Sana’ya en yakın kenti olan Marib’ten görülüyor.

GHK’nın daimi komite üyesini ve önceden darbe hükümetinde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda Marib’den kadın vekil olan Nora Aljrowi’yi Al Arabiya kanalı ekranlarında bütün imkânlarla Husilere karşı ayaklanmaya çağırırken gördük. Bugün Nora Aljrowi, kendisinin Yemen ulusal ordusunun ve Abdurabbuh Mansur Hadi başkanlığındaki Yemen meşru hükümetinin yanında yer aldığını söylüyor. Husi çetelerinin elinde öldürülen Salih ve kongrenin diğer kurbanlarının intikamını almaya çağırıyor.

Yine önceden özel güvenlik güçlerinin komutanı olan Tümgeneral Fadl el-Kavsi’n ve Yemen’deki el-Hada kabilesinin önde gelen şeyhlerinden birisinin Marib’den Al Arabiya ekranlarında meşru hükümet güçlerine katıldığını duyurduğunu gördük.

Beklentilerde aşırıya kaçmıyoruz. Fakat darbe ortaklarının arasında bir hendek açıldığı konusunda hiç şüphe yok. Bugün bu hendek, kin ve nefretle dolu. Hendeğin bu şekilde yanması, ne zamana kadar devam edecek? Hendeğin bu şekilde yanmaya devam etmesi, Salih yanlılarını da kapsayan yeni bir koalisyon oluşturmak için söz konusu durumu ve duyguları güzel bir şekilde değerlendirmeye dayanıyor. Özellikle birinci veto sahibi Salih’in gidişinden ve alevini taraftarlarına bırakmasından sonra esas bir savaşta Husiler üzerinden İran’ı yenmek için bu alevden yararlanılabilir.

Asıl savaş budur. Eskiden koalisyona ve meşru hükümete karşı sesleri ne kadar yükselmişse yükselsin, hatta koalisyon askerlerinin kanını ne kadar içmişlerse içsinler, Salih’ten geriye kalan tabanla olan anlaşmazlık siyasidir. Bu anlaşmazlık, ahirette değil de dünyada ve hurafeci Abdulmelik ve kardeşleri ile müzakereci kardeşi Hüseyin ve efendileri Merran gibi saçma inançlarda değil, siyasette olan bir anlaşmazlık olarak kalacak.

Bu kargaşa içerisinde “Islah” cemaati ve bu cemaatin omurgasını oluşturan “İhvan” hakkında ne düşünüyorsunuz?

Artık bu başka bir makalenin konusu…