Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Seçimlerin ardından Türkiye’nin dış politikasına dair senaryolar | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Avrupa Birliği (AB), geçtiğimiz Pazar günü düzenlenen Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimlerinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yeni hükümetin özellikle dış politika konusunda olumlu adım atmasına pek ihtimal vermiyor.

AB, Erdoğan ve partisinin zaferiyle sonuçlanan seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin ‘tam bir çıkmaz’ haline geldiğini ve yakın gelecekte bu durumun değişmesi şansının ‘düşük’ olduğunu düşünüyor.

AB’ye üye ülkelerin dışişleri ve AB bakanlarının katıldığı Genel İşler Konseyi’nin Salı akşamı Lüksemburg’da yapılan toplantısı sonrasında, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki ilerleme durumunu değerlendiren bir sonuç bildirgesi yayımladı. Bildirgede, AB Genel İşler Konseyi’nin, Türkiye’nin son dönemde AB’den giderek uzaklaştığını ve Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin çıkmaza girdiğini düşündüğü ifade edildi.

Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin halihazırda duraklama noktasında olduğunun belirtildiği bildirgede, fasılların mevcut durumda açılmasının ve Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin gündemde olmadığı bilgisi de paylaşıldı.

Türkiye’den tepki: AB’nin tutumu iki yüzlülük ve tutarsızlık!

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise, AB Genel İşler Konseyi’nin Türkiye hakkında aldığı bu kararın ardından AB’nin tutumunu ‘iki yüzlülük ve tutarsızlık’ olarak nitelendirdi.

Bakanlığın açıklamasında, “AB Genel İşler Konseyi’nin kararları ile AB’nin Türkiye’ye adil ve dürüst davranmadığı bir kez daha görülmüştür. AB’nin söz konusu tutumuna rağmen süreçten uzaklaşanın ülkemiz olduğunu ileri sürmek iki yüzlülük ve tutarsızlıktır. AB Genişlemesi bahsinde katılım sürecimizin devamının anlamsız bir sebep-sonuç ilişkisi içinde yeni koşullara bağlanmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz” ifadeleri ile tepki gösterildi.

Şarku’l Avsat, Erdoğan’ın oluşturacağı yeni hükümetin, AB ile müzakereler dahil dış politika ile ilgili olarak nasıl eğilim göstereceğine dair bir grup uzman ve analistin görüşlerine başvurdu.

Türkiye dış politika konusunda zor bir aşamada

Türk-Avrupa Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Faruk Can, özellikle dış politika konularıyla ilgili Türkiye’nin zor bir aşamada olduğunu söyleyerek, Ankara ile AB arasındaki ilişkilerin kötüye gittiğine dikkat çekti.

Can, Türkiye’nin AB’ne yönelik yapıcı bir yaklaşım sergilemesiyle birlikte Fransa ve İtalya’nın yanı sıra AB ekonomisinin yüzde 39’unu oluşturan Almanya ile ilişkilerini geliştirmek için çalışması gerektiğini de ekledi.

Türkiye’nin ABD ile mevcut ilişkilerine de değinen Can, Fethullah Gülen konusu, Rusya ile S-400 füze savunma sistemi anlaşması ve ABD’li rahip Andrew Craig Brunson duruşması nedeniyle ilişkilerdeki reformun pek kolay olmadığını da belirtti.

AB, Türkiye’ye karşı ‘bekle ve izle’ politikası yürütecek

Dışişleri alanında uzman bir yazar olan Serkan Demirtaş, AB’nin Türkiye’ye karşı bir sonraki aşamada yeni hükümetin ne adımlar atacağını görmek için ‘bekle ve izle’ politikası yürüteceğini ifade etti.

Demirtaş, Türkiye’deki seçimlerin ardından ortak açıklama yapan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn’ın, Türk seçmeninin yoğun bir şekilde sandığa gitmesinin, Türk halkının demokratik süreçlere ve sivil haklara olan bağlılığını gösterdiğini söyleyip Erdoğan’ı tebrik etmemesinin dikkate değer olduğunu da kaydetti.

Sercan Demirtaş, iki ismin, seçimin galibi Erdoğan’ı tebrik etmeden AGİT ve Avrupa Komisyonu’nun ‘adaylar için eşit şans tanınmadığını tespit eden ön raporları’ dikkate aldıklarını belirtmelerine de vurgu yaptı.

AB, Türkiye’deki yeni sistemi demokratik bulmuyor

AB’nin, Türkiye’deki yeni başkanlık sistemini demokratik bulmadığının bir sır olmadığının altını çizen Demirtaş, Erdoğan’ın seçimlerden sonraki ilk işin olağanüstü halin (OHAL) kaldırılması hakkındaki söylemlerinin olumlu görülmesine rağmen yeterli olmadığını, birçok Avrupalı diplomatın muhaliflerin serbest bırakılması gibi somut adımlar atılmasını beklediğini aktardı.

AB’nin, Türkiye’nin bundan çok uzakta olduğuna inandığını kaydeden Demirtaş, bu yüzden Türkiye’nin uzlaşmaya varmak için ilk adımı atan ülke olması gerektiğini, aksi takdirde üyelik müzakerelerinin devam etmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

Yetkin’den olası senaryolar

Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin ise, Türkiye’nin Batılı müttefikleriyle düşmanca bir ilişki içinde olup olmayacağı, NATO içinde yer almaya veya AB ile müzakerelere devam edip etmeyeceği, Türkiye’nin ülkedeki demokrasi kalitesini arttırıp arttırmayacağı ve Rus S-400 füzelerinin satın alınmasının Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde daha ciddi sorunlara yol açıp açmayacağı gibi bir takım sorulara değindi. Yetkin, bunların yeni dönemde Erdoğan’ın gündeminde olması muhtemel ve en sık karşılaşılan dış politika soruları arasında yer alacağını söyledi.

Murat Yetkin, Erdoğan’ın yaşanan gerginlikleri arkasında bırakmaya karar vermesi ve ekonomiden dış politikaya, parlamentodan sokağa tüm alanlarda daha kapsamlı politikalar aramaya başlaması halinde, ülke için en iyi senaryoların elde edilebileceğini söyledi. Yetkin, bu durumun aynı zamanda AB ve Batılı müttefiklerle daha iyi ilişkiler anlamına gelebileceğini ifade etti.

Ulusal çıkarları korumaya ve aynı zamanda ekonomi ile yargıda yapısal reformları uygulamaya çalışırken mahkemelerin daha bağımsız olmasının sağlanmasının, terörizme karşı akıllı tedbirler alınmasının, ifade ve bilgi özgürlüğünün sağlanmasının gerekliliğini vurgulayan Yetkin, aksi takdirde ortaya en kötü senaryonun çıkacağını öne sürdü.