Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Serrac: Sahneden çıkma korkusuyla seçimlerin yapılmasını istemiyorlar | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Kahire: Savsan Ebu Hüseyin

Libya Ulusal Uzlaşı Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac, “adı belirtilmeyen taraflar, siyasi sahneden çıkma korkusuyla ülkede seçim yapılmasını istemiyor” dedi.

Serrac, Şarku’l Avsat’a, Kahire’de verdiği röportajda, Mısır’ın Libya askeri kurumunu birleştirmeye yönelik çabalarını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Ülkesinde yasadışı göçmenlerin ve insan kaçakçılığının arttığının altını çizdi. Terörist grupların, bu ticareti DEAŞ’lıları kaçırmak için yaptığını vurguladı.

El- Beyda şehrinde bulunan Abdullah es- Seni’nin liderliğindeki geçici hükümet için, ‘mevcut durumu bakımından yok gibi’ ifadelerini kullandı. Trablus’ta bazı güvenlik ihlalleri bulunduğunu itiraf etti. Fakat faillerinden hesap sorulacağının altını çizdi.

Serrac röportajının tamamı;

-Mısır’ı ziyaretinizin sonuçları nelerdir ve Libya siyasetindeki düzenlemeler ne noktada?

Mısır’a, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile istişare yapmak üzere geldim. Birçok noktada fikirlerimiz birbiriyle uyumlu idi. Libya’nın istikrarına ilgi ve destek açısından, siyasi anlaşmanın önemi vurgulandı. Mısır’da bulunan Libyalıların karşılaştığı sorunlarla ilgili anlaşmaya varıldı. Bunun yanı sıra Mısır’ın Libya’ya uçak seferlerinin yeniden başlatılması görüşüldü. Ortak Yüksek Komite toplantısının gelecek yılın başında başkanlar düzeyinde gerçekleştirilmesine değinildi.

-Güvenlik konusu ve zaman zaman terörist grupların ve silah kaçakçıları tarafından gerçekleştirilen sınır ihlalleri ne durumda?

Güvenlik ve sınır kontrolü bizim için önemli bir konudur. Bu konu, önemi ve tehlikesine binaen sadece Mısır ile değil, uluslararası toplumla sürekli görüşülüyor. Bu nedenle, DEAŞ terör örgütü elemanları, radikal yanlısı suç grupları ve çeşitli nedenlerle ülkelerindeki yargıdan kaçanlar nedeniyle artan yasadışı göçü göz önünde bulundurarak Avrupa Birliği’nden (AB) güney sınırını izlemek için elektronik cihazlar alabilmek için destek talep ettik.

-Libya’da kaçak göçmen sayısı tahminen ne kadar?

Sığınma merkezleri dışında 500 bin kaçak göçmenden bahsediyoruz. Bunlara ek olarak 20 bin göçmen de sığınma merkezlerinde kalmaktadır. Bu sayılar nedeniyle, terörist gruplar durumdan faydalanmaya çalışmaktadır.

-Avrupa’nın bazı Afrikalıları Libya’ya yerleştirmeye çalıştığı yönündeki söylentilerin doğruluğu nedir?

Hayır, bilakis. Bölgesel ve küresel toplantılarda çokça konuştuk. Her taraftan özellikle de AB’den, Afrika ülkelerinden yasadışı yollarla geçen göçmenleri ülkelerine iade konusu üzerinde çalışılmasını talep ettik. Ayrıca uluslararası toplumla, sığınma merkezlerinin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Libya’nın desteklenmesinin önemi hakkında konuştuk. Söz konusu durumu önlemek için sahil güvenliğinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdik.

-Bu dosyada Avrupa size yardım sağladı mı?

Yanıt aldık. Fakat daha çok desteğe ihtiyacımız var. Öte yandan Afrikalı ülkelerin, vatandaşlarının Libya’dan geri gönderilmesi konusunda yanıt vermesine ihtiyaç duymaktayız. Şu an bu konu üzerinde yoğunlaşmış durumdayız.

-Siyasete geri dönüyoruz… Libya’daki siyasi düzenleme hangi noktaya ulaştı?

BM Temsilcisi Gassan Salame’nin, sunduğu çözüm planını şu ana kadar destekliyoruz. Bu konuyu Mısır liderleri ile de ele aldık. Geçtiğimiz haziran ayında krizden kurtulma planı açıklandı. Ülke seçimlerinin 2018’de gerçekleştirilmesine karar verildi. Bunu siyasi sürecin son durağı olarak görüyoruz. BM temsilcisi, Tunus’taki çeşitli toplantılarda temsilciler ve devlet konseyleri ile birlikte Suheyrat Anlaşması’ndaki değişikliği görüşmek için çaba sarf etti. Böylece başka bir aşamaya geçebiliriz. Fakat konu duraksamaya uğradı. BM temsilcisi Şubat ayında ulusal bir konferans düzenleneceğini açıkladı.

-Konferans Libya’da mı gerçekleşecek?

Nerede gerçekleştirileceği henüz belirlenmedi. Fakat aralarında siyasi anlaşmada temsil edilmeyenlerin de dahil olduğu çeşitli siyasi taraflar katılacak. Bence ulusal bir uzlaşma konferansı olabilir. Bir sonraki durak ya da planın son kısmı, gelecek yılın ikinci yarısında beklenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleridir.

-Seçim hazırlıklarını kim yapacak?

Şu anda Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu ile temas halindeyiz. Hazırlıkların yapılması için ihtiyaç duyulan tüm mali ödeneklerin dağıtımını yaptık. İçerisinde bulunduğumuz aralık ayının başında seçmenlerin kaydı yapılmaya başlandı ve önümüzdeki şubat ayına kadar devam edecek. Aynı şekilde BM temsilciliği, uluslararası toplumla iletişim kurmaya devam ediyoruz. Seçimlerin sorunsuz yapılabilmesi için teknik destek sağlanmasını talep etmek üzere bölgesel düzeyde de temaslarımız sürmekte. Seçimlerin özellikle siyasi iradeye, güvenlik ortamının oluşturulmasına ve bazı teknik ve lojistik işlere ihtiyacı var.

-Suheyrat Anlaşması ile ilgili sorunlar çözüldü mü? BM Temsilcisinin Tunus’ta düzenlediği diyalog sonrasında anlaşma nihai bir şekle ulaştı mı?

İlgili sorunlar sona ermedi. Çünkü bazıları sağlanan güvencelerin şahsi olduğunu siyasetle ilgili olmadığını düşünüyor. Çalışmayı, görevdeki kişilerin adlarını belirleme ve gerçekleşmesi gereken görevleri tanımlama olarak görenler var.

-Libya’da durum karmaşık görünüyor… Böyle bir ortamda seçimler nasıl gerçekleştirilecek?

Karmaşa yaşanmaksızın seçimler yapılabilir. Fakat o aşamaya gelinmeden önce parlamentonun seçimlerle ilgili yasa çıkarması ve anayasa referandumunu tamamlaması gerekmekte.

-Fakat bazıları mevcut koşullarda yapılabileceğinden şüphe duymakta, bunun sebebi nedir?

Sizleri, orada bulunan sahneyi görmek için Libya’yı ziyaret etmeye davet ediyorum. Birçok bölge iyi durumda. Batı bölgelerinin birçok alanında da vaziyet normale döndü. Güvenlik durumu, çok iyi. Fakat siyasi sahneden çıkma korkusuyla bu seçimlerin yapılmasını istemeyenler var. Bu, bir takım güvenlik ihlalleri olmadığı anlamına gelmiyor.

Güvenlik sahnesini kullanarak bundan faydalanmaya çalışanların, şahsi çıkarları olduğu kanaatindeyim. Bence gelecek seçimler sonuçlarının uygulanacağından da emin olmamız gerekiyor. Avrupa ve uluslararası taraflar, seçimlerin yapılması ve sonuçların kabul edilmesi için gerekli kurallara uymak zorundadır.

-Trablus’taki milisler, kaçırma, gasp ve savaşmayı sürdürüyor… Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Bu, siyasi amaçlarla herhangi bir görev elde etmeye çalışan herkesin yaptığı bir şeydir. Elbette, bu silahlı milisler ya da destek kuvvetleri, silahların yayılmış olması nedeniyle Libya’nın her yerinde mevcut durumdalar. Fakat mevcut bulunan tüm oluşumlar, devlet güvenlik ve askeri kurumlarının bünyesine ve son derece disiplin altına alındı. Şimdi, Trablus’u koruma işini gerçekleştiriyorlar. Bir kez daha bunun ülkede bir takım güvenlik ihlalleri bulunmadığı anlamın gelmediğinin altını çiziyorum. Fakat faillerinden hesap sorulmakta.

General Hafter, bu ayın sonundan önce herhangi bir anlaşmaya varılmadığı takdirde Libya’yı krizden çıkaracak adımları kızıştırmakla tehdit etti. Bundan General Hafter sorumludur.

-Aranızda iletişim var mı?

En son Fransa’nın başkentinde bir araya geldik. İyi anlaşmalara vardık. Seçim çağrısında bulunmayı kabul ettik. Şimdi aynı yolda ilerliyoruz. Fakat 17 Aralık (Hafter ile iki yıl önce imzalanan Suheyrat Anlaşması’nın yıl dönümü) hikayesine gelince, yeni bir otorite seçim yapılarak yönetime geçinceye kadar ülkeyi yönetmek için yapılan siyasi anlaşmanın bir sona erme tarihi bulunduğunu düşünmüyorum. Fakat meçhul bir şekilde havaya atmak, siyasi arenayı karıştıracak ve bizi hesap etmediğimiz dalaverelerin içine düşürecektir.

-Kahire’de askeri liderlerin gerçekleştirdiği toplantıların sonuçlarına ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Mısır himayesinde bu toplantılara katılmak üzere doğu ve güney bölgelerden askeri liderlerden oluşan bir grup seçtik. Bu, olumlu ve sağlıklı olması nedeniyle destek verdiğimiz bir çaba. Üzerine bina edilmesi gereken güzel sonuçları var. Askeri kurumu bir araya getirmek, üzerinde çalıştığımız bir konudur.

-Seçimler yapılmadan önce askeri kurumun birleşmesini bekliyor musunuz?

Tüm çabamız askeri kurumun birleşmesi yönünde. Çünkü bu, kamu güvenliğinin sağlanması, terörizm ve yasadışı göçle mücadele dahil birçok alanda yardımcı olacak. Libya’da askeri kurumun birleştirilmesi önemli bir yere sahiptir.

-Suriye ve Irak’tan geri dönen ‘DEAŞ’lılar’ın’ tehlikelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu mesele hakkında daimi endişelerimiz var. Çünkü insan kaçakçılığı olarak bilinen fakat teröristleri kaçırmaya çalışan ağlar var.

-İnsan kaçakçılığının içine DEAŞ’lıların kaçırılmasının girdiğini mi kast ediyorsun?

Kesinlikle, birçok güvenlik birimine, insan tacirlerinin ve yasadışı yollarla göç edenlerin DEAŞ’lılar ve teröristleri kaçırdığını bildirdik. Bu şekilde çıkış yapanları kanuni yollarla takip ediyor ve yakalıyoruz. Bu çalışmalar da istihbarat ve emniyetin çabalarını gerektiriyor. Birçok güvenlik birimi ile bilfiil iletişim içindeyiz. Böylece sadece Libya değil, bölge ve çevresini karıştıran kaçış kanallarını takip altına alabiliyoruz.

-ABD ziyaretiniz nasıl sonuçlandı?

Ziyaret, gerçekten önemliydi. Başkan Donald Trump, ardından da Dışişleri, İçişleri ve Savunma Bakanları ile bir araya geldiğimizde, Libya dosyasıyla iyi bir şekilde ilgilenildiğini gözlemledik. Hepsi, Libya’yı desteklediklerini ve yakın gelecekte istikrarının sağlanacağını vurguladı. Ayrıca iki ülke arasında strateji ortaklığı kuruldu. ABD ile her alanda yapılan işbirliği, ülkenin yeniden yapılandırılması ve enerji sektörü üzerinde çalışmayı memnuniyetle karşılıyoruz. Alan açık ve Libya’nın sadece terör, yasadışı göç ve silah ticaretiyle mücadele etmekten bahsetmek yerine, yatırım yapılması gereken iyi ekonomik fırsatları bulunmakta. Bu, şu anda silahlarla uğraşan genç insanlar için çalışma alanlarının açılmasına katkıda bulunacaktır.

-Abdullah es- Seni’nin ülkenin doğusunda bulunan el-Beyda şehrindeki hükümetine karşı tutumunuz nedir?

Bizler, ülkenin doğu, batı ve güneyindeki tüm vatandaşlarımıza hizmet vermeyi önemsiyoruz. Es-Seni hükümetinin, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile birlikte çalışan belediye başkanları hakkında yakalama emri çıkarmasına çok şaşırıyoruz. Onlara yardım etmememiz için bizimle iletişime geçiyorlar. Sonuç olarak, geçici hükümet şu an yok gibi. Siyasi bölünmeyi tetikleyen faaliyetlerde bulunanlardan, bundan uzak durmalarını rica ediyorum. Bu kurumların performansına yansımakta ve Libya’nın istikrarına hizmet etmiyor.

-Libya’da Katar ve Türkiye’nin müdahalelerinin bulunduğu yönündeki söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dış tarafların ülkemizin işlerine olumsuz müdahalede bulunmaması konusunda birçok kez çağrıda bulunduk. Olumlu, özellikle de Libya’nın istikrarını hedefleyen destekleyen müdahalelere saygı duyuyoruz. Bu ülkelerle, pozitif girişimlerde bulunmak üzere BM arasında bir işbirliği olmasını umuyoruz.

-Siyasi süreçteki ortaklarına, özellikle de General Hafter ve Libya Temsilciler Başkanı Akila Salah’a ne mesaj vermek istersiniz?

Bizler, başkanlık meclisinde kavgada taraflar değiliz. Siyasi anlaşma ve sisteme göre, Temsilciler Meclisi ve Devlet Meclisi’nin düzenlemeleri belirleyen iki organ olması gerekmekte. Sorumluluklarını yerine getirmeli ve ülkeyi daha istikrarlı bir aşamaya taşıyacak şekilde yönetmeliler. Bizimse siyasi anlaşma ile üzerimize düşen şeyleri yapmamız ve seçimlerin yapılacağı aşamaya kadar çalışmamız gerekmekte.