Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Şiilerin gözü Sistani’nin açıklamasında | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Necef makamlarına yakın kaynaklar, yaklaşan parlamento seçimlerine ilişkin nihai görüşün açıklanmak üzere olduğunu belirtti. Ancak dün Kerbela’daki Cuma hutbesinde seçimlerdeki yol haritasına ilişkin herhangi bir konuya değinilmedi. İki gün önce yüksek dini makamlara dayandırılarak yapılan açıklamalarda 12 Mayıs’ta düzenlenecek parlamento seçimlerine ilişkin tavrın birkaç gün içinde açıklanacağı ifade edilmişti

Yüksek dini makamların muhtemelen “Denenmiş denenmez” sözü doğrultusunda hareket ederek vatandaşlara hizmet sunma konusunda başarısız olan adaylara oy verilmemesi çağrısını yineleyeceği ifade ediliyor. Iraklı Şiilerin dini mercii Ayetullah Sistani’nin Kerbela’daki temsilcisi Şeyh Abdulmehdi Kerbelai, geçen hafta Cuma hutbesinde Sistani’nin Haşdi Şabi isminin istismar edilmesini reddettiğini açıklamıştı. Haşdi Şabi, DEAŞ’ın 2014 yılında Musul’u işgal etmesi ve Irak’ın başkenti Bağdat’ı tehdit eder hale gelmesinden sonra Ayetullah Sistani’nin verdiği cihat fetvası doğrultusunda kurulmuştu. Kerbelai’nin Sistani’nin vekili olarak 14 Aralık 2017’de verdiği zafer hutbesinin beşinci kısmında Haşdi Şabi isminin ve siyasi sebeplerden dolayı DEAŞ’a karşı savaşılmasını emreden cihat fetvasının suistimal edilmemesi gerektiği belirtilmişti. Bu fetva doğrultusunda savaşanların dünyevi hedefler ve siyasi kazançlar sebebiyle savaşmadığını bilakis dini vecibelerini yerine getirme hedefiyle mücadele ettikleri ve bu sebeple görevlerinin savaşın bitmesiyle sona erdiğine dikkat çekilmişti.

Şarku’l Avsat’ın dini mercilere yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre Sistani tutumunu seçimlerden bir hafta önce, önümüzdeki Cuma hutbesinde açıklayacak.

Şii partiler ise birbirlerini Haşdi Şabi ismini ve cihat fetvasını suistimal etmekle suçluyor. Havza-i İlmiye’de hoca olarak görev yapan Seyyid Haydar el-Garabi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Cihat fetvasının dini merciinin istemediği şekilde kullanılması üzücüdür. Siyasi taraflar meşruiyetini bu fetvadan almaya çalışıyor ki bu hiç doğru bir hareket değil. Fetvanın mezhep merkezli bir boyutu olmaması bir yana ulusal bir boyutu var. Öyle ki bu fetvanın verildiği vakit Sünni fetva kurumu da DEAŞ’a karşı vatanın savunulması gerektiği doğrultusunda bir fetva çıkarmıştı.”

Haydar el-Garabi açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Fetvanın, zamanla kısıtlı olduğu çok açık. Öyle ki fetvanın geçerliliği DEAŞ ile mücadele sona erince bitiyor ve böylece herhangi bir çevre tarafından herhangi bir şekilde suistimal edilmesine alan bırakmıyor. Bu fetvayı ve Haşdi Şabi’yi kişisel çıkarları doğrultusunda suistimal eden siyasi liderler var.” Dini mercii, başka bir siyasi sebep için değil terör örgütü DEAŞ’ın bitirilmesi konusundaki görevini iyi bir şekilde yerine getirebilmesi için Haşdi Şabi’ye yardım etti.”

Arabî, Sistani’ye nispet edilen “denenmiş denenmez” ibaresi hakkında da açıklamada bulundu:

“Bu söz, kişisel çıkarları için suistimal etmeye çalıştıkları ikinci bir konu. Suistimal edenler dini merciinin bu sözle belirli kişileri kastettiğini, bir yaklaşımı veya partiyi hedef almadığını söyledi ancak işin doğrusu mercii bu sözle yönetime ortak olup da halka hizmet sunmada başarısız olan siyasi parti ve tarafları kastetti.”

Dini merciinin seçimler konusunda tutumunun açık ve kesin olacağına dikkat çeken el-Garabi “Çünkü isminin ve kendisi tarafından yayınlanan herhangi bir şeyin, itibar ettiği dini gerekçeler dışında kullanılmasını kabul etmesi mümkün değil” dedi. El-Garabi dini merciinin insanlara açıklamaları için bünyesinde çalışan sorumlulara, söz konusu fetvanın hiçbir kişi ve kurumca suistimal edilmesini desteklemediğini belirttiği duruşunu bildireceğini söyledi.

Iraklı siyasetçi Sami el-Askeri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Haşdi Şabi liderlerinin aynı sancak altında ve aynı savaşta mücadele ettlikleri hükümet güçlerinin elde edilen zaferdeki rolünü kullanması uygun değilken Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin söz konusu rolü kullanmasına izin veren standardın ne olduğunu sordu. “Standart ne olursa olsun iki durumda da eşit olmalı” dedi.

Iraklı yöneticilerden Saad el-Madlabi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Dini mercinin görüşüne saygı duyuyoruz. Ondan yararlanıyoruz ancak bizim de vatan meselelerine ilişkin programımız ve yol haritamız var. Mezhep merkezli labirente girmek istemiyoruz” dedi. Madlabi sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Haşdi Şabi’ye ilişkin herkesin bu konu hakkında bir görüşü var. Biz terörle mücadeleye benzer resmi bir yapıya dönüştürülmesi görüşündeyiz. Doğru materyallerimizi halka sunarız. Halk daha iyisini seçmekle sorumludur.”
Haşdi Şabi’yi temsil eden seçim listesinden aday olan Asaib Ehli’l Hak’ın resmi sözcüsü Naim el-Abudi “Dini merciden çıkan her şeye itaat ederiz. Bu konuda tecrübeliyiz. Dini merciden fetva çıktığında bu fetvayı ilk uygulayan bizdik” dedi. Abudi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Haşdi Şabi’nin el-Fetih koalisyonu yöneticileri tarafından suistimal edilmesi mümkün değil ancak rakibimiz olan bazı siyasi partiler bize karşı bir savaş yürütüyor. Bu siyasi ahlaksızlığa girer. El-Fetih Koalisyonu’nun Haşdi Şabi’yi kullandığı söyleniyor ki böyle bir şey söz konusu değil.”

Abudi, çoğu yöneticisinin el-Fetih’in oluşturduğu Asaib, Ketaib ve Bedir gibi gruplara– ki bunlar Haşdi Şabi’nin seçim listesini oluşturdular- ek olarak Haşdi Şabi çatısı altında da savaşmalarından dolayı el-Fetih’in Haşdi Şabi’yi temsil ettiği yönünde bir algı olduğunu söyleyerek şu değerlendirmede bulundu:

“Sonuç olarak biz zor bir dönemde DEAŞ’a karşı savaştık. Biz bunda bir çelişki görmüyoruz. Öyle ki şu an biz de diğerleri gibi siyasi bir oluşumuz. Haşdi Şabi ise Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’na bağlı askeri bir grup. Haşdi Şabi’yi siyasi çekişmelerin içine sürüklemeye çalışmıyoruz.”