Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Soçi ve Cenevre arasında Guta | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Yüzyılın katliamı. Suriye’nin doğu Guta’sı İnsanlığın sarsıldığı kan halkası, yeni bir uluslararası siyasi sahnenin de başlığıdır. Suriye’de yeni askeri operasyonların düzenlenmesi, onu yeni bir askeri ve siyasi tatbikat alanı haline getirmiştir. Ruslar, Suriye’de 200’den fazla yeni silahı test ettiklerini açıkladı. Bu silahların bir kısmının yalnızca hedefleri için değil, kullanıcılarına da zararlı olduğunu ortaya çıktı. Suriye bugün, yeni bir uluslararası siyasi ve askeri tatbikat alanıdır. Dünyanın iki büyük ekseni arasındaki soğuk savaşın ortadan kalktığı bugün, uluslararası bir savaşla karşı karşıyayız. Soğuk veya sıcak değil, yeni bir siyasi ve askeri sıcaklık savaşı…

Suriye devleti, uluslararası ve bölgesel güçlerin elindeki kararlarla, siyasi ve askeri açıdan kendi topraklarından çıkarıldı. Rusya, ABD, İran ve Türkiye Suriye adına alınan bu kararların bir parçasıdır. Suriye tatbikat alanı, yeni uluslararası güçlerin yanı sıra bölgesel güçlerin de özelliklerini taşıyor. ABD, Suriye’nin doğusundaki bazı kısımları askeri olarak kontrol ediyor. Rusya Federasyonu, Suriye’nin birçok bölgesinde askeri bir güç haline geldi. İran, askeri, siyasi ve insani güçleriyle birlikte, bölgede mezhepsel varlığını ortaya koymak ve kalıcı bir varlık elde etmek için Suriye’nin sosyal dokusunu yeniden inşa ediyor. Türkiye, kendisini, dünya genelinde daha geniş bir etki yaratacak, bölgesel bir güç olarak dayatıyor.

Suriye rejimi, iktidarın tahtında kalabilmeyi kararlı bir zafer olarak düşünüyor: Devlet egemenliğinin ortadan kalkması onun için hiçbir anlam ifade etmiyor; Kurbanların ve akan kanın büyüklüğü onun açısından değersiz. Suriye rejimi Haziran Savaşı’ndan ve Golan işgalinden sonra zafer kazandığını ilan etmedi mi? Çünkü bu savaş Şam’daki Baas rejimini devirme hedefine ulaşamadı. İran bu olup bitenlere çabucak yanıt verdi, nükleer programına devam edecek. Niçin? Suriye’de yürüttüğü savaştan ve binlerce Suriyeli imha ettikten sonra, bölgesel ve uluslararası gücünü yeniden elde ettiğini görüyor. Kazandığı bu bölgesel ve uluslararası gücün, nükleer programı konusunda uluslararası güçlere karşı olan önceki yükümlülüklerini değiştireceğine inanıyor.

İranlılar ve Ruslar, askeri çözümün, Suriye’deki tek seçenek olduğuna karar verdiler. Ve Cenevre’den Soçi’ye uzanan siyasi süreç doğu Guta’da kan denizine gömüldü. Türkiye’nin kendi hesapları var. Türk Kürtleri ve Suriye’deki uzantıları kalıcı bir diken olmaya devam ediyor. Suriye’nin kuzeyindeki Kürtlere olan Amerikan desteği, Türkiye ile Amerika arasında ilginç bir dosya açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrin’e askeri harekât başlatmaya karar verdikten sonra, iki taraf arasında doğrudan çatışma çıkabileceği, insanın aklına gelmiyor değil. İttifakın çatışmayla karıştığı ilişki, iki taraf arasındaki söylem ve etkileşimi kirletti.

Erdoğan, Suriye’deki oyuncuların geri kalanında olduğu gibi, kartlarını yerel ve uluslararası olarak açmış durumda. Sesini büyük güçlerin seviyesine yükseltmek istiyor. Rusya ve Amerika, Suriye’nin siyasi ve askeri platformu aracılığıyla bu iki ülke ile manevra yapıyor. Erdoğan, Beşşar Esed’in meşruiyetini tanımıyor ve Beşşar -Rusya ve İran’ın aksine- iktidarda kaldığı sürece, barışın Suriye’de olamayacağını yineliyor. Fakat yine de onlarla iletişim kurup, manevra yapma kabiliyeti kazandı ve nitelikli siyasi bir hat kurmayı başardı.

Türkiye, Rusya tarafından füze ve bomba ile bombalanan doğu Guta’da askeri olarak bulunmuyor, ancak Suriye halkında genel bir karşılığı bulunuyor. ABD-Türkiye ilişkileri karmaşık ve problemlidir. “Gülen” dosyası var ki; Türkiye tarafından, darbe girişimine liderlik yapmakla suçlanıyor ve Ankara’ya iade edilmesi konusunda ısrar ediliyor. Türkiye’de bulunan İncirlik üssü ve bu üssün NATO ittifakındaki rolü, Erdoğan’ın zaman zaman Amerika’ya karşı kullandığı kartlardan birini teşkil ediyor. Bütün bunlar İki tarafın Suriye topraklarında beraber hareket etmesine gölge düşürüyor.

Her geçen gün önemi artan soru şudur: Ülke boyunca akan Suriyeli kan şelaleleri nereye ulaşır? Uluslararası silahlı destekçiler tarafından farklı hedef ve ittifaklara sahip olan Suriye kumaşının akıbeti ne olacak? Rusya ve Amerika yeni bir savaşa giriyorlar. Uzlaşı alanı her geçen gün daralıyor ve bunun imkânsız olduğu noktaya doğru ilerleniyor. Suriyeliler, farklı taraflarıyla, ulusal irade ortaya koyabilirler ise siyasi sürecin kazananı olurlar. Onlar askeri seçeneğin kaybedenleridir. Trajedi, sahadaki yabancı askeri güçlerin, silahlı oluşumları, planladıkları gibi hareket ettirebilmeleridir. Bu oluşumlar artık kararlarına veya ideolojilerine göre hareket etmiyor. Bu oluşumlar, kurulu ve sabit hedeflere doğru ilerleyen uluslararası güçlerin planladığı şekilde kendi aralarında savaşmaktadır. Rusya, İran ve ABD’den daha zayıf da olsa Türkiye, emirlerini yerine getiren silahlı gruplara sahip.

Jeopolitik gerçekler, çalışmalarını siyasi ve askeri alanlarda yapıyor. Cenevre’den Soçi’ye, oradan Astana’ya uzanan siyasi görüşmeler, sadece Suriye’nin kan ve toprağının pek çok renginin gökkuşağının renkli yapraklarını oluşturuyor. Ağırlığı ne olursa olsun Suriye artık kartlarını açma fırsatını kaçırdı. Doğu Guta’nın kanı, pazarlık platformlarını soğuk bir demirle vuran korkunç kanlı bir kırmızı çan… Suriye’nin politik çözümü artık Suriyeli veya uluslararası olmaktan çıkmıştır ve artık sadece akan kanı durdurmaktan ibarettir. Suriye dediğimiz zaman, bir toprak alanına, tarihi bağlara ve yönetim kimliğine sahip insanlarla dolup taşan bir yer aklımıza geliyordu. Bugün ise; ölüm, kan, imha, açlık ve hastalıktan başka bir şey gelmiyor. Suriye isim, toprak ve kimlik olarak tamamen yok edilmiştir. Öldürülen Guta, vatan sesini yükselten bir çığlıktır. Belki de vatan görüntüsünü, küresel savaşın yangınlarından kurtulan bir haritanın kalıntılarını sallayarak göstermeye çalışıyor.