Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Srebrenitsa ve geciken adalet | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Srebrenitsa katliamından 20 yıl sonra ve katil Karadziç’in öğrencisi Miloseviç’in intiharının ardından, Bosna Katili ve bu korkunç katliamı yapan General Ratko Mladiç’in ömür boyu hapis cezasına çarptırılması, çocuklarını kaybeden anneler ve öksüz kalanların gözyaşlarının dinmesinin başlangıcı sayılabilir. Aynı zamanda tarihi, masum Müslümanların kanıyla yazılmış, geçmişin hüzünle dolu bir sayfasını katlamak için de bir adım olabilir.

Sırp Ordusu Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan General Ratko Mladiç, güvenli bölgede bulunan Bosna-Hersek’teki binlerce Müslümanı öldürdüğünde birçoğunu şok etmişti. Bu Sırp Ortodoks fanatiği, bir günde, çoğunluğunu erkekler ve çocukların oluşturduğu 8000’den fazla Boşnak Müslüman’ı öldürdü. Katliamı tecavüze uğramış 50.000 kadını soyutladıktan sonra yaptı. Karadziç ve Miloseviç’in emri Mladiç’in infazıyla gerçekleştirilen bu katliam ve toplu tecavüzden sonra, Ratko Mladiç emri altındaki 180 bin askeriyle beş gece boyunca Srebrenitsa’yı topa tuttu. Bütün bunlar, bu katliamın yapıldığı şehirden 20 kilometre geriye çekilmek suretiyle, buradaki insanları kendi korkunç kaderlerine terk eden BM Barış Gücü önünde yaşanıyordu.

Bu katliamın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturmada, BM Kuvvetleri Komutanına yöneltilen suçlamaların da yer alması gerekirken, bunun görmezden gelinmesi gerçekten şaşırtıcı. Zira bütün bu katliamlar güvenli olması gereken BM himayesinde olan güvende bölgede gerçekleştirilmiştir. Soruşturmada şu da sorulmalıydı: BM güçlerinin bu olayda rolü neydi?

Bosnalı katil Ratko Mladiç’in suç ortaklarından biri de 1997’de ortadan kaybolan ve alternatif bir tıp kliniğinde Dragan Dabic kılığında sahte kimlikle ortaya çıkan Radovan Karadziç’dir. Kimliğin gerçek sahibi, kimliğini kaybetmemişti ve bunu sadece Sırp polisini biliyordu. Bu da demek oluyor ki hükümet Karadziç’in ortadan kaybolmasını bilerek gizliyordu. Katil Karadziç Karadağ bölgesindendir. Aslında bir psikiyatrist ve babası, ayakkabı tamiri ve kümes hayvan yetiştiriciliği yaparak onun eğitim için çabalamış birisi.

Ancak, savaşa takıntılı şerir bir adam olarak büyüdü ve parlamentoda milletvekili olduğu sırada Müslümanları tehdit ederek “Müslümanları imha etmeli” demişti. Yetkiyi ele aldığında gerçekten de yaptı.

O günlerde BM’in Srebrenitsa bölgesini korumakla görevlendirilen Hollandalı kuvvetler, kenti 11-19 Temmuz 1995 tarihleri arasında Karadziç ve çetesinin eliyle bir mezarlığa çevrilmesi için terk etmişlerdi. Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından da suçlanan Başkan Slobodan Miloseviç’in desteğiyle Srebrenitsa Katliamı olarak bilinen büyük cürüm işlenmiş oldu. Bu kişi Soykırım ve etnik temizlik savaşında katil Ratko Mladiç’in ortağıydı. Balkan halklarının parçalanmasının fikir babası ve savaşın da mimarıydı. Kibirli yapısından dolayı uluslar arası mahkemeyi ve hâkimi küçümsedi, alay etti ve hücresinde intihar edene kadar bir avukat tutmayı bile reddetti. Duruşmanın gözlemcisi Edgar Schein’in şunu söylemişti: “Miloseviç yargıdan kaçtı, ancak adaletten kaçamadı, o Belgrad’da kurşun yağmurları altında ölmedi, Güney Fransa’da gözyaşı dökmeye de gitmedi bilakis hapishane hücresinde öldü.” Kurbanlar için adaleti az da olsa sağlamak için Ratko Mladiç’i yargılanmıştır.

Mladiç’in ömür boyu hapis cezası alması adaletin gerçekleşmesine doğru atılan ilk adımın başlangıcı sayılıyor.

Srebrenitsa katliamı Avrupa Modern Tarihinde daima kara bir leke olmuştur ve canilerinin adalete teslim edilmeksizin serbestçe dolaşması, Avrupa’nın, insan hakları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi hakkındaki sözleri yalnızca anlamsız ve boş bir konuşma olacaktır.

General Ratko Mladiç hakkındaki karar yavaş işleyen adalet imgesinin sadece bir parçasını gerçekleştirdi.

Birleşmiş Milletler’in ve askerlerinin huzurunda, uydu iletişim çağında 8372 Bosnalı, sadece Müslüman oldukları için öldürüldü.