Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Süleymani’den Ruhani’ye ‘Devrim Muhafızları’ cevabı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Kudüs gücü komutanı Kasım Süleymani, İran hükümeti ve Devrim Muhafızıları arasındaki ihtilafı ortaya çıkardı. İran Devlet Başkanı Hasan Ruhani’nin Devrim Muhafızları’nın rolüyle ilgili eleştirine sert bir dille cevap verdi. Bu hücumu Devrim güçlerinin yerine karşıtlarına yöneltmesini istedi. Devrim Muhafızlarının varlığını, İran’ın bekasına bağlayarak, çeşitli hücumlar vasıtasıyla bu güçlerin rolünü zayıflatmayı, düzenin siyasi erkanına karşı İranlılar arasında şüphe tohumlarının yayılmasını, büyük bir ihanet sayarak uyardı. Ayrıca Orta Doğu’daki bu güçleri savunarak şöyle dedi: “Bu kuvvetler uluslararası bir savaşın içine dalarak
Suriye ve Irak’taki müttefiklerini savunmuştur.”

Benzer pozisyonda Devrim Muhafızı komutanı Muhammet Ali El-Caferi Ruhani’ye şöyle cevap verdi, “Bazı kimseler bizim hakkımızda şöyle diyor: Dünyayla birlikte hareket etmeyip savaşa koşuyoruz. Fakat kuşkusuz ben Devrim Muhafızlarının barış istediğini ilan ediyorum. Ancak düşmanların bize karşı yaptıkları gizli savaş sebebiyle bu asla gerçekleşmeyecektir.”

Kaynaklar, hükümet ile Devrim Muhafızı arasındaki ihtilafın tırmanmasının sebebini gelecek ay kurulacak hükümetin ilanından önce petrol, istihbarat ve savunma bakanlıkları çevresinde meydana gelen rekabetten kaynaklandığını belirttiler.

Süleymani, İranlı yetkilileri, Büyük Devrim olarak tanımladığı İran İslam Devrimi’nin Mürşidi Ali Hamaney’e karşı zımnen karşı durdukları konusunda da uyararak şöyle dedi. “ Bu Mürşit’in niyetlerine ve politikalarına muhalif bir beyanatta bulunmayı gerektirir. Bu kabil sözler söylenir ve bunlara karşı çıkılmazsa günahta onlara ortak oluruz”

Süleymani, bu sözleri Devrim Muhafızlarına karşı saldırı olduğunu, niteleyerek şiddetle eleştirdi. Aynı zamanda Devrim Muhafızlarını destekleyen Hamaney’in sözlerini fikirlerine dayanak gösterdi. Devrim Muhafızlarına karşı yapılan eleştirilere karşılık verdi. Resmi Mehr Haber ajansının naklettiğine göre, Devrim Muhafızları’nın siyasi tutumlardan ve rollerden uzak, tarafsızlığını isteyerek şöyle dedi, “Muhafızlar olmazsa ülkede olmaz. Bu bütün zamanların sözüdür.”

‘TÜFEK TAŞIYAN HÜKÜMET’

Ruhani, iki hafta önce Devrim Muhafızlarını ‘tüfek taşıyan hükümet’ diye niteleyerek ekonomik, siyasi ve bilişim alanındaki rollerini şiddetle eleştirmişti. Hükümetten bir yetkili de “paralel hükümet” diye nitelemişti.

Ülkedeki bu durum nispi bir sükûnetten sonra Mayıs ayında başlayan seçim kampanyalarıyla yeniden başladı. Ruhani, Cumhurbaşkanlığı adaylığı kampanyasında, Devrim Muhafızları’na, yargıya ve Mürşit’in otoritesine tabi organlara karşı masayı devirdi. Birçok defa Hamaney’in sözlerini şiddetle eleştirdi. Devrim Muhafızlarının tarafsızlaştırılması ve siyasi seçimlere müdahaleden uzaklaştırılmasından bahseden açıklamaları bunlardan biridir. Ruhani rakibi Muhafazakâr İbrahim Reisi lehine seçimlere müdahale etmesi üzerine Devrim Muhafızları’nı şiddetle kınadı.

Ruhani anayasal yetkileri elde etmek istiyor. Birçok defa İran Mürşidi ve ona bağlı organlar eliyle anayasal yetkilerinin tahrip edilmesini eleştirdi. Ancak Süleymani Hamaney’i ‘İran Gemisinin Kaptanı’na benzeterek şöyle söyledi, “ Mesele kanun meselesi değil, ülkenin bekası ve şerefidir”
Süleymani, Ruhani’nin yargı ve Muhafızlarla ilgili tespitlerine işaret ederek bütün bunları devlet düzenindeki siyasi erkâna karşı şüphe tohumları atmakla büyük bir ihanet içinde olduğunu belirtti.

Süleymani, seçimlerden sonra İran’daki siyasi gerilim üzerine ilk defa, ülkenin güneyinde doğum yeri olan Kirman’da, körfez savaşına katılan savaşçılar ve Devrim Muhafızları kongresinde konuşmuştu. O bölgede milletinin çıkarlarının savunan biri olarak kendini takdim edip, Devrim muhafızlarının politikasını korumak için muhalefet teşebbüslerine karşı aleni bir tutum almıştı.

Süleymani, Ruhani’nin açıklamalarına cevap veren Devrim Muhafızı komutanı Muhammed Ali Caferi’den sonra, öne çıkan komutanların ikincisi kabul edilir. Caferi Ruhani’ye alaycı bir tonla şöyle cevap verdi: “Devrim Muhafızları tüfeğin yanında füzelere de sahiptir” İranlıların ekonomi yüzünden geçim sıkıntısı çekmesine nazaran Devrim Muhafızlarının ekonomi hususunda da sürekli bir çaba içinde olduğunu vurguladı.

Ruhani’yi İranlıları iki kutba ayırmaya, İranlıların geçim durumlarının iyileştirmek için verilen taahhütlerden vazgeçmek için bir ortam oluşturmaya çalışmakla suçladı. Bu kötü niyetli saldırılara rağmen şöyle dedi, ‘’Kuşkusuz Devrim Muhafızları şu an İran Halkının emniyetini korumak için susmayı sürdürüyor.”
Süleymani, Ruhani’nin rakibi eski savcı İbrahim Reisi’nin yenilmesini şaşkınlıkla karşıladı. Anayasayı Koruma Komitesi Başkanı Ahmet Cenneti’nin huzurunda Reisi ile yaptığı istişarelerin tafsilatı İran basınına sızmadı. Reisi isim vermeden Ruhani’nin eleştirilerine şöyle cevap verdi, “ Herhangi bir açıklama ve tutum Devrim Muhafız güçlerini zayıflatmak ve İran halkının çıkarlarına ters düşmek demektir”

Süleymani daha sonra İran siyasi akımlar arasında bir yüzleşmeye erişmek istedi. O da şu anki Mürşit’in tutumlarına karşılık Birinci Mürşit Hamaney’in şahsiyetine sımsıkı sarılmaktı. Süleymani, “Mürşit’in hattına tabi olmaksızın İmam Hamaney’in fermanının tabii olduğumuzdan objektifliğe ihtiyaç duyuyoruz. Siyasi tutumlarımıza onu karıştırmamız gerekir Düzenin izzetini korumak için şu anki mürşidin tutumlarını da desteklememiz gerekir. Kuşkusuz Devrim muhafızlarına yapılan saldırılara karşı, geçmiş dönemlerdeki tutumların tekrarlanmaması gerekir”

İran yetkililerinin geçmişine baktığımızda, Ruhani’nin tutumları ile 1981 yılında azledilen İran Başkanı Ebu’l-Hasan Beni Sadr’ın tutumları benzeşmektedir. O tutumlar içinde “Kuşkusuz Muhafızlar İran şehirleri arasında bir ayrım yapmaz” sözü dikkat çekmektedir.

Ruhani de Hamaney’in büyük yetkililerden birinin İranlıları iki kutba ayırdığı uyarısından sonra, 1981 yılında Hamaney’in tutumuna muhalefet ederek harbin durdurulmasının istediği için, makamından azledilen rejimin ilk başkanına, gösterilen benzer tutumlarla karşılaştı.

23 Haziran’da katıldığı “Kudüs Günü” mitinginde düşmanca sloganlara maruz kaldı. Bir grubun idaresinde Ruhaniye yapılan bu protestolar ile Beni Sadr’ın protestoları bir birine benziyor. Ruhani’nin muhaliflerine karşı, taraftarları onu desteleyerek, sosyal medya hesaplarından kampanya yaparak destek verdiler.
Ancak Süleymani Devrim Muhafızları yerine şahsi eleştirisinde Irak ve Suriye dosyaları ve Orta Doğu’daki dış politika etrafında hükümetle Devrim Muhafızları arasındaki ihtilafları tekrar vurguladı.

Bu ihtilaflar iki hafta önce Devrim Muhafızlarının Suriye Deyru’z Zor’daki mevzilere altı füze attığında ortaya çıktı. Ruhani Bu füzelerin atılmasıyla ilgili yorumunda şöyle dedi, “Kuşkusuz hücum kararını özel bir şahıs veya özel organ vermedi.” Bu Mürşidi ve Devrim muhafızlarını işaret ediyordu. Ancak bu açıklamadan birkaç saat sonra Devrim Muhafız güçleri bir açıklama yayınladı: “Füzeler İran’ın bölgedeki ‘Kudüs Güçleri’nin istihbarat bilgisinden sonra Hamaney’in emirlerine binaen atılmıştır.”
Süleymani, Orta Doğu’daki kuvvetlerin rolünü şöyle savundu, ”İran, Suriye ve Irak’taki müttefiklerini savunmak için uluslararası bir harbin içine dalmıştır.” İran’ın Orta Doğu’daki etkinliğine işaret ederek şöyle iddia etti, “İran ‘Gergin bölgede’ kazan taraftır.”

Süleymani İran’ın Irak ve Suriye’deki rolüyle övünerek şöyle dedi,“ Kuşkusuz İran’ın gücü 10 kat artmıştır” DEAŞ örgütüyle karşılaştığı hat üzerinde, ülkesinin daha evvel bu ülkelerde elde edemediği ilerlemeleri kaydettiğini belirtti. Irak’ta bir halk kitlesi tesis ettiklerine işaret ederek şöyle dedi: “ Şüphesiz ülkemiz için İran- Irak savaşına benzer şartlar yaratılabildi.” Devrim ordusunun askeri gücünü İran’daki askeri güce paralel olduğuna belirterek Devrim ordusunun yükselişine işaret etti. Süleymani aynı zamanda bugün Suriye hezimetinin mümkün olmadığını zikretti. İran’ın Suriye’ye nüfuzuna da işaret ederek şöyle dedi, “Seneler önce Suriye’deki şahıslarla ve siyasilerle ilişkilerimizde sayı parmak sayısını geçmezken bugün yüz binlerce kişiyle ilişkilere sahibiz” Ülkelerle ilgili tafsilat vermeden sözlerini şöyle sürdürdü:” Bazı ülkeler bizden Suriye’yi savunmamızı istediler. Fakat şimdi aynı ülkeler siyasetlerinden vazgeçerek bizim yanımızda yer aldılar”

Gelecek üç yıl için Devrim Muhafızı komutanlığı görevi uzatılma ilanıyla eş zamanlı olarak, Devrim Ordusu komutanı uluslararası toplumla dostluk ilişkilerini kurma çabaları çerçevesinde, Ruhani’nin açıklamalarına tekrar cevap verdi, “ Bazıları diyorlar ki biz uluslararası toplumla beraber hareket etmiyoruz. Onlara karşı duruyoruz. Savaşın arkasından koşuyoruz. Ben yüksek sesle ilan ediyorum ki Devrim ordusu barışın arkasından koşuyor. Fakat o da gerçekleşiyor. Sessiz devam ediyor. Fakat o düşmanların kendisine saldırmasından korkuyor. Sadece masadaki görüşmelerle barış gerçekleşmez.”

Ruhani ile Devrim Muhafızları arasındaki söz düellosu Ruhan’inin Hükümet kurma ve kabineyi ilan etme zamanlarına denk geliyor. İran’daki kaynaklar bunun devrim muhafızlarının bakanlık elde etme çabaları olduğunu belirtiyor.

Kaynaklara göre Devrim muhafızları gözlerini üç bakanlığa dikmişler. Savunma, İstihbarat ve Petrol. Ruhani’ye yakın kaynaklar Ruhani ile Devrim muhafızları arasındaki ilişkilerin gerildiği bir dönemde, İran Reisi, Savunma bakanlığına, İran ordusundan bir komutanın getirilmesi düşünülüyor. Aynı şekilde Ali Şamhani yerine şu anki Savunma Bakanı Hüseyin Dahkanı’nın Milli Emniyet Meclisi Sekreterliği makamına getirilmesi bekleniyor.