Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Suriye’de 2017 yılında 40 bin ölü | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından yayınlanan 2017 yılı raporuna göre, Suriye’de 2017 yılı boyunca, aralarında 10 bin 507’si sivil 39 bini aşkın insan öldürüldü. Sahadaki durumun rejim aleyhine değişirken Esed rejimi 185 bin kilometrekarelik Suriye coğrafyasının yüzde 3’ünü DEAŞ terör örgütü ve muhalif gruplardan geri aldı.

SOHR tarafından yayınlanan raporda, 2017 yılında öldürülen kişilerin dağılımına dair bilgi verilerek, öldürülenlerin 2 bin 923’ünün rejime bağlı askerlerden, 4 bin 994’ünün çoğunluğu DEAŞ militanı olmak üzere silahlı gruplardan olduğu, sivil kayıpların ise 2 bin 109’unun çocuk, bin 492’sinin kadınlardan oluştuğu kaydedildi.

Suriye’de, 2017 yılı boyunca, Esed rejimi saflarında savaşan Hizbullah terör örgütünün 212 kayıp verdiğine değinilen raporda, SOHR’nin geçtiğimiz yıl Suriye’de 49 bin 742 şiddet olayını kayıt altına aldığı aktarıldı.

Suriye’de ölü sayısı 494 bine ulaştı

Devrim hareketinin başladığı Mart 2011 tarihinden bu yana, Suriye’deki ölü sayısının 494 bine ulaştığı belirtilen raporda, “2017 yılının, devrimin başlangıcından beri en az insanın öldüğü yıllardan biri olduğu” değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, şu verilere yer verildi;
“Suriye’de, 2016 yılının sonunda rejim güçlerinin kazanmasıyla sonuçlanan Halep savaşı sonrası ülkenin yüzde 51.48’i (95 bin 325 kilometrekare) DEAŞ terör örgütü kontrolünde bulunurken, ülke topraklarının yüzde 19’u Suriye Demokratik Güçleri (SDG), yüzde17’si Esed rejimi (31 bin 419 kilometrekare), yüzde 12.4’ü devrimci gruplar (23 bin 053 kilometrekare) ve Fırat Kalkanı Güçleri ise yüzde 1.2’sini (2 bin 225 kilometrekare) kontrol ediyordu. Rejim güçleri, Halep savaşından sonra hakimiyet alanını Halep’in doğusunda kalan Irak sınırına doğru genişletti.”

2017 yılı başından itibaren yaşanan gelişmelerden sonra Suriye’deki saha dengelerinin Esed rejimi lehine değiştiğine vurgu yapılan raporda, bu döneme dair, şu bilgiler aktarıldı;

“2017 yılı başından sonra ABD tarafından desteklenen muhalif gruplar sahadan silinirken, Tahrir el-Şam Heyeti gibi İslamcı gruplar etkisini artırdı. Fırat Kalkanı güçleri ise hakimiyet alanlarını genişleterek Suriye topraklarının yüzde 13.7’sini (25 bin 500 kilometrekare) kontrol altına almayı başardı. Buna karşılık, ılımlı muhalif grupların kontrolündeki topraklar daralarak yüzde 8.4’e (15 bin 600 kilometrekare) geriledi.”

DEAŞ elindeki toprakların neredeyse tamamını kaybetti

Öte yandan, Cusur Araştırma Merkezi, 2017 yılında, Suriye’deki saha dengelerinin değişimi üzerine bir araştırma yayındı. Söz konusu araştırmaya göre, Esed rejimine bağlı güçler, Suriye topraklarının 4’te 3’ünü kaybettiği 2012 yılından bu yana en geniş kontrol alanına 2017 yılında ulaştı.

Rejim güçlerinin, 2017 başında Suriye topraklarının yüzde 21.15’ini kontrol ederken, Aralık ayı itibariyle kontrolü altındaki torakların oranını yüzde 53.4’e çıkardı. Rejim güçleri, bu genişlemeyi 2017 yılında kontrolü altındaki toprakların neredeyse tamamını yitiren DEAŞ terör örgütüne ait bölgelerde ilerleyerek gerçekleştirdiğine vurgu yapılan araştırmada, rejim güçlerinin, 2016 sonunda Halep’in doğu bölgelerini muhalif gruplardan alarak söz konusu grupları Halep’ten uzaklaştırdıktan sonra kentin doğusunda bulunan DEAŞ kontrolündeki bölgelere yönelerek, Suriye’nin orta kesimindeki tarihi Tedmür kentini iki kez kaybetmesine rağmen DEAŞ’tan aldığına ve kontrol alanını Irak sınırındaki Deyr-i Zor vilayetine kadar genişlettiğine dikkat çekildi.

Rejimden sonra en karlı SDG

Cusur Araştırma Merkezi’ne göre, 2017 yılında en karlı çıkan ikinci taraf Suriye Demokratik Güçleri (SDG) militanları oldu. ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin hava desteğiyle DEAŞ terör örgütüne karşı operasyonlar yürüten SDG militanları, 2017 yılında DEAŞ’ın Suriye’deki kalesi olarak bilinen Rakka kentini ele geçirdi, aynı zamanda Deyr-i Zor’un kuzey ve kuzeydoğu kırsalında DEAŞ’a karşı büyük ilerleme kaydetti. SDG militanları, bu ilerleyişle 2017 yılı başında yüzde 17.8’ini kontrol altında tuttuğu Suriye topraklarının yüzde 26.3’ünü kontrol altına aldı.

Muhalifler ellerindeki toprakların yüzde 3’ünü kaybetti

Araştırmada, devrimci muhalif grupların 2017 yılında kayda değer bir ilerleme kaydetmezken, kontrollerindeki mesafenin yüzde 3’ünü kaybettiği ve kontrolleri altındaki toprak oranının yüzde 13.3’e gerilediği ifade edildi. Devrimci grupların, DEAŞ terör örgütüne karşı yıl boyunca devam eden operasyonlara katılamaması nedeniyle örgütün boşalttığı alanlardan pay alamadığının altı çizildi.

Taraflar Astana anlaşmasını tam uygulayamadı

Araştırmada, son olarak, Türkiye, İran ve Rusya arasında, Kazakistan’ın Başkenti Astana’da, 23-24 Haziran tarihlerinde varılan gerilimin azaltılması anlaşmasına dair genel bilgiler verildi. Tarafların anlaşmaya uymamasına rağmen anlaşmanın halen geçerliliğini korumasının bir kazanım olduğuna dikkat çekildi.