Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Suriye’nin kuzeyinde gösteriler devam etti | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’in çeşitli kasaba ve beldelerinde, dün, binlerce sivil rejim karşıtı, gösterilere katıldı. Öte yandan Türkiye ise Rusya ile 17 Eylül’de vardığı anlaşma kapsamında, muhalifler ve rejim güçleri arasında ağır silahlardan arındırılmış bir tampon bölge oluşturma çabalarını sürdürüyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verdiği bilgiye göre binlerce Suriyeli, dün de Cuma eylemlerini sürdürdü. İdlib’in yanı sıra, Hama ve Halep’in birçok bölgesindeki gösteriler beşinci haftasını geride bıraktı.

Gösteriler, İdlib’deki muhalif grupların Rusya ve Türkiye arasında varılan anlaşma etrafında bölündüğü bir dönemde geldi. SOHR’un verdiği bilgiye göre, radikal eğilimli Hurras ed-Din örgütüne bağlı militanlar, İdlib’de devrim bayraklarının taşımasına engel oldu.

Daha önce yayınladığı açıklamada, Türkiye ve Rusya arasında varılan anlaşmaya uymayı reddettiğini duyuran Hurras ed-Din örgütüne bağlı militanlar ve destekçileri, radikal örgütlerin bayraklarıyla İdlib’in batısındaki Cisr el-Şuğur beldesinde eylem düzenledi.

Öte yandan Türkiye, anlaşmanın uygulanması için muhalif grupları ikna etme çabalarını sürdürüyor. SOHR tarafından verilen bilgiye göre, Türk istihbaratına bağlı yetkililer, İdlib’de, muhalif grupların temsilcileriyle toplantılar düzenleyerek, anlaşmanın uygulanması ve ağır silahların belirlenen tampon bölgeden çekilmesi için bu grupları ikna etmeye çalışıyor. Buna karşın çeşitli muhalif gruplar, yayınladıkları açıklamalarla anlaşma konusunda farklı tavırlar sergiliyor.

İdlib’deki en büyük muhalif gruplardan Ulusal Özgürleştirme Cephesi, anlaşmayı memnuniyetle karşılayarak, anlaşmanın, ‘Türkiye’nin diplomatik zaferi’ olduğunu belirtmişti. Hurras ed-Din örgütü, anlaşmayı, ‘Kafir güçler tarafından devrimi yenilgiye uğratmak için tertip edilen bir komplo’ olarak nitelerken, Ensar ed-Din örgütü ise anlaşmanın ‘devrime yönelik bir suikast ve uğursuz Astana sürecinin devamı’ olduğunu iddia etmişti.