Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Suudi Arabistan ve BAE’nin Katar’a saldırı hikayesi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Bir haber ajansı ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Katar’a yönelik askeri saldırısını engellediğini Beyaz Saray’a atfetti. Çok geçmeden ABD Başkanı söz konusu hikayeyi yalanlayan bir bildiri yayınladı.

Katar Emiri Şeyh Temim, New York’ta Trump’la görüştüğünde, Trump’ın kendisini azarladığına dair başka bir haber ortaya çıktı. Katar’ın haftalar öncesinden terörü desteklemekten vazgeçeceğine dair Amerikalılarla anlaşma yapmasına rağmen, Katar’ın terörü hala finanse ettiğini doğrulayan gizli bilgiler ortaya çıktı.

Mantığın yalanlamasına rağmen, siyasi amaçlarla pek çok hikayeler anlatılıyor. Krizin doğası ve Katar’ın Amerikan üslerine ve uluslararası askeri ittifaklara sarılarak kendini sağlamlaştırması, bunları düşünmeye engel oluyor. Fakat Katar, geçtiğimiz haziran ayından beri sempati kazanmak için bu propagandaya sığındı.

Aslında durum böyle değildir. Katar, yıllardır Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır rejimlerini zayıflatmaya, hedef almaya ve yıkmaya çalışıyor. Katar’ın iktidarı düşürmeye kararlı olan muhalifleri destekleyerek Bahreyn devletini hedef alması, gizli bir şey değildir. Katar, 90’lardan bugüne kadar Londra’daki radikal ve dini Suudi Arabistan muhalefetini finanse ediyor ki muhalefet, iktidarı düşürme isteğini açık açık dile getiriyor. Ayrıca muhalefet, Kral Abdullah bin Abdulaziz’e suikast girişimi olayına karışmıştı.

Mısır’ın ise, Sisi hükümetini düşürmek amacıyla Katar medyasının yaptığı açık çağrıları duyması için Katar medyasını tek bir gece izlemesi yeterlidir. Tüm bunların dışında Katar, muhalefeti büyük bir şekilde ve devamlı finanse ediyor. Buna rağmen zarar gören devletlerden hiç biri, ne silahlı projeye ne de Katar’a karşı provakasyonlara kalkıştı. Hatta, Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Katarlılar tarafından yapılan provokasyonlara en çok kendisi maruz kalmasına rağmen, Katar hükümetine karşılık vermeyi reddederek buna göz yumdu. Dört ülke, Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn, Katar’a karşı plan ve programlarını deklare etti. 10’dan fazla Arap hükümeti, dört ülkeyi Katar’a karşı sessiz bir şekilde destekliyor.

Katar’a yönelik çalışma planı, Katar’ı yalnızlaştırma stratejisine ve Katar’ın iki hedeften birisini gerçekleştirme ümidini zayıflatmaya dayanıyor. Katar ya politikalarını değiştirmeye zorlanacak ya da en azından başkalarının içişlerine karışmaması için politikaları zayıflatılacaktır. Hiç kimse, Al Sani rejimini düşürmeyi ne dile getirdi ne de buna işaret etti. Çoğu kimse, Katar Emiri Şeyh Temim’in haddi zatında yenilmiş ve başarısız biri olduğunu, iktidar dümenini idare edenin ve problem çıkaranın babası olduğunu düşünüyor. Ki babası 4 yıl önce şeklen yönetimden çekilmişti. Belki de böyle düşünenler haklıdırlar.

Doha, kriz başladığından bu yana Suudi Arabistan ve BAE tarafından bir şeylerin ayarlandığını ve tarihde benzeri görülmemiş bir ambargo içerisinde Katar’ın boğulduğunu düşünerek; Türkiye, Amerika ve İran’dan destek aldığını açıklıyor. Havyar ve Ferrari araçlarla dolu bir ülkede, Gazze edebiyatından esinlenilmiş bu Katar saçmalığına hiçbir akl-ı selim inanmaz.

Kısacası problem şu ki şımarık Doha yöneticileri, bölgedeki büyük ülkelerin rolünü uygulamaktan vazgeçmek ve aynı zamanda da sergiledikleri tasarrufların sonuçlarına katlanmak istemiyorlar.