Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Suudi Veliaht Seattle’da | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ABD’ye yaptığı ziyaret devam ediyor. Prens öyle ki büyük ve kapsamlı bir kalkınma vaat eden dev bir vizyon projesi taşıyor ve bütüncül bir vizyona sahip…

Prens Muhammed bin Selman neden mi bunu yapıyor? Misyonu olduğu için. Nasıl mı yapacak? Stratejik planıyla yapacak.

Prens Muhammed, bu ziyareti ülkesini ilerlemiş dünyayı yakalamak için yapıyor. Bu insani eşik hedefini gerçekleştirmek için Prens Muhammed gece gündüz demeden çalışıyor ve daha iyisini yapmak için çelik gibi iradesini ve yenilenen vizyonu, rüyalarını öne koyuyor.

Prens Muhammed Bin Selman’ın Seattle’a yaptığı ziyaretler elindeki kaynakları kullanarak hedeflerini belirleyen başarılı stratejist olma özelliğini çok güzel bir şekilde yansıttı, zira; Suudi Arabistan uluslararası bir başarı elde etmek için ihtiyacı olan en önemli malzemeye sahip; adamlar ve referanslar.

Prens Muhammed, Microsoft’un sahibi ve ABD’nin en tanınmış yüzü olan Bill Gates’le buluştuğunda, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunu yaşayan bir gerçek haline getiren yaratıcı dijital ve bilgi birikimiyle Suudi Arabistan’ın gelecek nesillere olan yolunu kesinlikle açmış ve bu vizyonu ütopik bir rüyadan çıkarıp ete kemiğe büründürmüştür.

Yine Seattle’da Veliaht, Amazon şirketinin kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos’la Suudi Arabistan’da yatırım imkanlarını görüşmek amacıyla buluştu. Bu buluşma Veliahdın, eski başkan yardımcısı Al Gore’un ünlü kitabı “Gelecek”te ele aldığı dünyayı değiştiren altı motorun ne olduğunu iyi bildiği anlamına geliyor. Bu ünlü kitapta, Al Gore, bu motorların en önde gideninin tam entegre bütünsel bir makro varlık halinde çalışan ve sermaye akımları ile iyi bir ilişki içinde olan küresel ekonominin ortaya çıkması olduğunun altını çiziyor.

Her iki buluşma veliahdın bilim ve bilginin şu problemli dünyada can simidi olduğunu ancak güçlünün ve bilgilinin yaşadığı ormanda tek sığınağın olduğunun farkında olduğunu göstermektedir.

Veliaht, bir Arap şairinin dediğini iyi benimsemiş:

“Bilim ve parayla krallıklar kurulur…

Cehalet ve yoksullukla mülkler edinilmez…”

Ticari imparatorluk olan ve Suudi Arabistan’la ekonomik ortaklığını derinleştirme yöntemlerini ve krallıkta yeni yatırım fırsatlarını araştıran Amazon’u anlamamız lazım, zira, bu şirketi anlamak klasik vizyonun dışına çıkmak ve dünya çapındaki bu firmanın zamanda ve mekanda düşey ve yatay büyüme kaydeden ve milyarca insanı hizmet, mal ve duygu bağlarıyla bağlayan bir kuruluş olduğunu anlamaktır.

Yine Seattle’da Veliaht Boing firmasıyla ekonomik, bilgisel ve askeri ortaklığa hamilik yapmış ve askeri uçakların, ister sabit kanatlı olsun, ister helikopter, bakım, onarım ve tamir işlerinin %55’inin Suudi Arabistan’da yapılmasını ve yedek parça tedarik işlerinin Suudi toprağı üzerinden yürütülmesini temin etmiştir.

Çift yönlü reform hareketinin başlangıç aşamasında mıyız?

Büyük bir ihtimalle öyleyiz, bu da iki yönlü bir yolla olacaktır:

İlk yol, bilgiyi ve askeri teknolojiyi genç nesiller için yaşayan bir gerçek haline getirmek ve ABD ile yapılan ortaklığın akılların ortaklığı olan gerçek bir ortaklığa dönüştürülmesi. Bu nokta çok önemlidir, diğer bir anlatımla, toplam geliri 22 milyar dolardan fazla olan projede taşa yatırım yapmaktan önce insanlara yatırım yapmaktır. Zira; bu imzalanan proje sayesinde, 2030 yılına kadar Suudi işgücü piyasasına yaklaşık 6 bin kişiye iş sahası açacak ve 450 milyon dolara ulaşan yatırım yapılacak.

İkinci yol ise; çalkantılı bir bölgede bulunan ve Arap gelişimine, özellikle de Suudi gelişimine yan gözle bakan güçlerin bol olduğu bir bölgede bulunan Suudi Arabistan’ın askeri envanterini modernize etmektir, zira; halkların ve devletlerin çatışmasında galebe adalette değil, güçtedir. Hatırlatmak babından söyleyeyim; Winston Churchill, “Müzakere gücünüz toplarınızın menzilinin ulaştığı yere kadardır” der.

Seattle’a yapılan ziyaret, genç Suudi önderliğinin modern dünyayı, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren temelden farklı olan siyasi, ekonomik ve askeri güçler arasındaki denge iyi ve parlak bir şekilde anladığını gösteriyor.

Gözlemciler, Muhammed Bin Selman’ın, veliahtlığa geldiği ilk günden beri ve dış ziyaretlerinde de, Suudi Arabistan’ı güçlendirmek istediğini farketmiştir. Prens veliaht, güçlü ülkelerin istikrar ve barışı arayan, iç sosyal uyumun sınırlarından başlayarak gelecek vaat eden jeopolitik ve jeo-stratejik güçler arasındaki zor denklemi gerçekleştirebilme yeteneğine sahip ülkeler olduğunun farkında ve Suudi Arabistan’ı da bu ülkelerin arasına yükseltme peşinde, zira; Prens, büyük devlet ve ekonomik güç ve hızlı ve sürdürülebilir kalkınmaya sahip ülke olmaksızın yenilik, yaratıcılık ve innovasyona dayalı 2030 milli planının gerçekleşmeyeceğinin farkında.

Seattle’ı yapılan ziyaret geleceğe yönelmedir, zamanın ruhunu aramadır, hürafe yerine rasyonelliğe geçmedir ve doğru yerde doğru pozisyon almadır.

Seattle ziyareti halkın iradesi olan Suudi kalkınma ve rönesansının gerçekleşmesidir.