Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Top şimdi BM’nin sahasında | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran tarafından desteklenen ‘Ensarullah’ Husi milisleri tarafından Riyad’a yönelik gerçekleştirilen başarısız saldırı girişiminden bir gün sonra, meşru hükümeti destekleyen koalisyon tarafından iki yönde hızlı bir hareketliliğe tanık olduk. İlki, uluslararası yardımları almak için limanların ve Sana Havaalanı’nın açıldığının ilan edilmesi gibi, önemli bir kararın alınması oldu. Bu büyük karar ile ‘Kral Selman İnsani Yardım Merkezi’ aracılığıyla her türlü yardımın bölgeye ulaştırılması hedeflenmekte. ‘Kral Selman Yardım Merkezi’ tüm cömertliği ile zarar gören milyonlarca insana yardım eli uzattı. Hala darbecilerin kontrolü altında olan bölgelerdeki yardım faaliyetleri engellenmekte. Fakat darbecilerin el koyarak yardımların ihtiyaç sahiplerine gitmesini engelleme girişimine karşı bu yardımları ulaştırma çabaları devam etmekte. Daha ayrıntılı açıklayacak olursak; Merkez Yemen’e yardım ulaştırma konusunda iki yol izlemekte; ilki bölgenin Husiler’in elinden kurtarılmasından sonra, ihtiyacı olanlara doğrudan yardım ulaştırma, ikincisi ise, Husi kontrolündeki bölgelere yardımların ulaştırılması için Kızılhaç, UNICEF ve WHO gibi örgütlere mali destek sağlama. Bu örgütler, yardımları ulaştırma konusunda, Husiler’in BM elemanlarının faaliyetlerini yoğun bir şekilde takip etmesi nedeniyle bazı zorluklarla karşılaşmakta. Merkez, bu iki yöntem ile milyonlarca dolar yardım gerçekleştirdi. Fakat Sana Havaalanı ve Hudeyde Limanı’nın açılması, gemilerden indirilen yardımların Husilerin egemenliği altındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve bu gemilerin güvence altına alınarak denetiminin yapılması, BM’nin Cibuti’deki merkezinin sorumluluğundadır.

Koalisyon, dünyaya, “Bizler, yardımların kara ve deniz yoluyla ulaştırılması için havaalanı ve limanları açtık. Egemenliğimiz altında bulunan bölgelerde Yemenlilere sağlık, psikolojik, hatta eğitim konusunda rehabilitasyon imkanı sağladık. Çevresel ve tarımsal ıslah faaliyetleri gerçekleştirmekteyiz. Yardımları şehrin derinliklerine ulaştıran dernekler ve gönüllerimiz bulunuyor” demekte. Milislerin kontrolünde bulunan bölgelerde, bulaşıcı hastalık ve açlıktan ölme vakalarının gözlenmesi ve nedenlerinin incelenmesi, sokaklarda savaşamayan 20 bin Yemenli çocuğun, Husiler tarafından mayın döşeme işinde kullanılmasının araştırılması, BM ve örgüt raportörlerinin sorumluluğundadır. Bu çocuklar, yaşadıkları korkunç olaylar nedeniyle psikolojik desteğe ihtiyaç duymakta.

Bu, bir aydan beri dünyanın Yemen’deki durumla ilgili olarak gördüğü resim.

Askeri açıdan, koalisyonun kazanımları rekor sürede gerçekleşti. Husilerin silah kaçırmada kullandıkları Şebva ili, sadece birkaç saat içinde kurtarıldı. Darbeciler gözaltına alınıp mühimmatları teslim alındı. Çatışmalar, bugün komşu il olan el- Beyda’da devam etmekte. El- Beyda’nın birçok ayrıcalığı var. Bunlardan biri de Ali Abdullah Salih güçleri ve destekçilerinin en büyük merkezlerinden biri olması. Dolayısıyla bugün, ulusal ordu tarafından tedrici olarak gerçekleştirilen saldırı sürecini kolaylaştıran iç isyanlara maruz kalmakta. Önemli olmasının bir diğer nedeni ise, coğrafi konumu. Güneyden Sana’ya sınır ve kurtuluşuyla Husilerin çöreklendiği, milisler tarafından yıkım ve bombardımana maruz kalmış, açlıktan muzdarip Taiz’e girmeyi kolaylaştıran, batı kentleri İbb ve Zamar’a kapı açmakta. Bu, doğudaki hareket. Kuzeyde ise, Koalisyon uçakları desteği ile Hacca, Amran ve Saada’daki operasyonlarla bu şehirlerin kurtarılması, Husiler’i manevi olarak çökertecek.

Husi milisler, eski müttefikleri Ali Abdullah Salih’in suikasta uğramasından beri sıkıntılı bir sürece girdiklerinin farkındalar, imkan olsa onu hayata döndürürler. Halkın öfkesi ve Genel Halk Kongresi’nin içinde bulunan Husi yandaşlarının art arda ayrıldıklarını açıklayıp ulusal kuvvetlere katılmaları, darbeci milisleri, faaliyetlerini yeniden gözden geçirmeye sevk etti. İran’ın kesin olarak üstlenmekten kaçındığı, Lübnanlı Hizbullah milisleri tarafından tedarik edilen ve Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a fırlatılan balistik füze gerçeğinin ortaya çıkması. Bu durum, uluslararası topluma, milislerin, saldırgan bir terör örgütü ve kötü tanınmış İran rejiminin kollarından biri olduğunu ve engellene gösterdi.

Koalisyonun Hudeyde Limanı’nın açık kalması için izin verdiği süre 30 gün… Bu ay mücadeleler devam edecek, bölgede birçok durum değişecek ve güç dengelerinde dönüşümler meydana gelecek… Bekleyip göreceğiz.