Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Trump: İsrail, ağır bir bedel ödeyecek | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Salı günü Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı karşısında İsrail’in Filistinlilerle yaptığı müzakereler dolayısıyla ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi.

Batı Virginia’nın Charleston şehrindeki bir mitingde konuşan Trump, ayrıntılara değinmeksizin “Filistinliler, iyi bir duruma ulaşacak. Çünkü onların şu anki rolü iyi bir duruma ulaşmalarını sağlıyor” dedi.

Yaklaşık 85 dakika süren konuşmasının sonunda Trump, “Kudüs’ü müzakere masasından kaldırdık. Artık pazarlık konusu değil. Şu an Kudüs karmaşıklığını anlıyorum. Eski başkanlar bunu vaat etmelerine rağmen neden ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımadı? Dünya liderlerinin çoğundan bunu yapmamam, büyükelçiliği Kudüs’e taşımamam yönünde telefon çağrıları aldım. Ama yaptım. Bunun uzun zaman önce konuşulması gerekiyordu. Bunu yapan benim” dedi.

“En karmaşık sorun”

Trump, “Filistin ve İsrail arasında barışın sağlanması en karmaşık sorun. Her seferinde neden engellendiğimi anlıyorum. Çünkü Kudüs, her zaman müzakerelerin içinden çıkılmayan bir engel oldu. Ama ben onu masadan kaldırdım” dedi.

ABD Başkanı ayrıca, “İsrail’in bunun bedelini ödeme zamanı geldi. Filistinliler iyi bir şeye ulaşıyor, ulaşacak. Şu an onların sırası geldi” dedi.

FKÖ: Trump’ın ifadeleri değersiz

Öte yandan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Trump’ın ifadelerini kınarken, “değersiz” olarak nitelendirdi. FKÖ Yürütme Komitesi üyesi, aynı zamanda İnsan Hakları ve Sivil Toplum Dairesi Başkanı Ahmed Temimi, “Trump’ın ifadeleri, ABD politikasının İsrail taraflı ve ABD yönetiminin yaşadığı yanılsamaların bir devamıdır. Bu ifadeler, Filistin Devleti’nin başkenti Kudüs olmamasına dayalı Yüzyılın Anlaşması olasılığını temsil ediyor” dedi.

Temimi, “Trump’ın belirttiği herhangi bir müzakere hakkında bilgimiz yok. Kudüs, Filistin halkının, Arap ve İslam halklarının kalbindedir. Müzakere masasından kaldırılsa bile kalplerden kaldırılamaz” dedi.

Filistin liderliği ise “Yüzyılın Anlaşması”nı ve Filistin- İsrail çatışmasının çözümüne ilişkin tüm ABD politikasını kategorik olarak reddeden tutumunu yineledi. Liderlik, ABD yönetiminin, politikalarını kabul eden tek bir Filistinli bile bulamayacağının altını çizdi.

Bolton’dan önemli açıklama

İsrail ziyareti sırasında Kudüs’te bir basın toplantısı düzenleyen ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Trump’ın İsrail’in bedel ödeyeceği sözlerine değinerek, “Büyükelçiliğin nakli, asla İsrail’den taviz almayı amaçlamamıştı” şeklinde konuştu.

Bolton, ABD ve İsrail’in ödenecek bedeli belirlemek üzere birlikte çalışacağını belirtti. ABD yönetiminin, Yüzyılın Anlaşması için bir tarih belirlediği iddialarını reddeden Bolton, Filistinliler ve İsrailliler arasında Trump Barış Planı üzerinde çalışılmaya devam edildiğini vurguladı.

Kaynaklar ise geçtiğimiz Salı günü, Washington’un önümüzdeki Eylül ayında New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na planlarını sunma niyetinde olduğunu belirtti. Filistin ve İsrail gazeteleri, ABD Başkanı’nın planı Genel Kurul’a sunma kararı aldığını ve yönetiminin taraflar arasında barış anlaşmasına varma çabaları hakkında konuşmasının beklendiğini ifade etti. Aynı şekilde gazetelere göre Trump, konuşması sırasında “yönetiminin Ortadoğu’da barış sağlamayı başaramaması halinde gelecekte de bunu başaramayacağını ve bu durumu daha önce defalarca söylediğini” belirtti.

Bolton’dan Abbas vurgusu

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile barış görüşmeleri sürdürme olasılığına yanıt olarak Bolton, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Mevzu, Filistin Devlet Başkanına bağlı” dedi.

“Başarısız bir mekanizma” olarak nitelendirdiği Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı’na (UNRWA) değinen Ulusal Güvenlik Danışmanı, mültecilerin statüsüyle ilgili uluslararası hukukun ihlal edildiğini söyledi. John Bolton, ABD’nin UNRWA’ya verdiği finans desteğini kesmesi hakkında ise, “Finansmanını kesmede çok geç bir adım attık” dedi.

Bolton, Washington ve İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’deki ekonomik durumu iyileştirme taleplerini de yinelerken, “Filistinliler için görmek istediğimiz şeyin gelir getiren gerçek işler olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir ekonominiz yoksa, politik veya sosyal istikrarınız da olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

İsrail: Endişe kaynağı

İsrail tarafından ise Trump’ın ifadelerine dair resim bir yorum yapılmadı. Ancak Tarım Bakanı Uri Ariel, aşırı sağcılar arasında var olan endişeyi yansıtırken, “Kudüs’ün başkent olarak tanınması karşısında ödemek zorunda kalacağımız yüksek bir bedelden bahsedildi. Bu durum ABD’nin tavrını değiştireceğine dair bir uyarı anlamına gelmiyor. Ancak aynı şekilde bir endişe kaynağı…” ifadelerini kullandı.

Birçok sosyal paylaşım sitesinde de “durumu ciddiye alma” çağrısı yapılırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Washington’ı ziyaret etmesi ve Filistinliler arasında açgözlülüğe neden olabilecek bu tür ifadelerin tehlikelerini ortaya koymasını talep eden bir halk kampanyası başlatıldı.

İsrail’deki ABD Cumhuriyetçi Partisi Başkanı Marc Zell ise Zell, “İşlerin doğru bir şekilde yapılmasını ve duruma gerçek boyutlarından daha fazla ağırlık verilmesini öneriyorum. Başkan her zamanki gibi herkes için bazı sorunlar ortaya koyuyor. Fakat şüphesiz İsrail’i güçlü bir şekilde de destekliyor. İsrail ve Filistin arasında bir barış anlaşması yapmak istediği doğru. Ancak taraflar arasında doğrudan müzakereler aracılığıyla sağlanan bir barıştan söz etse de Filistinlilerin reddetmesi dolayısıyla bu müzakereler ufukta görünmüyor. Bu durumsa onu Gazze mevzusuna yönelmeye zorladı. Ancak siyasi bir anlaşmadan değil, aksine Filistinlilerin reddettiği bazı insani çözümlerden söz ediyor. Önerilerinin kabulü için de daha fazla çaba sarf etmeyecek” dedi.