Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Trump ve Kasım savaşı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Görevden alınması halinde para piyasasının çökeceğini söylediği açıklamalarıyla kopardığı büyük gürültünün üzerinden bir hafta geçmemişti ki ABD Başkanı Donald Trump, yeni bir fırtına estirecek açıklamalarda bulundu. Başkan dün, önümüzdeki Kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerinde Demokratların kazanması durumunda doğabilecek şiddet konusunda gözdağı verdi.

Beyaz Saray’daki Amerikan Hristiyan Sağ liderleri ile kapalı toplantısından sızdırılanlara göre Trump, onlara bu seçimlerin yalnızca kendi başkanlığı için bir oylama olmayacağını bunun yanı sıra kendi dinleri ve ifade özgürlüklerinin geleceğini de belirleyeceğini söyledi ve duruma şu sözleriyle işaret etti: “Sağ, bizim elde ettiğimiz tüm başarıları ortadan kaldırmak için şiddetle ve seri bir şekilde harekete geçecek”. Hıristiyan Sağ liderlerden, seçimlerde Demokratların kazanmasını önlemek için destek olmak ve kendi yandaşlarını seferber etmek için harekete geçme talebinde bulundu.

Bu açıklamalar, Trump’ın Demokratların Kongre’de çoğunluğu kapma ihtimalinden duyduğu endişeye yoruldu. Tüm bunlar, geçtiğimiz Amerikan başkanlık seçimlerinde Rusya’nın parmağı olup olmadığı ve Trump’ın kampanyası için Ruslarla dirsek teması içerisinde çalışıp çalışmadığına ilişkin soruşturmaların yürütüldüğü bir zamanda onun görevden alınması için çağrıda bulunanları yüreklendirebilir. Son birkaç haftadır yaşanan gelişmeler, Trump’ın çevresine hâkim olan yoğun gerginliğe ışık tutuyor. Eski FBI Müdürü Robert Mueller’in seçimlerde Rus müdahalesine yönelik gerçekleştirdiği soruşturmalar, bu gerginliğin şiddetini artırıyor. Özellikle de Başkan’ın yakın iki adamı olan avukatı Michael Cohen ve seçim kampanyasının yöneticisi Paul Manafort’tan Başkan’a zarar verebilecek itiraflar alınmışken.

Ağustos, Başkan için böyle zor geçtiyse Eylül, daha da zor olacak. Ayın 11’inde şu meşhur Watergate’in yazarı ve aynı zaman The Washington Post’un yardımcı editörü olan Bob Woodward’ın kitabı yayımlanacak. Bu kitabın büyük yankı uyandırması bekleniyor. Zira eski ve mevcut yetkililer ile Beyaz Saray’daki görevli ve yardımcılarla yapılan görüşmeler, kayıtlar ve yüzlerce belgeden süzülen bilgileri içeriyor.

‘Korku: Beyaz Saray’daki Trump’ adlı kitap, karar alım sürecinden, yönetimin karşılaştığı krizlerden ve Başkan’ın çalışanları ile olan ilişkilerinden bahsediyor. Bunların yanı sıra yönetimi ve Başkan’ı kuşatan suçlamalara da değinecek. Tam olarak ayın 16’sında yani birkaç gün sonrasında ilk mahkemesinde malî suçlar, vergi kaçakçılığı ve yurtdışı hesaplarını saklama ile ilgili sekiz suçtan sorumlu bulunan Paul Manafort’un ikinci mahkemesi başlayacak. Manafort bu kez de siyasî danışmanlık faaliyetleri ve Ukraynalı yetkililerle işbirliği gibi daha ağır suçlamalarla karşı karşıya kalacak. Mahkeme önündeki sorgusunda Trump’ın kampanyası kapsamında yürüttüğü faaliyetlere değinme ihtimali söz konusu.
Mahkeme karşısında 8 suçu işlediğini itiraf eden Michael Cohen’e ise yöneltilen suçlamalar arasında Trump’ın mahrem ilişkilerde bulunduğu kadınları susturmak için para ödemesi de yer alıyor. Bu adam Başkan’ın destekçilerinin kâbusu haline geldi. Avukatı üzerinden Trump ile Stormy Daniels’e 130 bin dolar ödenmesi hakkında yaptığı bir konuşmanın ses kaydını sızdırdı. Porno yıldızı olan Daniels, Başkan’ın aleyhinde skandal itiraflarda bulunmuş ve söz konusu ödeme karşılığında yapılan susma anlaşmasına bağlı kalmamıştı.
Yasal açıdan bu iş, özellikle bu tür düzenlemelerden habersiz olduğunu net bir şekilde reddetmesinden ötürü Trump’ı federal bir suçla karşı karşıya bırakıyor. Ancak her ne kadar Robert Mueller, soruşturma dosyası kapsamındaki diğer ihlallerle birlikte bunu görevden alma işlemlerini başlatmak için bir gerekçe olarak görse de Başkan’ı azletmek için bu suçlama, tek başına yeterli değil.

Bu noktada Cohen’in tanıklığı, Başkan açısından şu zamana kadarki en etkili tehdit olabilir. Zira öncelikle kamuoyunu yanıltma suçlaması onu zora sokacak. Hem sonradan 2016 Haziran’ında Trump Tower otelinde Trump’ın oğlu ve bazı yardımcıları ile Kremlin’e yakın Rus isimler arasında yapılan görüşmeden Trump’ın haberdar olduğu ortaya çıkmış ve Amerikan başkanlık seçimi kampanyalarına etki eden Rus müdahalesine ilişkin işlemler tartışılmıştı. Üçüncü olarak Trump, avukatı üzerinden Mueller’in görmesi gereken kayıtlara ve bazı belgelere sahip olduğunu duyurdu. Bu belgeler, Başkan’ın Ruslar’ın Demokrat Parti’nin e-postalarına ulaşarak elde ettiği ve Hillary Clinton’un kampanyasına zarar verebilecek bilgileri ellerinde bulundurduklarını bildiğini ortaya koyuyor. Üstelik Trump, kendi kampanyasına hizmet edecek bu bilgilerin ortaya çıkarılmasındaki tarihin belirlenmesine de katılmış. Bu nokta ispat edilebilirse bu öldürücü bir darbe olabilir. Zira Başkan’ın Amerikan demokrasisine zarar vermek ve kurumlarını baltalamak konusunda Rusya ile ortaklık ettiğini; başkanlık seçimlerine etki etsin diye Rus hackerlarının çalışmalarından faydalandığını ortaya koyar. Bu suçlamalar, onun azledilmesini dileyenlerin ellerini güçlendirecektir ve hiçbir açıdan kolay geçecek bir süreç olmayacaktır.

Kasım ayındaki Kongre seçimleri, Başkan’ın aleyhinde işlem başlatma girişimi ile alakasından ötürü kayda değer yankılar uyandıracak. Demokratların kazanması, bu girişimlerin önünde geniş bir kapı aralayabilir. Cumhuriyetçilerin iki Kongre meclisindeki mevcut konumlarını korumaları durumunda ise bu girişimlerin önü alınabilir. Ancak bu, çevresi daralsa da Trump’a bir koruma sunulduğu anlamına gelmez. Siyaset dünyasında çıkar hesaplarının kapladığı yer, duygulara verilmez.