Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Tunus’ta Nahda, Nida Tunus Partisi ile uzlaşı yollarını arıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tunus Yüksek Seçim Komisyonu (YSK) Başkanı Muhammed et-Telili el-Mansari, Tunus’taki yerel seçimlerde katılım oranı ile ilgili Tunus’ta basın toplantısı düzenledi. Seçimlere katılan seçmen sayısının 1.796.154 kişi olduğunu açıklayarak bu katılımın yüzde 33.7 sınırına denk geldiğini belirtti. Komisyon başkanı ilk seçim bölgesinin yüzde 26’ıyla en düşük, yüzde 46 katılım oranıyla Munastır’da ise en yüksek katılımın sağlandığını açıkladı.

Beklentilere göre, Tunus Yüksek Seçim Kurulu bu sabah seçim sonuçlarını açıklayacak ancak kesin sonuçlar ise yarın bildirilecek.

Bu arada YSK, güneybatı bölgelerindeki oy kullanma merkezlerinde, seçim sürecinin kesintiye uğraması ve seçim listelerinin dağıtılmasındaki hatalar nedeniyle meydana gelen ayaklanmaların ortaya çıkması nedeniyle belirlenemeyen bir zamana kadar, belediye seçimlerinin yapılmasını ertelemeye karar verdi.

Tunus’ta kamuoyu yoklamaları yapan şirketlerden biri tarafından açıklanan ilk göstergelere göre Nahda oyların yüzde 27.5’ini alırken Nida Partisi ise oyların 22.5’ini alarak ikinci sıraya yerleşti.

Güneydeki muhafazakarlığıyla bilinen Tozeur şehrinde ise bağımsız adaylar Nahda ve Nida’yı geçerek 48 sandalye kazandı. Burada Nahda 27, Nida ise 22 sandalye kazanırken 9 sandalye üç parti arasında (Tunus Projesi, Halk Cephesi ve Tunus İradesi) eşit olarak paylaşıldı.

Muhalif Sol Halk Cephesi Koalisyon lideri Himme el-Hemami Şarku’l Avsat’a seçim sonuçlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede seçmenlerin yüzde 25’inin belediye seçimlerine katıldığını söyleyerek “bu düşük katılım hakim koalisyonun bir nevi cezalandırılması anlamına geliyor” dedi.

İki partinin seçim başarısının önemsiz olduğuna dikkat çeken lider, “bu başarı düşük katılımın gölgesinde gerçek bir başarı değildir” dedi ve yine de kazandıkları yerlerde temiz bir siyaset yürüteceklerini vurguladı.

Diğer taraftan Nahda Hareketi sözcüsü İmad el-Humeyri, partisinin seçim sonuçlarından memnun olduğunu söylerken gerek iktidarda gerekse muhalefette bulunan taraflara, seçimlere düşük katılım oranı hakkında ders çıkarma çağrısında bulundu. Sözcü aynı zamanda gelecek seçimlerde bu oranın iyileştirilmesi gerektiğine de dikkat çekti.

Siyasi analist Cemal Urfai, bu ara sonuçların Nahda ve Nida Tunus arasındaki siyasi ittifak üzerindeki etkisiyle ilgili olarak bu ittifakın birinin diğeri üzerinde üstünlük iddia etmeden devam edebileceğini söyledi. Yazara göre “her ikisi de ulusal birlik hükümetine benzer tarzda siyasi sorumlulukları paylaşabilecekleri, suçlamalara beraber karşı koyabilecekleri ve ağır ekonomik sorunlara karşı birlikte çalışabilecekleri siyasi bir ortaklık istiyorlar.”

Bu bağlamda Nahda hareketinin lideri Raşid el-Gannuşi, dünyadaki çoğu demokrasilerde görüldüğü gibi halkın öndeki iki partiyi seçtiğini vurgulayarak 2014 seçimlerinin oluşturduğu siyasi haritanın belediye seçimlerinden sonra da sürdürülebileceğini açıkladı.

İlk sonuçlara göre Nahda siyasi sahneye hakim olabildi. Bununla birlikte şu minvalde sorular soruluyor: Şeriatin uygulanma talebinden ve eski rejimin sembolleriyle kavgasından vazgeçmesi ile kadın ve erkeğin mirası hakkındaki eşitsizlikle ilgili bir karara varamaması gibi birçok ilkesinden vazgeçmekle suçlanmasına rağmen nasıl oldu da Nahda Hareketi seçmenin güvenini korudu ve bu hareket gücünü nereden alıyor? Parlamentoda en fazla sandalyeye sahip olmasına rağmen, “El Nida” partisi, kendisinden ayrılmış ve geçtiğimiz yıllarda siyasi sahneyi terk eden Nahda hareketi ile ittifakını abartıyor mu? Nahda geri kalan siyasi partileri vuran bölünmeden istifade edebilecek mi?

Siyasi gözlemcilere göre Nahda siyasi sahada hegemonyayı engelleyen yeni seçim kanunundan büyük ölçüde istifade etti. Bu kanuna göre sandalye sayısı ne kadar fazla olursa olsun hükümet kurmada diğer partilere de ihtiyaç duyuluyor.

Nahda hareketinin en önemli nedenlerinden birinin de seçim kanundaki ilkesi olduğu açıktır. Bu ilke istikrarlıdır ve çok yavaş değişir. Hareketin 90’lı yıllarda yaşadığı baskı harekete üye olma konusunu büyük ölçüde etkiledi. Hareketin eski üyelerinin muhalif başka bir gruba üye olması mümkün değildi. Bunu diğer örgütlerin çoğunda görmüyoruz. Üyelerin bir gruptan diğerine geçmeleri mümkün.

Kamuoyunda bu partilerin güvenirliliğini kaybetmesinin nedenlerinden biri Nahda hareketinin eski rejimin unsurlarından biri olan Nida partisi ile bütün eleştirilere rağmen anlaşmasında gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Hareket, el-Baci Kaid Sibsi’nin kadın- erkek miras eşitliğine dair önerisine herhangi bir görüş belirtmedi. Eski sistemin sembollerine karşı savaş vermedi. Yine Müslüman bir kadının gayri müslimle evlenme konusunda da. Bilakis din ile siyaseti birbirinden ayırarak bundan çok daha ötesini yapmış oldu. Yine “İhvan”a olan bağlılığını reddetti ve Tunus’un bir partisi olduğunu söyleyerek içerden ya da dışarıdan herhangi bir siyasi yapıyla bağlantılı olmadığını söyledi.