Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Türkiye, Afrin ve İdlib’teki askeri operasyonlarda ‘kritik aşamaya’ giriyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Türk askeri kaynakları, Afrin ve çevresindeki Kürt militanlar tarafından kontrol edilen bölgelere yönelik genişletilmiş bir askeri operasyonun uygulanması ve İdlib’deki Heyetu Tahriru’ş- Şam’a (HTŞ) darbe indirmek için ciddi hazırlıklar başlatıldığını açıkladı.

Ankara, geçtiğimiz aylarda, defalarca Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gruplarıyla işbirliği içinde, Suriye’nin kuzeyinde mart ayının sonlarında sona eren ‘Fırat Kalkanı’ gibi operasyonlar başlattığını söyledi. Türk medyasında söz konusu operasyonlar ‘Fırat Kılıcı’ olarak adlandırılmakta. Ankara, Fırat Kalkanı’na katılan askerlerden daha fazlasıyla katılacağını belirtti. Söz konusu gücün 20 bin askere ulaşmasını desteklemek için ÖSO grupları ve Türkiye’nin son dönemde eğitimini üstlendiği Arap kuvvetleri de katılım gösterecek.

Türk hükümetine yakınlığıyla bilinen ‘Türkiye Gazetesi’, dün askeri kaynakların son günlerde sıkça konuşulan Afrin ve İdlib bölgesine muhtemel operasyon için Batı’da konuşlu bir tugayın yarısı, Gaziantep’in Islahiye ilçesine sevk edildi. Bayramdan hemen önce gerçekleşen naklin zırhlı birliklerden 2 taburu kapsadığı öğrenildi. Askerî kaynaklar, diplomatik görüşmelerin tamamlanmasının 2-3 hafta sürebileceğini söylerken ancak bölgeye operasyonun kaçınılmaz olduğunu aktardılar.

Kaynaklar, Gaziantep’te bulunan topçu birliğine katılan zırhlı birliğe ait taburların, muhtemel Suriye operasyonunda beraber hareket edeceği de ifade ediyor.

Gazete, “Afrin’deki YPG varlığı hem Türkiye’yi hem de ABD ve Rusya’yı yakından ilgilendiriyor. Bölgedeki güçler, coğrafi yapı ve etnik gruplar sebebiyle çatışma bölgelerinde küçük hedefler üzerinden hareket ediyor. YPG’nin kullandığı stratejik koridor, İdlib ve kuzey Halep’te ÖSO gruplarının kapasitesi, YPG’nin askerî gücü gibi taktik faktörler dikkate alındığında muhtemel operasyonun ilk hedefinin ve gerçekleşme bölgesinin Tel Rifat ve civarından başlayacağı, ardından Afrin ve İdlib’deki bölgelere yönelmesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye gazetesi, “Söz konusu bölgede en etkin aktör olarak Rusya gözüküyor. Bu nedenle, Rusya’nın operasyonlara ilişkin tavrı kritik süreci belirleyecek. Rusya’nın Afrin’de muhtemel bir operasyona karşı çıkmayacağı ve belki de bu şartlar altında destek bile olabileceğinin de altını çizen askeri kaynaklar, Halep’i kontrol ettikten sonra Şam yönetimine karşı muhaliflerin son kalesi olan İdlib’te yeni bir düzen kurulmasının da gündeme gelebileceğini söylüyor” diye belirtti.

Diplomatik kaynaklar Şarku’l- Avsat’a, olası süreç konusunda Ankara ile Moskova arasında anlaşmalar bulunduğunu ve iki taraf arasındaki temasların son dönemde de devam ettiğini bildirdi. Rusya Genelkurmay Başkanı’nın konuyu konuşmak için yakın bir zamanda Ankara’yı ziyaret edebileceği bildirildi. Moskova’nın PYD ve askeri uzantısı olan YPG ile işbirliği yaptığına dikkat çekti.

İdlib’de bulunan Heyetu Tahriru’ş- Şam’ın çıkarılması ya da etkisiz hale getirilmesinin ardından yeni bir Astana sürecinin başlatılabileceğini de vurgulayan askeri kaynaklar, Rusya’nın PYD’yi en azından bu bölgede tamamen gözden çıkardığını da belirtiyorlar.

Diplomatik kaynaklar, Şarku’l Avsat’a Türkiye-Rusya ve İran arasındaki Suriye’deki çatışmasızlık bölgeleri ve Türkiye’nin Kürt militanlara karşı olası operasyonları hakkındaki işbirliğine dikkat çekti. Söz konusu bağlamda Astana’daki İslam Zirvesi’nin oturum aralarında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya geldiğini belirtti. Daha önce de İran Genelkurmay Başkanı, Ankara’ya ziyarette bulunmuştu.

Türkiye Gazetesi, “Bölgede Türkiye’nin bu tarz bir operasyonuna sıcak bakmayan ABD’nin, YPG’nin devre dışı bırakılmasına izin vermemek için Afrin ve İdlib’e yönelik operasyona engel olmaya çalışacağı belirtiliyor” ifadelerine yer verdi.

Ankara, Washington İdlib’de el- Kaide ve DEAŞ faaliyetleri hakkında konuştuktan sonra, ABD’nin Idlib’de ‘Uluslararası Savaş Koalisyonu’ ismiyle Rakka’nın örgütten temizlenmesine yönelik SDG ile işbirliğine girdiği bir operasyon başlatabileceği yönündeki endişelerini dile getirmişti.