Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin akıbeti ne olacak? | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Türkiye’de sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyeli mültecilerin bir bölümünün geri gönderilmesinin planlandığı bir zamanda, her ne kadar Ankara 300 bin mülteciye vatandaşlık vermiş olsa da, mülteciler ülkede ciddi boyutlara ulaşan siyasi ve ekonomik bir sorun haline geldi.

Şam rejiminin Doğu Guta, Humus kırsalı ve ülkenin güneyindeki şehirlerde kontrolü ele geçirmesine paralel olarak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, komşu ülkelerde bulunan 1.7 milyon Suriyeli mültecinin ülkeye dönüşü konusunda bir plan hazırladı. Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin hazırladığı rapora göre, Suriye’ye komşu ülkelerde 5 milyon mülteci bulunurken, ülke içinde ise 7 milyon kişi yerinden edilmiş durumda. Şüphesiz mülteciler, bulunduğu ülkelere ekonomik, güvenlik ve siyasi anlamda ağırlık yüklüyor. Ayrıca Avrupa için de sorun teşkil eden bu konu, seçim kampanyalarında kullanılan bir malzeme haline gelebiliyor. Mülteci dosyası, 7 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek Rusya-Fransa-Almanya-Türkiye zirvesinde kapsamlı bir şekilde ele alınacak.

Bu manzara karşısında Rusya tarafından bir dizi girişim başlatıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandır Lavrentiyev, Moskova’nın mültecilerin geri dönüşüne ilişkin planını görüşmek amacıyla Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Şam’daki yetkililerle temaslarda bulundu. Aynı şekilde girişim kapsamında bir diğer adım da Rus Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov’dan geldi. Gerasimov, ABD’li mevkidaşı General Joseph Dunford’a, Moskova’nın mültecilerin evlerine dönmesine yardım etmek ve mayınları temizlemek için Washington ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade eden bir mektup gönderdi. Moskova ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Suriye ekonomisinin canlandırılması ve mültecilerin dönüşü hususunda yardım çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat, bugün sizler için Suriye’ye komşu ülkelerdeki mültecilerin durumunu ele aldı:

Ürdün, Lübnan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve Türkiye… Bu ülkelerdeki uzmanlar ve yetkililer, Rusya’nın planı hakkında yaptığı görüşmelerde Suriyelilerin dönmek için öne sürdüğü şartları değerlendirdi. Özellikle de siyasi çözümün olmadığı bir atmosferde bunun gerçekleşme imkanı görüşüldü.

Türk basınında çıkan haberlere göre, Türkiye’de sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyeli mültecilerin bir bölümünün geri gönderilmesinin planlandığı ifade ediliyor. Her ne kadar Ankara 300 bin mülteciye vatandaşlık vermiş olsa da, mülteciler ülkede ciddi boyutlara ulaşan siyasi ve ekonomik bir sorun haline geldi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya lideri Putin’in bir araya geldiği Helsinki Zirvesi’nin ardından Rus yetkililerinden oluşan bir heyet, mültecilerin dönüşünü görüşmek için Türkiye’yi ziyaret etmişti. Bu ziyaret Astana garantörlerinin (Rusya-Türkiye-İran), Soçi’de düzenlediği toplantı öncesinde geldi.

Gözlemcilere göre Rusya’nın amacı ne?

Gözlemciler, Rusya’nın mültecilerin dönüşünü bu denli hararetli bir şekilde savunmasını şöyle yorumluyor:

“Beşşar Esed’in en gözde müttefiki (Rusya), zafer kazandığının altını çizerek, ‘gönüllülük’ adı altında mültecilerin zorla dönmelerini sağlama karşılığında Suriye’nin yeniden imar faturasını uluslararası topluma kesmeye çalışıyor.”

Diğer taraftan Türkiye ise Özgür Suriye Ordusu’yla (ÖSO) işbirliği içinde Suriye’nin kuzeyinde düzenlediği Fırat Kalkanı Harekatı ile Zeytin Dalı Harekatı’nda kontrol altına aldığı noktalara olabildiğince Suriyeli mülteciyi yerleştirmeyi planlıyor.

Türkiye, 2016’da Suriyeli mültecilerin geri dönüşünü sağlamak amacıyla Suriye ile sınır bölgelerin, uçuşa yasak bölge ilan edilmesini talep etmiş ancak bu yöndeki çabaları sonuç vermemişti. Bunun üzerine Türkiye aynı yıl, Fırat Kalkanı Harekatı’yla Suriye’deki krize doğrudan müdahalede bulunarak kendi sınırındaki DEAŞ unsurlarını temizlemiş ve Suriye’nin kuzeyinde Cerablus’tan başlayarak el-Bab’a kadar uzanan bölgede kontrolü ele geçirmişti.

Türk halkının bir bölümü ülkedeki Suriyelilere tepkili

Kendisine yönelik ekonomik baskıları sınırlamak isteyen Türkiye hükümeti, ülke ekonomisi üzerinde giderek ağırlaşan mülteci yükünün meydana getirdiği toplumsal sorunlarla karşı karşıya. Türk halkı, işverenlerin sigortasız ve asgari ücretin altında çalışmayı kabul eden mültecileri tercih etmesinden dolayı ortaya çıkan işsizlikten şikayet ediyor.

Mülteci meselesinin siyasetin bir malzemesi haline de getirildiği Türkiye’de, muhalefet geçtiğimiz Haziran’da düzenlenen seçimlerde, kazanması halinde Suriyeli mültecileri ülkesine göndereceğini vadetmişti. Fakat iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) seçmeni dahi bugün, başta İstanbul olmak üzere diğer büyük şehirlerde yaşam tarzını etkilediği gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin varlığına tahammül edememeye başladı. Artık hükümet de mültecilerin kalması hususunda savunmacı bir tavır takınmıyor, bilakis mültecileri geri dönmeleri için ikna etmek ve bu süreci hızlandırmak için Suriye’nin kuzeyinde kontrol ettiği noktalarda altyapı çalışmalarını bitirmek için elini sıkı tutuyor.

Türk Hükümeti, Fırat Kalkanı Harekatı’yla Suriye’nin kuzeyinde kontrol altına aldığı bölgelerde altyapı çalışmalarına son dönemde hız vererek, bu bölgede hastaneler, okullar ve ülkesindeki üniversitelere bağlı şubeler açtı. Böylece Türkiye’de yaşayan mültecilerden olabildiğince çok sayıda kişinin bu bölgelere gönderilmesi planlanıyor. Özellikle mekan, kapasite, uzmanlık, sağlık personeli ve potansiyel açısından El Bab’da yapımı tamamlanan bölgedeki en büyük hastanenin ardından önümüzdeki yıl bu bölgelerde birçok büyük kuruluşun hizmete girmesi bekleniyor.

200 yatak kapasiteli ve 8 ameliyat odası bulunan El Bab Hastanesi’nin, idari ve tıbbi kadrolarının şekillenmesiyle birlikte yakında hizmete girmesi bekleniyor. Türk kükümeti aynı şekilde Azez ve Cerablus’da da hastane inşa edecek. Türkiye ayrıca, yeniden imar kapsamında bu bölgede konutlar da inşa etti.

Türkiye’nin desteği sürüyor

Gaziantep Belediyesi’nden Şarku’l Avsat’a bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi veren bir kaynak, Türk hükümetinin bölgedeki cami ve okulların restorasyonunu üstlendiğini, aynı zamanda bu bölgelerde parklar inşa ettiğini ve bölgedeki ulaşımı sağlayacak asfalt yollar yaptığını ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bakanlığın bölgedeki okullarda eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü ve Suriyeli öğretmenlere aylık 150 dolar maaş ödediği belirtildi. Ayrıca açıklamada Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı Cerablus Meslek Yüksekokulu ve Harran Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı El Bab’da kurulan fakültenin, Eylül ayında eğitim hayatına başlayacağı bildirildi.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde kontrol altına aldığı bölgelere ülkedeki mültecileri bir an önce yerleştirmek istese de bu konuda halen bazı engellerin görülüyor. Mültecilerin buraya aktarılmasında yaşanan gecikmenin sebepleri arasında bölgedeki gruplar ve aralarındaki çıkar çatışmaları gösterilebilir.

Gözlemciler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bu gruplar arasındaki çıkar çatışmalarına müdahale etmediği ve onları kontrol altına almadığı için gerçek anlamda caydırıcı olamadığını ifade ediyor. Bölgede dağınık halde bulunan gruplar, özellikle iç savaştan sonra bazı şehir ve kasabalarda nüfuz elde etmek için birbirleriyle mücadele ediyor. Bu durum ise Türkiye’nin kontrol ettiği noktalarda istikrarsızlığa yol açmakta.

Öte yandan İnsan Hakları İzleme Örgütü, Mart ayında yayınladığı raporda Türkiye’yi ‘mültecilerin zorla geri gönderilmemesi’ ilkesini ihlal etmekle suçladı. Rapora sert tepki gösteren Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, yaptığı açıklamada, “Suriyeliler, Türkiye’de kabul edilmekte ve korunmakta, Türkiye’ye bir şekilde giriş yapan ve koruma talebinde bulunan Suriyeliler iade edilmemekte, kabul ve kayıt işlemleri gerçekleştirilmektedir. Türkiye’ye gelen Suriyeliler hiçbir koşulda ülkelerine dönmek zorunda bırakılmıyor, kayıtları halen devam etmekte ve bu yabancılar Türkiye’de birçok hak ve hizmetten faydalanabilmektedir “ ifadelerine yer verdi.

Bu arada Avrupa Birliği’nin (AB) daha fazla Suriyeli sığınmacı almaması, Türkiye üzerindeki baskıyı artırıyor.

7 Eylül’de İstanbul’da zirve düzenlenecek

Türk uzmanlar, mülteci dosyasının 7 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek Rusya-Fransa-Almanya-Türkiye zirvesinde kapsamlı bir şekilde ele alınmasını bekliyor. Güvenlik uzmanı Muhammed Doğan, ABD’den bağımsız bir şekilde gerçekleştirilecek İstanbul Zirvesi’nin, Rusya-Türkiye ilişkilerini güçlendirmesinin yanı sıra bu konuda daha net bir tablo ortaya koyacağı görüşünde.