Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Tuzhurmatu, tarihin peşine düştüğü bir Irak beldesi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Irak’ın kuzeydoğusunda bulunan Tuzhurmatu’daki çatışmalar, 25 Eylül Kürdistan referandumu ve Irak güçlerinin 16 Ekim 2006’da Kerkük’ü ve tartışmalı bölgelerdeki hakimiyetinin ardından yeni meydana gelen bir şey değil aksine tarihin derinliklerine geri dönüyor. 1976 yılına kadar Kerkük’e bağlı olan Tuzhurmatu, Irak rejiminin çeşitli idari değişiklikler yapmasından sonra Selahaddin iline bağlandı.

Araplar, Kürtler ve Türkmenleri barındıran Tuzhurmatu’nun, Kürtlere mi yoksa Türkmenlere mi ait olduğu konusunda anlaşmazlıklar var. Bu anlaşmazlıklar Saddam Hüseyin ve Kürtleştirme dönenimden sonra Araplaştırma operasyonunun bir sonucudur. Türkmenler, eski zamanlardan beri Arapların ve Kürtlerin arasındaki çatışmanın kurbanı olan nüfusun çoğunluğuna sahiptir. Kerkük’ün Eski Irak Parlamentosu Üyesi Fevzi Ekrem Terzi’nin de söylediği gibi, bu durum bölgenin stratejik kontrolünün, Irak’ın birliğinin ve aynı zamanda onun birleşmesinin bir anahtarıdır.

Bin 800 kişi hayatını kaybetti

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Kerkük Milletvekili Hasan Turan, Şark’ul Avsat’a yaptığı açıklamalarda şunları kaydetti; “Tuzhurmatu ilçesindeki hikaye bugün ortaya çıkmadı. Türkmenlerin bölge idaresinde hiçbir rolü olmadığı 2003 yılına dayanıyor. Bu bölgede meydana gelenlerin 2. aşaması ise teröristlerin bombalı saldırılarda bulunduğu ve çoğunluğu Türkmen olmak üzere bin 800 kişinin hayatını kaybettiği 2011- 2014 yılları arasına dayanıyor. Siyasi ya da hükümet tarafları Türkmenler ve Kürtler arasında ki çatışmalar 2015 yılına kadar süren bu katliamlara önem vermedi. Hükümetin müdahalesine rağmen çatışmalar arttı. Fakat hükümet gelecekte barış içinde birlikte yaşamanın sağlanması için çeşitli taraflar arasında herhangi bir siyasi diyaloğa girmedi.”

“Türkmenler referandumu reddetti”

Kürt referandumu sonrası yaşanan gelişmeler hakkında konuşan Turan “Türkmenler referandumu reddetti ve hükümetin yasayı uygulamak için attığı adımlara verdiği desteği açıkladı. Bu durum birçok Kürt kardeşin göç etmesine neden oldu. Bu normal değil. Biz onların karşısında durduk ve onları geri çağırdık” dedi. Şu anda bölgede yaşayan nüfusun çoğunluğunun Türkmen olduğuna dikkati çeken Turan, referandumdan sonra Kürtlerin ve Arapların yerinden edilmesini DEAŞ’ın önceden hedeflediğini ifade etti. Tuzhurmatu’nun 2003’ten günümüze kadar kronik bir sorun haline gelmesinin nedenleri hakkında ise Turan,“Tuzhurmatu çok önemli bir stratejik bir bölgedir. Petrol ve gaz yataklarının bulunmasına ek olarak Bağdat ve Diyala, Salahaddin ve Kerkük’ü ve Kürdistan bölgesinin illerini bağlar. Bu da çatışmaların devamlı olarak sürmesine neden olmuştur” şeklinde konuştu.

“Tuzhurmatu sürekli hedef alınıyor”

Turan, bölgeyi hedef alan Kürt taraflarına gizli bir gönderme yaparken Eski Irak parlamentosu üyesi Terzi açıkça Kürt taraflarının Türkmen ve Şiilerin boşaltması amacıyla bölgeyi sürekli olarak hedeflediğini belirtti. Terzi “Hükümetin otoritesini, petrol ve gaz kaçakçılığı olaylarına Kürt taraflarının katıldığına yönelik baskısı ve referandumdaki yenilgiden sonra Kürtler karşılık olarak Tuzhurmatu’yu sürekli olarak hedef alıyor. Bölgeyi hedef alanlar; Beyaz Bayraklılar grubu, PKK ve kaybeden Kürt partileri tarafından finanse edilen diğer taraflar. Aslında, Türkmenlerin çoğunlukta olduğu bölgelerdeki Arap-Kürt çekişmesinin bedelini ödeyerek en büyük kaybı yaşayan yine Türkmenlerdir” dedi.

Terzi “Kürtlerin tüm haklarını elde ettiği ve kendileri iyi hazırladığı bir dönemde Türkmenler, eski rejimin kendilerine verdikleri kültürel hakları bile kaybetti. Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Telafer, Kerkük ve Tuzhurmatu’ya kadar olan bölgelerdeki anlaşmazlık, Irak’taki bölünmenin başlangıcıdır. Çünkü Irak’ın toprak bütünlüğünü koruyan tek millet Türkmenlerdir” dedi.

30 bin Kürt Tuzhurmatu’yu terk etti

Haşdi Şabi’nin Tuzhurmatu üzerindeki hakimiyeti yaklaşık 30 bin Kürt’ün yerinden edilmesine neden oldu. Bu durum üzerine Uluslararası Af Örgütü, Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde saldırıların başladığını ifade ederek, yağmalanan yakılan ve yıkılan binaların uydu görüntülerini, video kliplerini, fotoğraflarını ve belgelerini yayınladı.