Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ürdün: Kudüs meselesi, uluslararası meşruiyeti olan kararlar temelinde çözülmelidir | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Ürdün Kralı 2. Abdullah, “Başkenti Kudüs olan ve 1967 sınırlarına dayalı bağımsız bir Filistin Devleti’nin, bölgede güvenlik ve istikrar saklanmadıkça kurulamayacağını” söyledi.

Ürdün’ün ev sahipliği yaptığı 6’lı Arap Dışişleri Bakanları Komitesi toplantısında konuşan 2. Abdullah, ABD tarafından alınan “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma” kararının hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ürdün resmi haber ajansı Petra’nın haberine göre, Ürdün Kralı 2. Abdullah dün Hüseyniye Sarayı’nda Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt’ı kabul etti. Heyetle yapılan toplantıya, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen el-Safedi ve bazı Ürdünlü yetkililer de katıldı.

Ürdün Kralı toplantıda, “Kudüs’teki tarihi ve yasal haklarının korumasında ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurma çabalarında Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için çabaları yoğunlaştırmak ve Arapların tutumlarında koordinasyonu sağlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca “Kudüs meselesi, Filistinliler ile İsrailliler arasında adil, kalıcı bir barış anlaşması, iki devlete dayalı ve uluslararası meşruiyeti olan kararlar temelinde çözülmeli.” değerlendirmesinde bulundu.

Kudüslülerin kararlılığına destek vermenin, Kudüs’teki Arap kimliğinin, Müslümanlar ve Hristiyanların kutsallarının korunmasının önemine vurgu yapan Kral Abdullah, Kudüs’ün yasal statüsünün uluslararası konsensüsle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Ajans, toplantıda, Kudüs’ün statüsünün ancak ilgili taraflar arasındaki müzakerelerle belirlenebileceğini söyleyen uluslararası kararları ihlal eden ABD kararına karşı izlenebilecek en iyi yolların ele alındığı belirtildiğini kaydetti.

Toplantının ardından, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen el-Safedi ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Safedi, bakanlar ile yaptıkları görüşmede, Kudüs’ün Araplar, Müslümanlar ve Hristiyanlar açısında temel bir mesele, ayrıca bölgedeki barışın anahtarı olduğunu söylediğini ve başkenti Kudüs olan, 1967 sınırlarına dayalı bağımsız bir Filistin Devleti’nin, bölgede güvenlik ve istikrar saklanmadıkça kurulamayacağını kaydettiğini açıkladı.

Safedi, toplantının, bir istişare ve koordinasyon toplantısı olduğunu ve İsrail’e uluslararası kararlara uyması konusunda baskın yapmak, tek taraflı adımlarını durdurmak ve özellikle de Filistinlilere ait arazilere el koyarak Kudüs’ü Müslüman ve Hristiyanlardan arındırma girişimlerini sonlandırmak için etkin ve sistematik çabalar başlatmaya dair uluslararası toplumla birlikte çalışmanın gerekliliğine dikkat çekti.

Petra haber ajansının aktardığına göre, Safedi, “Arap Birliği ve Arap devletleri olarak bu karar karşısındaki konumumuz nettir” diyerek kararın, uluslararası yasa ve meşruiyete karşı bir ihlal teşkil ettiğini, kararın yasal bir etkisi olmadığını ve Arap ülkelerinin bu konu hakkında çalışacağını belirtti. Safedi ayrıca, uluslararası toplumla ortak hareket ederek ABD’nin kararını kabul etmeyeceklerini, taleplerinin başkenti Kudüs olan Filistin devletinin tanınması olacağını vurguladı.

Fransız haber ajansının AFP’nin haberine göre, Safedi, Ebu Gayt ile düzenlediği basın toplantısında, “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımanın siyasi bir karar olduğunu, şuan ise 4 Haziran 1967 kararına dayalı başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin küresel olarak tanınması için siyasi bir karar aramaya devam edeceklerini” kaydetti.

Ebu Gayt da toplantının son derece faydalı geçtiğini, analiz ve görüşlerin devamlılığı için bu ayın sonunda da geniş çaplı bir dışişleri bakanları toplantısı düzenleneceğini açıkladı.

1994 yılında Ürdün ile bir barış anlaşması imzalayan İsrail, Kudüs’teki İslam mukaddesatlarının Ürdün Krallığı gözetiminde olduğunu tanıdı. Ancak uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir hareketle Kudüs’ü 1980 yılında kalıcı ve birleşik başkenti olarak ilan etti.