Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ürdün, Rusya ve ABD’den ‘Suriye’ anlaşması | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Şark’ul Avsat, ABD-Rusya-Ürdün arasında gerçekleştirilen anlaşmanın içeriğine ulaştı.

Anlaşmada, Moskova’nın, Esed güçleri ile muhalefet grupları arasında, 5’er kilometre aralıklarla 10 Rus kontrol noktasının konuşlandırılması, güvenli bölgeden Hizbullah ve İran milislerinin çekilmesi konusunda harekete geçme sözü verildi.

Ayrıca Washington ve Amman, DEAŞ ve Nusra Cephesi’ni ortadan kaldırmak için acil eylem planı konusunda uzlaştı. Her iki ülke de, “Cihatçı” unsurları Suriye’nin güneybatısında ateşkes alanındaki temas hattından uzaklaştırmak için güvence verdi.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, mayıs ayında Suriye’nin güneyindeki “gerilimi azaltma” anlaşmasının uygulanması ve Golan tepelerindeki çatışmaların bitirilmesi için mayıs ayında görüşmelere başladılar.

Anlaşmanın taslak metni mayıs ayında sonuçlandırıldı. Ürdün’ün başkenti Amman’da; ABD, Rusya ve Ürdünlü diplomatlar ile askeri ve istihbarat personeli arasında yoğun görüşmeler yapıldı.

ABD delegasyonu, Rusya’nın Suriye’de, “Suriye dışı güçleri önleme” cümlesi üzerine ” Hizbullah’a ve İran destekli militanlara, özellikle de “Nuceba Hareketi’ne de atıfta bulundu.

Üçlü anlaşmada, Başkanlar Donald Trump ve Vladimir Putin, 7 Temmuz’da Hamburg’daki toplantılarında Suriye’nin güneybatı kesiminde “gerilimi azaltma’ bölgesi kurma kararı aldığını açıkladılar. Ancak, “gözlemcilerin konuşlandırılması ve Ürdün-Suriye sınır kapısının açılması koşullarına ek olarak, Hizbullah’a ve İran milislerine atıfta bulunarak “Suriye dışı güçlerin” çekilme derinliği konusu da son dönemde devam eden görüşmelerde önemli bir yer teşkil etti.

Geri çekilme derinliği için çeşitli mesafeler sunuldu. Öneriler, Hizbullah’ı ve İranlı milisleri Golan Tepeleri’nden uzak tutmak için İsrail ve ABD’li yetkililerin yoğun müzakereleri çerçevesinde 20 mil (32 km), 10 mil (16 km) ve 5 mil (8 km) arasında değişiyordu.

Çözüm İlkeleri

Trump ve Putin arasındaki hızlı toplantıdan önce, 8 Temmuz’da Amman’da düzenlenen üçlü görüşmelerde, bir mutabakat zaptı imzaladılar. Askeri uzmanlar tarafından hazırlanan mutabakat metninin yanı sıra, Suriye’deki siyasi çözüm ilkelerini de kapsayan bir anlaşma imzalandı. Tillerson ve Lavrov, 11 Mayıs’ta Vietnam’da iki lider arasında üç ilkenin yer aldığı kısa süren toplantı sonrasında açıklanan Trump-Putin anlaşmasını hazırlayabildiler.

Birincisi, 2254 sayılı BM Kararı’nın uygulanması için Cenevre sürecini ve Suriye seçimlerinde yapılacak anayasa reformlarını desteklemek.

İkincisi, Suriye’nin doğusunu ele geçiren DEAŞ’ın tamamen yenilgiye uğratılması ve terörle mücadele için ABD ile Rus orduları arasındaki koordinasyon.

Üçüncüsü Suriye’nin güneybatısındaki gerilimi azaltmak ve Amman’da yapılan anlaşmayı uygulamak.

Trump-Putin anlaşması, 8 Ekim’de Amman’da imzalanan yeni bir ABD-Rusya-Ürdün mutabakat belgesinin kabul edilmesi, “daha sürdürülebilir bir barış sağlamak için yabancı kuvvetler ve yabancı savaşçıların bölgeden uzaklaştırılmasını ve nihai olarak ortadan kaldırılmasını” içeriyor. Anlaşmanın uygulanması, merkezi Ürdün’de bulunan ‘izleme merkezi’ tarafından takip edilecek.

Şarku’l Avsat tarafından okunan üçlü mutabakat metnine göre, Şam’ın Guta banliyösünde ve Humus’un diğer kırsal alanlarındaki “gerilimin azaltılması” anlaşmalarının belgelerine benzer yedi ilke yer almakta.
İlgili tarafların “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ilkesi ve kan dökülmesini durdurma ihtiyacı ile Suriye’deki uluslararası kararlara dayanan kapsamlı bir çözüm başvurusuna saygı duymaları için özellikle; Cenevre 1 Bildirgesi, Güvenlik Konseyi 2118 ve 2254 numaralı kararlarıyla, 30 Aralık 2016 tarihli Ankara Ateşkes Antlaşması’na uyulması” gerektiğinin altı çizildi.

Demografik yapı değiştirme politikası durdurulmalı

Söz konusu anlaşma, Dera, Kuneytra ve Suveyda kentlerinde çatışmaları durdurmayı amaçlıyor. Anlaşmada, bu cephede zayıflayan Esed güçlerinin ısrarı önemli rol oynadı. Öte yandan muhalif gruplar da kendi kontrol ettikleri bölgelerdeki hakimiyetlerini güvence altına alma taahhüdüne ek olarak, muhalif yerel konseylerin gözetiminde Esed rejiminin demografik yapıyı değiştirme politikasını durdurmaya çalışıyor. Öyle ki Esed rejiminin yerinden edilmiş sivillerin evlerine geri dönmelerine izin vermesi talep ediliyor.

Üçlü belge ile Batılı yetkililere göre en önemli paragraf, ilk aşamada “Hizbullah’a ve İran milislerine referans olarak” bölgedeki herhangi bir yabancı askeri veya istihbarat varlığının reddine vurgu yapılarak, Suriyeliler dışındaki savaşçıların bulunmadığı bir “tampon bölge” kurulacak. Dera, Suveyda ve Kuneytra kentlerinde muhaliflerin kontrolü bölgesi civarında oluşturulacak tampon bölgenin, ortalama beş kilometre çapında olması öngörülüyor. Anlaşmada ayrıca “bu tampon bölgede istihbarat da dahil olmak üzere herhangi bir unsurun bulunmayacağı” belirtiliyor.

12 kontrol noktası oluşturacak

Anlaşmayı imzalayan taraflar ayrıca Rusya’nın, “tampon” bölgedeki “Suriye dışı kuvvetlerin” kaldırılmasına ilişkin mutabakat zaptının ilk aşamasında bu özel maddenin “hemen uygulanmasını” taahhüt edeceğini belirtti. Rus ordusu taahhüdü sağlamak için 12 kontrol noktası oluşturacak. ABD ve Ürdün; Rus ordusu tarafından belirlenen bir harita doğrultusunda Özgür Suriye Ordusu’nun, Güney Cephesinin denetim alanlarında El Kaide bağlantılı grupların, Nusra ve DEAŞ’ın çıkarılmaları için derhal uygulamaya koyulacaklarını belirtti.

Nusra ve DEAŞ arasındaki anlaşmada üçlü anlaşmadaki İran ya da Hizbullah’dan söz edilmedi, lakin müzakereler bu doğrultuda yapıldı. ABD’li üst düzey bir yetkili, Taraflar anlaşmada, ABD, Rusya ve Ürdün’ün Suriye dışı yabancı güçlerin varlığının ortadan kaldırılmasına olan bağlılığını teyit etmektedir. Buna, Hizbullah gibi İran ve İran destekli milisler ve Nusra Cephesi’yle çalışan yabancı aşırıcılar ve güney batı bölgesinden diğer aşırılık yanlısı gruplar dahil.

Muhalif Yerel Konsey

Mutabakat metninde; insani yardım ve yeniden yapılandırma malzemelerinin girişi, Ürdün hükümeti ve Güney Suriye’deki muhalefet grupları ile Suriye makamlarının sembolik varlığı ile kabul edilmiş düzenlemeler çerçevesinde, ticari hareketi kolaylaştırmak için Ürdün’ün Suriye ile sınır kapısını açma taahhüdü de yer alıyor: “Amman’da başlayan ve iki Başkan tarafından bugün onaylanan mutabakat, muhalefetin güney batıda kontrol ettiği alanlarda idari düzenlemelerin, bu geçiş döneminde erteleneceği üçlü taahhüdü yansıtıyor. Başka bir deyişle, muhalefet araziyi rejime teslim etmez; bu nedenle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı Kararı uyarınca siyasi sürecin uzun vadeli siyasi düzenlemelerine ilişkin konuları erteliyor.

Hizbullah, Ürdün sınırından 15 kilometre geri çekilecek

Uygulamada, anlaşma safhalarının Golan ve Şam arasındaki 10 kilometreye kadar olan bir alanı kontrol etmesi nedeniyle, mutabakat zaptının ilk aşamasının uygulanması halinde, Hizbullah ve İran milislerinin, Ürdün sınırlarından 15 kilometre uzağa çekilmesi anlamına geliyor.

İsrail medyasına göre, “Nusra Cephesi” ve DEAŞ’ın ortadan kaldırılmasından sonraki mutabakat sürecinin ikinci aşaması, Ürdün’den Hizbullah ve İran güçlerinin 40 kilometre kadar uzaklaştırılmasını içeriyor. Kaynaklara göre daha önce en fazla 30 kilometrede anlaşıldığı halde, bu iddia diğer kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Tampon bölge yeniden canlandırılmalı

Bu bağlamda, 1974’te Suriye ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasının canlandırılması konusunu gündeme getirildi. Partilerin tampon bölgeleri ve diğer silahlara olan bağlılıklarını izlemek için Uluslararası Ateşkes Güçleri’nin (Endov) konuşlandırılması yönünde çağrıda bulundular. Batı medyası, İsrail’in Golan Tepelerindeki 2 tampon bölgenin yeniden canlandırılması konusunda ısrarcı olduğunu bildirdi. Bu bağlamda Golan’a 20 kilometre uzaklıkta bulunan Hizbullah ve İran milislerinin varlığının bölgeden çıkartılması isteniyor. Moskova, rejim güçlerini, özellikle de geçen hafta Nusra tarafından saldırıya uğramış olan Dürzi bölgesine yerleştirilmesini sağlayacak bir uzlaşma önerdi.

Moskova, Tahran’a Hizbullah’ı ve İran milislerini güneyden çekme talebinde bulunyordu.Rus yetkililer Suriye’de bulunan İran yanlısı milisler ve Hizbullah üyelerinin çekileceğine dair herhangibir söz vermediklerini de belirttiler.