Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Valdai… Ve her sahanın oyuncusu | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Münih Güvenlik Konferansı’nın yankıları henüz sona ermeden adını Moskova ve St. Petersburg arasındaki Valdayskoye Gölü’nün kıyısından alan Valdai Uluslararası Diyalog Forumu başladı. Rus entelektüeller arasında diyalog kurmak, Rusya ve dünyada gelişen olaylara yönelik bilimsel analizlere ulaşmak için oluşturulan platform 2004 yılında kuruldu. Ve o tarihten beri faaliyet gösteriyor.

Bu yılın başlığı her yönden dikkat çekiciydi:

“Ortadoğu’da Rusya… Her sahanın oyuncusu”

Putin Rusyası tüm sahaların oyuncusu oldu mu gerçekten?
Günümüzdeki Ortadoğu’nun nitelik ve nicelik yönünden analizini yaparsak tarihte Sovyet sisteminin müttefikliğini yapan ülkeler için Rusya’nın çıkar odaklı olsa dahi olsa yeniden arkadaş olduğunu, hatta başta İran olmak üzere yeni arkadaşlar kazandığını dahi görebiliriz.

21. yüzyılın sonundan itibaren uluslararası alandaki tartışma ve fikir forumlarında şu soru sık sık duyulur oldu: Washington Ortadoğu’dan çekilme konusunda son kararını verdi mi?
Sorunun cevabı ne olursa olsun Rusya’nın ABD’lilerin bıraktığı boşlukları başarılı yöntemlerle doldurmayı becerdiği görülüyor.

Her şeyden önce Putin’in, ülkesindeki bilgili ve tecrübe sahibi olanlardan yararlanmasını bildiğini söylememiz mümkün. Eski Rus diplomat ve düşünür, Sovyet döneminden beri Ortadoğu konusunun derinliğe sahip uzmanlarından alan Yevgeny Primakov bu isimlerden biri.

Primakov, ortaya koyduğu ve Putin’in takip ettiği yöntemle Rusya, uluslararası değişimleri pozitif bir yaklaşımla yönlendirebilen bir güç olarak, pozitif bir pragmatizm ve diğer ülkelerin çıkarlarının oluşturduğu tehditler arasındaki mesafeyi kollayarak tüm kıtalarda aktif bir rol oynadı.

Moskova bu süreçte ekonomisinin ABD’nin ekonomisi ile kıyaslanamayacak kadar zayıf olduğunu göz önüne alarak altın terazisi hassasiyetiyle askeri çatışma ihtimallerinden kaçındı.

Ancak Rusya, özellikle de “Arap Baharı” diye nitelendirilen olayların baş gösterdiği yıllarda Ortadoğu’nun tüm sahalarında Amerika’dan daha sadık olduğunu ispat etti. Zira ABD, kimsenin kendisine hizmet etmediği kadar hizmet sunan ve 30 yıl boyunca dostluğunu ispat eden Hüsnü Mübarek gibi bir arkadaşından vazgeçti ve Beyaz Saray kendisine ‘Şimdi hemen terk etmek zorundasın” dedi. Ondandır ki Obama’nın resimlerinin Kahire şehir merkezindeki Tahrir Meydanı da dâhil olmak üzere devrimlerin (devrim demek caizse) yaşandığı şehir meydanlarında yükselmesi tuhaf karşılanmadı.

Rusya, Obama yönetiminin ikircikli tavrı, ABD’nin halkların ve hükümetlerin haysiyetine zarar verircesine üstten bakışı, sevdiklerine istediğini vermesi ve sevmedikleri doğrultusunda Ortadoğu’ya dönmek için tarihi bir fırsat olduğunun erkenden farkına vardı.

Durum böyleyken Rusya’nın silahlarının ABD silahlarıyla başa baş gitmişken, hatta bazı alanlarda daha iyi olduğunu ispatlamışken, Moskova silah fabrikalarını koşulsuz şartsız Ortadoğu ülkelerine açtı. Bu da Ortadoğu’nun Rus silahı için genişleyen bir pazar haline gelmesini sağladı.

Konuya başka açıdan bakalım; artan enerji talebi ve ekonomik hedeflerin karşılanması amacıyla Arap ülkelerinde inşa edilecek bir dizi Rus nükleer reaktör önceden Amerikalılar tarafından kabul edilemezdi. Ve bu sayede Moskova, Arap topraklarında yeni bir alan kazandı. Zira bu tür bir işbirliği özellikle geleneksel ve askeri amaçlı endüstriyel ortaklıkların kapısını açacaktır.

Amerika, Ortadoğu’da 50 yıl süren yumuşak gücünü ve ışıltısını kaybederken Moskova, Araplara ve Ortadoğululara daha ışıltılı gelmeye başladı. 2009 yılından bu yana Rusya daha önce var olmayan kültür merkezleri açmaya başladığı gibi, 1960’lı yıllardan beri var olan merkezleri de daha etkin kıldı. Rusya’nın jeopolitik araçlarından olan ve uluslararası nüfuzunu yeniden tesis etme gayesiyle kurulan “Bağımsız Devletler Topluluğu Federal Ajansı” devreye girdi.

Arap bölgesinde güçlü bir oyuncu olan günümüz Rusyası eski zamanların dinlere düşman, din adamları ve müminlere diş bileyen Sovyet Rusyası’ndan çok farklı. Zira Putin Rusyası, Moskova’da en büyük caminin açılışını yapmış ve beyaz, temiz ve modern zamanların kötülüklerinden arınmış doğu Hristiyanlığının da temsilcisi olmuştur. Dinlerin Arap dünyasının kalbi olduğu bilindiğinden dünya ile Moskova arasındaki mesafe, sağcı radikal Hristiyanlık ve İslamofobinin yükseldiği Washington ile olandan daha kısa olmuştur.
Ulusal güvenlik biriminden emekli bir subay olan Daniel Davis, National Interest dergisine yazdığı makalede ‘ABD’nin bugün yapması gereken en iyi şeyin Ortadoğu’da 20 yıl süren başarısızlığını durdurmaktır’ ifadesini kullandı.

Ortadoğu, emekli subayın dedikleri gerçekleşene dek Federal Rusya’nın oyun sahası olmaya devam edecektir… Anka Kuşu küllerinden doğuyor…