Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hizbullah’a yaptırımlar Lübnan, İran ve AB’ye mesaj niteliğinde | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Suudi Arabistan’ın, Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ile yardımcısı Naim Kasım’ın yer aldığı 8 kişi ve 2 kurumu terör listesine aldığı bildirildi.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın Devlet Güvenlik Başkanlığının açıklamasına dayandırdığı habere göre, Hizbullah’ın karar merci Şura Konseyi üyeleri Nasrallah ve Kasım ile birlikte Muhammed Yezbek, Hüseyin Halil, İbrahim Emin es-Seyyid terör listesine dahil etti.

Söz konusu kararın, Terör Finansmanı Hedefleme Merkezi (TFTC) eş başkanı ABD’nin yanı sıra üye ülkeler Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle (BAE) ortak alındığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Hizbullah’a destekleyici faaliyetlerde bulunan Talal Hamiyye, Ali Yusuf Şerara ve Hüseyin İbrahimi adlı 3 kişi ile Spectrum Group ve Mahir Ticaret ve Taahhüt Şirketinin de terör listesine eklendiği aktarıldı.

Siyasi ve askeri kanadı arasında bir ayrım yapmaksızın Hizbullah örgütüne yönelik ABD ve Körfez ülkelerinin ambargo kararı Hizbullah’a muhalif olan siyasi gözlemciler tarafından İran, Lübnan ve Avrupalılara karşı önemli bir mesaj olarak algılandı.

Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi Müdürü Lokman Selim, yaptırımların önemli mesajlar içerdiğini söyledi. Bunlardan en önemlisi, Körfez ülkeleriyle Amerika koalisyonu arasında yapılan ve önümüzdeki yıllarda da değişmeyecek olan genelde teröre özel de Hizbullah’a karşı oluşturulan bir koalisyon olması.

Selim, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ikinci mesajın İran’a verildiğini söyledi. Buna göre mesaj, İran’ın bölgede en büyük güç olmadığını Nasrallah’a yönelik yaptırımların Devrim Muhafızları’na hatta daha ileri boyutlarda Kudüs Gücü’ne de uygulanabileceğini göstermekte.

Selim, üçüncü mesajın nükleer anlaşma konusunda ve Hizbullah’ın siyasi ve askeri olarak sınıflandırılmasında orta yolcu olan Avrupalılara verildiğini söyledi. Ayrıca Hizbullah’ın Lübnan seçimlerinde başarı kaydetmesinin Hizbullah’la irtibata geçmenin kabul edilebilir olduğu anlamına gelmediği mesajı da var.

Selim örgütün bütün liderlerinin yaptırım listesine dahil edilmesinin çok önemli olduğuna işaret ederek, Lübnanlıların bu gerçeği inkar etmelerinin Lübnan’ın menfaatlerine zarar vereceğine ve onu tehlikeli durumlara sokacağını vurguladı. Bu inkarın, Lübnanlıları büyük bir oyunda küçük oyuncular haline getireceğini ifade etti.

Hizbullah’ın bölgesel bir sorun olduğunu söyleyenlere karşı Selim, “Onlar Lübnan’a karşı ahlaki sorumluluklarından taviz veriyorlar” dedi ve bu yaptırımların Hizbullah’ın varlığının, Lübnan’ın egemenliğine hatta Suriye’de başlayıp Fas’ta bitmeyen diğer devletlerin egemenliğine karşı bir saldırı anlamına geldiğine işaret etti. Selim, Lübnanlıların dışarıdan gelen yardıma güvenmemesini ve Beyrut’ta yalnızca bu gelişmeyle ilgilenmesi gerektiğini düşünüyor.

Hizbullah, örgüt liderlerinin yaptırım listesine alınmasına yönelik bir yorumda bulunmadı. Şunu bilmek gerekir ki hiçbir lideri bu yaptırımlardan muaf tutulmadı. Bunların başında, 1992’den beri partinin genel sekreterliğini yapan, Şura Meclisi Başkanı, örgütün siyasi ve askeri kanadının lideri ve örgütü Suriye savaşına sokan Hasan Nasrallah geliyor.

Daha önce Yabancı Sermayeyi Denetleme Bürosu 23 Ocak 1995’te “Ortadoğu’da barış sürecini tehdit eden teröristlere ilişkiyi yasaklamak” başlıklı 12947 nolu karar uyarınca Hasan Nasrallah’ı terör listesine almış, yine 13 Eylül 2012’de, “Suriye hükümetinin ve onunla bağlantılı olan kişilerin mal varlıklarını dondurma kararı” almıştı.(13582 nolu karar)

Hizbullah’ın Genel Sekreter Yardımcısı olan ve 80’li yıllarda örgüte katılan Naim Kasım da yaptırım listesine alınanlardan. O, mevcut konumundan önce Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı idi.

Yabancı Sermayeyi Denetim Bürosu (OFAC) ve Teröre Finansı Engelleme Merkezi’nin yaptırım listesine aldıklarından biri de Muhammed Yazbek. Hizbullah’ın asli üyelerinden biri olan Yazbek, örgütü eğiten ve ona lojistik destek sağlayan Lübnan’daki askeri işleri denetlemektedir. Yine eğitim kamplarını, silah kaçakçılığını denetlerken Hizbullah’a silah eğitimi vermek üzere gelen Devrim Muhafızları uzmanlarının misafir edilmesiyle ilgilenmektedir. Yazbek ayrıca örgütün banka hesaplarını da idare etmektedir.

Yaptırım, Nasrallah’a siyasi danışmanlık yapan Hüseyin Halil’i de içeriyor. O örgütün Avrupa’daki özel operasyonlarından sorumlu olan örgütün önde gelenlerinden bir isim. İbrahim Emin es-Seyyid ise, Hizbullah’ın kuruluşuna katılan örgütün ilk sözcüsü.

Yaptırımlara göre yukarıda adı geçen Hizbullah liderlerinin tüm varlıkları dondurulmalı ve Yabancı Sermaye Denetim Bürosuna rapor edilmelidir. Bu büro genel olarak kendilerine yaptırım uygulanan ya da kara listeye alınmış kişilerle ABD içinde ya da dışında iş yapmalarını yasaklamaktadır.

Yaptırıma konu olan diğer isimler ve görevleri de şöyle: Ali Yusuf Şerare, Hizbullah’ı finanse etmek için Spectrum Grubu kullanan bir Hizbullah üyesi. Beyrut’ta bulunan şirket ihracat ve ithalat işleriyle uğraşmanın yanında iletişim alanında da faaliyet yürütmektedir.

Hasan Dahkan İbrahimi, İranlı olan İbrahimi Devrim Muhafızları ile bağlantı kurarak Hizbullah’a para transferini kolaylaştırmaktadır. Kendisi aynı zamanda Maher Ticaret şirketi sahibidir.

İbrahimi’nin sahibi olduğu bu şirketin merkezi Beyrut’ta bulunmakta, şirket çalışanları, para aklama ve transfer yoluyla partiye fon sağlamak için bir ağ oluşturarak malların Hizbullah lehine kaçakçılığını gerçekleştirmekte.