Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Yaz Yıldızları: Burun ve Reagan | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Ben New York’tayken savaşın şiddeti artmıştı. O zamanlar Al Ousbou Al Arabi’nin editörüydüm. Derginin şartlarından ve sahibinin Lübnan siyasetine katılmasından dolayı derginin tutumlarının da değişmesi gerekiyordu. Bundan dolayı kendisine New York’tan istifamı gönderdim ve başmakalenin yerinde istifamın yayınlanmasını talep ettim. Nezaketle söz konusu isteği yerine getirdi.

Oturup düşünmeye başladım. Genel cemiyetin bitmesinden sonra New York’ta ne yapacaktım? Düşünceler çok, yollar sarp ve kısa. Düşüncelerimden birisi, yurtdışı ufku projesini geliştirme fikriydi. Belki bu fikirde benim de bir rolüm olabilirdi.

Danny Thomas’a yazacaktım, ama adresi neydi? Sadece Hollywood’daki genel adresini bulabildim. Oturdum ve kendisine yazdım. Bir, iki, üç hafta!.. Hiçbir yanıt yok. Kendi kendime işte hayat böyle hiç değişmeyecek dedim. Lübnan’da insanlar başka bir şey, gurbette başka bir şey. Özellikle de büyükler. Danny Thomas gibi bir adamın benim mesajıma cevap verecek kadar vakti var mıydı? Kanser hastası çocukların tedavisi için inşa ettiği St. Jude Medical’in uğraşları, televizyon ve sinema kendisine fazlasıyla yeterdi.

Bir aydan fazla bir süre sonra Danny’nin mesajı geldi. Goethe şöyle diyor: Tanrım!! Bu güzel anı durdur! Tanrım!! Ne kadar da harika tevazu dolu anlar! Danny Thomas özür diliyordu. Sonra tekrar özür diliyordu: Değerli arkadaşım, Lübnan’daki hoş gezilerin yoldaşı, mesajın hayranlar e-mail kısmına geldiğinden dolayı yanıt vermekte geciktim. Bu kısmı ayda bir kez kontrol ediyorum. Mesajının e-mailler arasında kapatıldığını görünce kendimden ne kadar da nefret ettim!

Thomas ile özel adresinden yazışmaya özen gösterdim. Hayattaki en değerli ve en sıcak hizmetleri yerine getirmeye devam etti. St. Jude Medical’de yaralı bir çocuğun tedavisi konusunda yardımını istediğim zaman büyük bir hızla ve harika bir sempatiyle karşılık veriyordu. Sanki Danny, mesajın tekrar gecikeceğinden devamlı endişeleniyordu.

Danny’nin Lübnan tarzında büyük bir burnu vardı. Ronald Reagan zamanında Cumhurbaşkanı Emin Cemayel ve Dışişleri Bakanı Dr. Elie Salem, Beyaz Saray’da kendisiyle görüşmek için gitmişlerdi. Toplantının başlangıcında Reagan, Dışişleri Bakanı Salem’e hiçbir şey söylemeden yaklaşık 10 dakika gözlerini dikerek baktı. Reagan, başka şeyler hakkında düşünmeye devam ederken, Cumhurbaşkanı ve bakanı Lübnan savaşı hakkında konuşmaktan korktular. Hazine bulan birisi gibi aniden bağırdı: Aah! Şimdi hatırladım. Dr. Salem, senin arkadaşım Danny Thomas’ın burnu gibi burnun var.
Thomas’ın dostluğu görüşmelere dahil olmuştu. Kendisi uzaktayken şekliyle Lübnan’a yararlı olmuştu. Bir başka latifede Al Khal Tannous’u düşünüyor.

Görüşmek üzere…