Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Yemen İçişleri Bakanı Meyseri: Bin 500 suçlu var! | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Yemen Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Ahmed el-Meyseri, bakanlığın 50 bin kişiyi istihdam ettiğini, işe alım kapısının direnişe katılanlara ve nitelikli insanlara sınırlı bir süre açıldıktan sonra kapandığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakan, bin 500 kişinin cezai suçlardan işten çıkarıldığını ve bakanlığın bu kişileri mahkemeye sevk etmekle uğraştığını kaydetti.

İçişleri Bakanlığı’nın kalkınma planlarına da değinen Meyseri, tüm sektörlerin yeniden yapılandırılması için Arap koalisyonunun desteklediği çalışmaların devam ettiğini belirtti. Bakanlığın belirttiğine göre, bu çalışmalar 2018 yılının sonuna kadar tamamlanacak.

Bakan, konunun terörle mi, İnterpol ile mi, sahil güvenlikle mi ya da Yemen ulusal güçleriyle mi bağlantılı olduğuna bakılmaksızın herhangi bir dış tarafla temas temelinin, Yemen’deki meşruiyeti destekleyen koalisyondan geçtiğine dikkati çekti. El Kaide ve DEAŞ örgütlerinin İran destekli Husiler tarafından kontrol edilen bölgelerde herhangi bir operasyon düzenlemediklerini belirten el-Meyseri, bunun söz konusu iki örgütün İran tarafından desteklendiğinin kanıtı olduğunu vurguladı. Bakan Meyseri ayrıca, Husilerin kontrolündeki bölgelerde bulunan teröristlerin birçoğunun arandığını ve hesap vermeksizin bölgede faaliyet gösterdiklerini söyledi.

İçişleri Bakanıyla yapılan röportajın tamamı ise şöyle;

-İçişleri Bakanlığı’nın gelecek planı nedir?

İçişleri Bakanlığının, özellikle alt yapısının yeniden yapılandırılmasında kararlıyız. Bunu gerçekleştirmek için araç ve ekipmanlara ihtiyacımız var. Teknik açının yanı sıra, beşeri anlamda bu ekipmanların yüzde 80’i sağlanmış durumda. Bu durum, bakanlığa, kurtarılmış bölgelerde görevlerini gerektiği gibi yerine getirme yetkisi veriyor. Mevcut durum, tüm vatandaşlara hizmet etmek için gerekli düzeye ulaşmak üzere 2018 yılında İçişleri Bakanlığı’nın belirlediği ölçüde ilerleyecek.

-Yani 2018 sonunda İçişleri Bakanlığının tüm yüklerle mücadele edebilecek düzeye ulaşacağını mı kastediyorsunuz?

Evet. 2018 sonunda bakanlık idari ve yapısal yönlerini tamamlayacak. Kurtarılmış bölgelerin tamamının kontrolü bakanlık tarafından sağlanıyor. Diğer bölgelerin kontrolü ise bakanlığın Yemen toplumundaki rolünde başka bir aşamaya geçmek için güvenliği koruyabilme kapasitesini arttıracak ekipmanların sağlanmasıyla bağlantılı olacak. Bunu gerçekleştirmek için tüm imkânlarımızı zorlayacağız. Çünkü güvenlik ve istikrarın geri dönüşünün, her açıdan olumlu bir etkisi olacak. Buna tüm şehirlerdeki normal hayatın yeniden sağlanması da dahil… Bunlardan sonra diplomatlar ve medya personellerinin de bu bölgelere geri dönüşleri sağlanacak.

-Milislerin alt yapıları yıkmasının ve bilgileri yok etmesinin ardından bakanlığı yeniden nasıl imar edebileceksiniz?

İçişleri Bakanlığı sahil güvenliği, liman kontrolü, pasaportlar, trafik, uyuşturucu kontrolü, terörle mücadele ve cezai soruşturma da dahil uğradıkları zararlara rağmen iş sektöründe yeniden yapılanmayı başardı. Geri kalan konulara gelince, eyaletlerdeki devlet kurumlarında ekipmanlarımız bulunuyor. Ülkenin tanık olduğu durumlara rağmen bakanlığı yeniden imar etmeye çalışıyoruz.

-İçişleri Bakanlığının aldığı bir destek var mı?

Suudi Arabistan’ın lojistik ve teknik desteğini alıyoruz. Aynı şekilde İçişleri Bakanlığına, istikrarı sağlamak ve meşru hükümetin kontrolündeki tüm bölgelerde devlet nüfuzunu yaygınlaştırmak için bakanlığın ihtiyaç duyduğu araçlar konusunda da destek veriliyor. Suudi Arabistan’ın desteği olmazsa veya genel olarak hükümet taraflarına özel olarak da İçişleri Bakanlığına desteği durdurulursa, bakanlık zayıflayacak, milislerin yasa ve rejim dışı performansları artacak. Öte yandan bir sonraki aşamada kurtulan bölgelerde güvenlik işlevlerini geliştirmek üzere etkili adımlar atacağız.

-İçişleri Bakanlığında kaç çalışan bulunuyor?

Bakanlığın çalışanlarının sayısı yaklaşık 50 bine ulaştı. Bunların 35 bini subay ve astsubay, 15 bini de bakanlık tarafından donatılmış farklı eyaletlerde direnişe katılan gençlerden oluşuyor.

-Şu anda İçişleri Bakanlığına çalışan alımı devam ediyor mu?

İşe alım kapıları bir yıl önce kapandı. Bu durum, direnişe katılanlar, ordu ve bakanlıkta çalışma niteliğine sahip insanlar için sınırlı bir süre geçerliydi. Zira bu durum, devlet bütçesine tabi.

-Peki suçlular ne zaman yargıya sevk edilecek?

Hapishanede bulunan bin 500 sanık var. Bunlar cezai suçlara karıştı. Bakanlık ise şu an bu kişileri, yasal prosedüre uygun olarak mahkemeye sevk etmekle uğraşıyor.

-Bazı güney bölgelerinde teröristlerin varlığı devam ediyor. Bu konuyla nasıl başa çıkıyorsunuz?

Terörle Mücadele Dairesi, Yemen’deki ulusal güvenlik için tahsis edilmiş ulusal güvenlik ve siyasi güvenlik servisleri ile koordineli çalışmakta. İçişleri Bakanlığı, ‘Terörle Mücadele Dairesi’ aracılığıyla ülke topraklarındaki teröristleri takip ediyor. Bu konu çok önemli. Mevcut koşullar altındaki tüm durumlar izleniyor. Aynı şekilde geçici başkent Aden’deki koalisyon liderliği, güney bölgelerdeki terörle mücadele konusunda önemli rol oynamakta. Bu birimlerin rolleri, birçok teröristin yakalanmasında önemli bir rol üstlendi.

-İçişleri Bakanlığı, terör gruplarının liderliklerini devirmeyi başardı mı?

Evet. Son zamanlarda bu örgütlerin çok sayıda liderliği düştü. Ve bu grupların çok sayıda lideri, cezai soruşturmalardan geçirilerek, bakanlığın koalisyon liderliğinde gerçekleştirdiği operasyonlarda etkisiz hale getirildi. Bu operasyonlar meydan takipleri ve kentlerdeki terörist varlığının takibi bu grupların alanını daralttı. Koalisyonun Aden’de oynadığı büyük rolü kutluyoruz. Bu rol kurtulmuş bölgelerdeki durumun değişmesine önemli katkıda bulundu.

-Yani bu, terörist grupların ortadan kaldırıldığı anlamına mı geliyor?

Geçmiş dönemlere kıyasla sayıları az olsa da bölgede terörist hala bulunuyor. Bu teröristlerin sığındıkları yerlerde yakalanması için büyük bir rol oynuyoruz. Bu alanlardaki boğazlarını sıktıktan sonra teröristler Abyan’a yöneldi. Kuşatma artınca da Şebve’ye kaçtılar. Onları takip etmeye ve saklandıkları mevzileri yok etmeye devam ediyoruz. İçişleri Bakanlığı, nerede olurlarsa olsunlar onları takip etme operasyonlarını durdurmayacak.

-Peki teröristlerin finans kaynakları nelerdir?

Son üç yıldır Husi milislere karşı devam eden savaştan bu yana, El Kaide ve DEAŞ örgütleri Husiler tarafından kontrol edilen bölgelerde herhangi bir operasyon düzenlemedi. Tüm terör operasyonları, meşru hükümetin bölgelerinde gerçekleşti. Bu durum Husi milisleri destekleyen kaynakların, kurtarılmış bölgelerdeki terör gruplarını destekleyen kaynaklarla aynı olduğu açık. Zira bu kaynak İran.

-Husilere ait bölgelerde teröristlerin liderliği var mı?

Allah’ın düşmanlarıyla savaştıklarını iddia eden bu gruplar, İran’ın yaptıklarının karşısında. Ancak bazı sloganlarla savaşıyor ve İran’ın desteğini alıyor. Edindiğimiz bilgilere göre, terörle ilgili olarak aranan birçok isim var. Şu anda Husiler tarafından kontrol edilen bölgelerde oldukları biliniyor. Bunlar, bu bölgelerde hesap vermeden ve özgürce hareket ediyor. Kimse onları durdurmaya cesaret edemiyor. Bu durum, İran’dan güvenliği sarsmak için aldıkları desteğin başka bir kanıtı.

-Sahil güvenliğin liman ve plajlarda oynadığı roller nelerdir?

Yemen’in kara suları savaşta büyük bir zarar gören sahil güvenliğin sınırlı kapasitesi ve kıyı gözetim potansiyeli nedeniyle Arap koalisyonunun kontrolü altında. Sahil güvenlik, tek başına büyük ve uzun sahil şeridini kontrol edemiyor. Zira denizde profesyonel bir şekilde gıda ve diğer kargolar saklanarak kaçakçılık eylemleri yapılıyor.

-Kaçakçılık operasyonu sırasında Husilere paralı askerlerin karıştığına tanık olduğunuz mu?

Bu, Afrika sahilinin Yemen’e paralel olmasından kaynaklanıyor. Öyle ki herhangi bir kaçakçılık operasyonu için transit ve en yakın bölge burası. Dolayısıyla bu bölgelerde Husilerin lehine paralı askerler ve kaçakçılar da bulunuyor.

-Güvenli taraflarda okyanus dışındaki ülkelerle işbirliğiniz var mı?

Dış koordinasyonla ilgili olarak, henüz bu konuyu ele almaya başlamadık. Herhangi bir dış tarafla işbirliği temeli, konunun terörle mi, İnterpol ile mi, sahil güvenlikle mi ya da Yemen ulusal güçleriyle mi ilgili olduğuna bakılmaksızın, Arap koalisyondan geçiyor. Sahil güvenlik çalışmalarıyla ilgili dörtlü veya farklı komitelerde Avrupa ülkelerini ve ABD’yi görüşmek üzere Suudi Arabistan ile bir koordinasyon bulunuyor.

-Siyasi açıdan, hükümet darbecilerle yeniden diyaloğa girme girişimine nasıl yaklaşıyor?

Arap koalisyonu ve Yemen ordusu savaşı yerinde çözmeli. Diyalog yeni bir bölünmeden başka bir sonuç vermeyecek. Sana, Arap ulusuna geri verilmezse, kurtarılmış bölgelerin de bir değeri kalmaz. Ve bir felaket doğar, haritada değişiklikler yapılır. Bu milislere ve destekçilerine demirden bir elle vurmalıyız. Hükümet, ülkeyi felaketten kurtarmaya çalışmak zorunda. Ancak bu milisler, Arap koalisyonu ve ulusal ordunun güç dili dışında başka bir şeyden anlamıyor.

-Dış ülkeler tarafından hükümete uygulanan herhangi bir baskı var mı?

Meşru hükümete yönelik, herhangi bir şekilde öneriyi kabul etmesi yönünde bir baskı yok. Hükümetin her açıdan bu önerileri reddetmesi veya kabul etmesi kendi istemesiyle olur.