Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Yemen’de eğitim bataklığa sürükleniyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Abdullah Hafizullah, 45 yaşında Yemenli bir öğretmen. 12 kişilik bir ailesi var. 24 yıldır eğitim alanında hizmet veren Hafizullah, Yemen’in batısındaki Rime’de bulunan Selefiye’deki Esasiyyetu’s-Selam Okulu’nda binlerce meslektaşı gibi tek geçim kaynağı olan öğretmen maaşı ile çalışıyordu. Ta ki Eylül 2016’da maaşı kesilene kadar. Maaşını yeniden alacağına dair hiçbir umudu olmayan Abdullah öğretmen, ağır yaşam koşulları altında ailesinin geçimini sağlamak için halkın mütevazi yardımlarını kabul ederek, çocukların eğitim hakkına yönelik insani ve ahlaki bir sorumluluk üstlendi. Maaş alamadığı süre boyunca Abdullah, ailesini geçindirmek için zorlu yaşam koşullarına ‘aile ve toplum dayanışması ile’ göğüs gerdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Abdullah Hafizullah, yardım kuruluşlarının bugüne kadar öğretmenleri yardım listelerine eklemeyi reddettiğini vurguladı.

Uğradığı hayal kırıklığını gizlemeyen Abdullah öğretmen, Husilerin bünyesindeki eğitim kurumlarının yaşanan sorunlara geçici olarak dahi çözüm bulabileceklerine veya başka yerlerde iş bulan öğretmenleri geri dönmeye cesaretlendireceklerine inanmıyor.

Abdullah’ın görüşüne göre, toplumsal girişimlerde, ekonomik ve yaşamsal yükler hesaba katılmalı ve böylece asgari düzeyde de olsa verimliliğe katkıda bulunulmalı.

Maaşsız bir yıl daha

Rime’deki yerel yetkililer, Eylül ayı ortasında yeni eğitim yılını başlattılar. Farklı bölgelerdeki öğretmenlere hayat kurtaran acil çözümler bulmaya çalıştıklarını ve böylece eğitim görevlerini gerektiği şekilde yerine getirebileceklerini söylediler. Fakat bölgedeki eğitimden sorumlu yetkililere göre, öğretmenlerin maaşlarının iki yıldan uzun bir süredir ödenmiyor olması göz önüne alındığında eğitim durumu pekte iç açıcı görünmüyor.

Buna karşılık uzmanlar, eğitim haklarından mahrum bırakılmamaları gereken 110 binden fazla öğrenciye yönelik insani, ulusal ve ahlaki sorumluluk duygusuyla eğitim yılının başlatılmasını vurguluyorlar.

Öte yandan başkent Sana’ya yaklaşık 200 kilometre uzaklıkta bulunan Rime’de Husilerin kontrolü altındaki kasaba ve köylerin çoğunda hizmetlerin yetersiz olması sebebiyle öğretmenlerin yaşam koşullarını iyileştirmek ve eğitimi etkileyen krizlere çözüm getirmek için yapılan halk girişimleri devam ediyor.

Veliler çocukları için aylık olarak bir miktar katkıda bulunmayı kabul ettiler. Böylece öğretmenler aylık olarak 50 bin Yemen riyali (yaklaşık 70 dolar) mali yardım alıyorlar. Bazı bölgelerde ise öğretmenlerin maaşları bölgedeki iş adamlarının yardımlarıyla karşılanıyor. Bununla birlikte bazı ilçelerde geçtiğimiz yılbaşına kadar yardım kuruluşları tarafından öğretmenlere sağlanan yardımlar durduruldu. Rime’deki bir yerel yetkiliye göre, yerel ve uluslararası insani yardım kuruluşları öğretmenlere yardımda bulunma sözü verdi.

Toplumsal girişimler

Eğitimden sorumlu yetkililer, mevcut eğitim yılının farklı ilçelere dağılmış 600’den fazla ilk ve orta dereceli okulda devam etmesini sağlamak için birçok ilçede çeşitli şekillerde toplumsal girişimler olduğunu ve öğretmenlerin de bu girişimlerden faydalanacağını söylüyorlar. Yetkililer, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF), öğretmenlerin maaşlarını ödeyecek diğer uluslararası örgütlerle ortaklaşa bir girişimle, eğitim sürecinin durmaması ve milyonlarca öğrencinin eğitim hakkından mahrum edilmemesi için öğretmen başına 50 dolar yardımda bulunmalarını umuyorlar.

Öğretmenlerin maaşlarının kesilmesini ‘haksızlık’ olarak nitelendiren bir yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Öğretmenler ve öğretim üyeleri tarafından verilen hizmetin ve eğitimin, çatışma koşullarından etkilenmesini gerektirecek hiçbir sebep yok. Öğretmen maaşlarının kesilmesi sadece onlara değil, aynı zamanda öğrencilere, eğitimin başarısına ve eğitim sürecinin tamamının zarar görmesine sebep olurken milyonlarca insanı da etkiliyor” ifadelerini kullandı.

Yerel yönetimin verilerine göre, Rime’de geçtiğimiz iki yıl boyunca eğitim süreci bazı okullarda kesintiye uğradı. Bazı okullarda ise bir takım dersler verilemedi. Büyük bir çoğunluğu Rime dışından gelen öğretmenlerin görevlerini bırakması sebebiyle 30 bin öğrenci eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Peki, öğretmenler suçlu mu?

Rime’nin altı ilçesinde eğitimin gücünü temsil eden 3 bin 800 öğretmenin maaşının kesilmesi, performans, verimlilik ve disiplinde düşüşe neden oldu. Bununla birlikte eğitimine devam edemeyen onlarca öğrencinin savaş cephelerine yönelmesi, eğitim seviyesinde gerilemeye sebep oldu.

Selefiye’deki yerel yetkililerinden Muhammed Ahmed Ali, uluslararası topluma Yemen’i sonsuza kadar sürecek bir savaşın eşiğinden kurtarmak için sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu. Ali, bunun eğitimin yanı sıra çocukların ve gençlerin geleceğine zarar veren bir savaş olduğunun da altını çizdi.

Bununla birlikte, Ahmed Ali, eğitimin mevcut durumuyla ilgili toplum içindeki rolleri bağlamında öğretmenleri suçlamama konusunda hemfikir olunduğunu, ancak halkın sorunlarıyla ilgilenmeleri ve toplumun onlara yardım etme çabalarına karşılık vermelerini umduklarını ifade etti. Öğretmenleri suçlayamayacaklarını söyleyen Ahmed Ali, onların zor şartlarla karşı karşıya kaldıklarını ve tek geçim kaynakları olan maaşlarını kaybetmenin getirdiği baskının altında olduklarını vurguladı. Ancak Ahmed Ali, halkın öğretmenlere yönelik mütevazi desteklerinin karşılık bulmasını beklediklerini de sözlerine ekledi.

‘Eğitim beklemez’

Uluslararası kuruluşlara göre savaş, 2015 yılında en az yarım milyon Yemenli çocuğu eğitimden mahrum etti. Bununla birlikte eğer öğretmenlerin maaşları ödenmezse bu sayı, mevcut eğitim yılında 3.7 milyon çocuğa ulaşabilir.

Bu kuruluşlar ayrıca öğretmen maaşlarındaki gecikmelerin, eğitim sektörünün tamamen çökmesine ve bundan etkilenecek milyonlarca Yemenli çocuğun, çocuk işçi olmalarına, savaş cephelerinde yer almalarına, insan ticaretiyle sömürülmelerine, kötü muamele görmelerine ve erken yaşta evliliğe karşı savunmasız kalmalarına yol açabileceği konusunda uyardılar.

‘Eğitim bekleyemez’ ve ‘Küresel Eğitim Ortaklığı’ girişimlerinin yanı sıra UNESCO ve UNICEF, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde, ‘Eğitim hakkı, nitelikli bir öğretmene sahip olma hakkıdır’ başlıklı inisiyatif kapsamında, hayati tehlike içeren son derece zor koşullar altında çocuklara eğitim veren 145 bin öğretmenin yeniden maaşlarının ödenmeye başlanması çağrısında bulundular.

Çocuklar ve eğitim alanında faaliyet gösteren insan hakları örgütleri tarafından yayınlanan ortak bildiride, iki yıldır maaş alamayan öğretmenlerin artık en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıkları ve ailelerinin geçimini sağlamak için başka yollar aradıkları vurgulandı.